VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 10 Ocak 2020 08:40:30

0 Yorum

 Asım’ın Neslinin Kişilik Özellikleri – 3

4) Dışı heykel, içi inci gibi olmak

Asım ve neslinin dördüncü kişilik özelliği, hem biyolojik, hem psikolojik bakımdan sağlıklı olmalarıdır. Bu özelliği, Köse İmam ile Akif, Asım üzerine konuşurlarken Akif’in, Asım için kullandığı “ne muazzam heykel” ve “incilerin en temizi” sıfatlarından çıkarıyoruz. Buna göre Asım ve arkadaşları, dış görünüşleri bakımından mermerden bir heykel gibi sağlam, iç dünyaları bakımından ise denizin derinliklerinde bulunan bir inci gibi saf ve temizdir. Metinde bu özellik, şu mısralarla anlatılmaya başlanır:

(…)

Hocam, evlâdına benzer bulamazsın arasan,

Görmedim ben bu kadar dörtbaşı ma’mûr insan.

Ne büyük hilkat o Âsım, ne muazzam heykel!

(…)

Yalnız göğsünün eb’âdı mı sandın yüksek

İn de a’mâkına bir bak, ne derinmiş o yürek!

Dalgalandıkça içinden taşan iman denizi,

Dökülen hisleri gör: İncilerin en temizi

(…)

Asım’ın dış görünüşünün tasvir edildiği mısralarda kullanılan sıfatları şöyle sıralayabiliriz: Boyu “heykel”, gövdesi “yalçın kaya”, “âbide”, boynu “dehşetli/sağlam”, “kafa”, ense”, endamı “ahenkli”, kemikleri “sağlam”, etleri “katı”, “omuzları geniş”, kolları “çam bölmesi”, bilekleri “demirden pek”  olmaktır. Bu özelliklerin büyük bir bölümü kuşkusuz doğarken getirilen özelliklerdir. Dolayısıyla birer Allah vergisidir.

Bununla beraber Asım ve arkadaşlarının çocukluk yaşından itibaren aldıkları terbiye, edindikleri faydalı alışkanlıklar ve sağlıklı beslenmeleri, onların doğuştan getirdikleri biyolojik özelliklerini, daha da geliştirmelerine yardımcı olmuştur. Bunların yanında güreşmek, yüzmek ve suda taş sektirmek sporlarını yapmaları, onları devamlı olarak canlı ve zinde tutmuştur. İçki içmek, fuhuş yapmak, kumar oynamak ve sigara içmek gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmaları, aile ve toplum içindeki konuşmalarına ve davranışlarına tutarlılık, samimiyet ve inandırıcılık kazandırmıştır. Bu ortak kişilik özelliklerine sahip olan gençler, zamanla Asım’ın etrafında kolayca bir araya gelerek bir topluluk oluşturuvermişlerdir.

5) Sorumluluk duygusuna sahip olmak

Asım ve arkadaşlarının beşinci kişilik özelliği, sorumluluk duygusuna sahip olmalarıdır. Sorumluluk duygusuna sahip bir insan, aile, toplum veya kendi yetki alanına giren mekânlardaki sözleri ve davranışlarının sonuçlarınıkabul eden, onların olumlu veya olumsuz sonuçlarına katlanan insan demektir. Asım ve arkadaşları bunu daha da ileri götürerek çevrelerinde meydana gelen olumsuz olaylardan kendilerine pay çıkarırlar ve onları ortadan kaldırmak için,durumdan vazife çıkararak, harekete geçerler. Köse İmam, bu davranışları onaylamaz. Oğluyla bu konuda yaptığı bir tartışmayı hatırlatarak Asım’ın son zamanlardaki davranışlarından Mehmet Akif’e yakınır:

(…)

Sen o meyhaneyi basmakla mükellef miydin?

Ya kumarbazları ma’nası nedir tehdididn?

Toplanıp cümbüş ederken elin evlâdı gece,               

Hangi bir hakla gidip hepsini dövdün delice?

Na’ra atmış diye sarhoşları, tut sen kovala…

Bâri git bekçi yazıl, aylık alırsın budala!

(…)

Zaman Birinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Savaşın sebep olduğu kıtlık, yokluk, açlık ve bunların doğurduğu çelişkiler ortalıkta gece gündüz her yerde görülmektedir. Asım ve arkadaşları, insanlar açlıktan sokaklarda dilenirken, meyhanede açıktan içki içenleri, sokaklar karanlık iken kumarhanede bütün lambaları yakıp gazı israf edenleri ve alın teri dökmeden savaş ortamında  karaborsacılık yoluyla kolayca zengin olan şımarıkların cümbüş yapıp nara atmalarını görünce,  dayanamaz ve bu kötülükleri kaba kuvvet yoluyla ortadan kaldırmaya girişirler.

Köse İmam bu davranışları, gençliklerine verir ve onları uyarmaya çalışır:

(…)

Bize Asım, ne şunun yumruğu lâzım, ne bunun;

Birinin pençesi ister yalnız: Kânunun.

Ver bütün kudreti kânuna ki vahdet yürüsün…

Yoksa millet değil ancak dağınık bir sürüsün…

(…)

Zamanla Asım ve arkadaşları, toplumdaki kötülükleri kaba kuvvetle tek tek ortadan kaldırmanın mümkün olamayacağını anlayınca, bu sefer daha da ileri giderek Babıâli’yi basmaya ve ihtilal yapmak yoluyla devletin yönetimini ele geçirmeye kalkarlar.

Babası Köse İmam bunu duyunca çılgına döner ve derdini Akif’e açarak ondan Asım’ı ve arkadaşlarını bu deliliğe kalkışmaktan vazgeçmeleri konusunda ikna etmesini ister.

Köse İmam ile Mehmet Akif bu konu üzerinde konuşmaya devam ederken Asım içeri girer. Köse İmam, “Bize gitmek düşüyor şimdi” diyerek odadan ayrılır. Bu sefer Akif ile Asım, toplumdaki kötülükleri ortadan kaldırmanın yolu konusunda tartışmaya devam ederler.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER