VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 13 Aralık 2019 10:15:00

0 Yorum

 Asıl Tepki Ne Zaman?

Nobel Edebiyat Ödülü dünyanın en itibarlı edebiyat ödülüdür. Bunu bu ödülü almış ülkeler ile almamış ülkeler de, açıktan söylemeseler de, kabul etmektedirler. Bu ödülün dünyada en itibarlı edebiyat ödülü olmasının kanaatime göre iki sebebi vardır: Birincisi, ödül miktarının büyüklüğüdür. Bu yılki miktar yaklaşık dört milyon liradır. İkincisi de ödülü alan şahsiyet ile ülkesinin başta Avrupa olmak üzere dünyada yeniden gündeme gelmesi ve tanılırlığının, bir ölçüde, artmasıdır.

Alfred Bernard Nobel, dinamiti bulan bir kimyacıdır. Bu icadın asıl amacı, katı maddeleri ayrıştırmak ve patlatarak parçalamaktır. Başlangıçtaki bu bilimsel amacına rağmen, çok geçmeden dinamit, başta insanları öldürmek olmak üzere başka amaçlarla da kullanılmaya başlanmıştır. Öyle ki birkaç yıl içinde yirmi ülkede, doksan şirket kurulmuş, bunun ticaretini yapanlar büyük servetler kazanmış, daha da önemlisi, çeşitli anlaşmazlıklarda ve savaşlarda hemen bu yola başvurularak binlerce kişi kısa zamanda kolayca öldürülmüştür. Bunları gören mucit, bir vicdan azabı duymaya başlamıştır.

Aynı soyadı taşıyan kardeşi ölünce bazı Fransız gazeteleri, dinamitinmucidi öldü sanarak “ölüm taciri öldü”başlığını atmışlardır. Bütün bunları gören Alfred Nobel, daha fazladayanamamış ve vicdanını rahatlatmak için, dinamit vasıtasıyla kazandığı muazzam servetini, bu sefer insanlığın hayrına kullanmak istediğini ortaya koyan vasiyetnamesini yazmıştır:

Alfred Nobel’in vasiyeti;

“Ardımdan bıraktığım gayrimenkulümün ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde Fon’da toplanmalıdır. Bu Fon’un geliri her yıl insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım Milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, İsveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stokholm’deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükâfatlar İsveç Parlamentosu tarafından seçilen beş kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükâfatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet tefrika yapılmamasıdır. En mühimi, mükâfatı alacak şahıs bir İskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de…”

2019 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’nün Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verileceğinin 10 Ekim 2019 tarihinde açıklanmasından itibaren, başta ülkemizde olmak üzerebazı İslam ülkelerinde, ölçüsü gittikçe artan tepkiler gösterilmeye başlandı. Bu tepkiler, ödülün verildiği İsveç Kraliyet Akademisi’nde 10 Aralık 2019 tarihinde düzenlenen törende doruk noktaya çıktı. Bu tepkilerde benim dikkatimi çeken nokta başta Türkiye olmak üzere Bosna-Hersek ve Arnavutluk Devlet Başkanlarının bu törene katılmayacaklarını açıklamalarıydı.

Bunların yanında Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, Dışişleri BakanıMevlut Çavuşoğlu, Savunma Bakanı Hulusi Akar da ödülün Peter Handke’ye verilmesini kınadılar. Gazetelerimiz, “Nobel tarihinde kara leke”, “Boşnak soykırımcısı artık Nobelli”, “Katliamın tanıkları öfkeli”, “Hiçbir vicdan kabul etmez”, “Ahlak yoksa sanat da olmaz”, “Nobel’in üzerinde eli kanlı bir gölge”, “Bu Nobel insan kasaplarına”… yolunda başlıklarıyla olayı ayrıntılı bir şekilde kınadılar, protesto ettiler…

Sadece siyasetçilerimiz mi? Onların yanında ünlü edebiyatçılarımızdan Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Pınar Kür, Selim İleri, Beşir Ayvazoğlu, Metin Celal ve Haydar Ergülen de benzer cümlelerle Nobel Edebiyat Ödülü’nün bir Müslüman Boşnak soykırım suçlusu olan Milosoviç’idestekleyen Avusturyalı yazar Peter Handke, verilmesini eleştirdiler, kınadılar ve protesto ettiler.

Bütün bu kınamaları, protestoları yerden göğe kadar haklı buluyorum…1992 – 1995 yılları arasında Sırpların saldırılarıyla başlayan Bosna savaşında, Sırp kasapları Miloseviç, Miladiç ve Karadziç’in öncülüğündeki Sırp ordusu yüz bini aşkın Boşnak Müslümanı şehit etti. Hele 11Temmuz 1995’te Bosna Hersek’in doğusundaki Sreprenitsa’da sekiz bin silahsız Boşnak sivil, aynı anda Sırp ordusunun saldırıları altında can verdi. Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında Sreprenitsa’da yaşananları soykırım olarak kabul etti. Peter Handke, bütün bunları görmezlikten geldi, üstelik bunların uygulayıcılarını destekledi, bu davranışlarıyla ırkçı, faşist, kültür ve medeniyet düşmanı bir kimse olduğunu gösterdi.

Nobel edebiyat ödülünün Peter Handke’ye verilmesinin tepkilerini, başından beri takip ediyorum.Tepkilerin ortak özelliği, bir karşı duruşu, Necip Fazıl’ın deyişiyle, bir “anti tezi” ortaya koymaktır. Bir Batılı bilim ve sanat kurumunun, bir Batılı sanatçıya verdiği ödülün yanlışlığını kınamaya, anlatmaya çalışıyoruz… Tepkilerde bir yenilik arıyorum…Asıl tepkiyi bulmaya çalışıyorum…Alfred Nobel, İsveç, Nobel Akademisi…Bilim ödülü, edebiyat ödülü… Batı bilimi, kültürü sanatı ve medeniyeti…  Bütün bu kurumlar ve kavramlar kendi içinde, Batı dünyasında bir uyum ve  bütünlük arz ediyor….  Bütün bunlar bizim için farklı bir dünyanın kavramları…

Biz de kalkmışız şimdi bu kurum ve kavramların bizim arzumuza göre karar vermeleri gerektiğini düşünebiliyor, hatta isteyebiliyoruz….

İnsan sormazlar mı? Senin dünyanın, İslam dünyasının Nobel’i nerede? Yine, Necip Fazıl’ın deyişiyle, senin “tez”in nerede? Bilimin, sanatın nerede? Servetin mi yok? Bilim adamın, sanatkârın mı yok? Yok ise niçin hala yetiştirmiyorsun?...

Nobel edebiyat ödülünün Peter Handke’ye verilmesini kınayanlara çağırımdır: Yarından tezi yok. Geliniz. “Tez”imizi ortaya koymaya başlayalım… İslam ülkelerinin siyasetçilerini, üniversite rektörlerini, büyük şirketlerin siyolarını ve büyük bankaların müdürlerini bizim dünyamızın “Nobel”ini kurmaya çağıralım…Edebiyat ödülünün ne olduğunu ve nasıl verileceğini dünyaya uygulamalı olarak gösterelim…Asıl tepkiyi göstermenin zamanı gelmedi mi?..

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER