VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 31 Mayıs 2019 10:14:49

0 Yorum

“Bilimsel eğitim modeli istiyoruz”

Eğitim-İş Edirne Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim modelinin geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olduğunu, getirilmesi düşünülen bu sistemin kredili sistemin be


Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 161

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

 

            Eğitim-İş Edirne Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim modelinin geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olduğunu, getirilmesi düşünülen bu sistemin kredili sistemin benzeri olduğunu ifade etti.

 

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında uygulamaya sunacağı yeni eğitim modeline Eğitim-İş’den tepki geldi. Eğitim-İş Edirne Şubesinden yapılan yazılı açıklamada yeni eğitim sisteminin geçmişte denenen ve başarısız tamamlanan kredili sistemin benzeri olan bir sistem olduğunu belirtti. Yeni eğitim sisteminin okullar arasında var olan eşitsizliği daha da derinleştireceğini ve eğitimdeki ticarileşmenin kapısını açacağını belirten Eğitim-İş Edirne Şubesi konu hakkında yaptığı açıklamada;  “Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un göreve geldikten sonraki ana mesajı, bakanlığın 3 yıllık bir plan açıklayacağı ve bu plan çerçevesinde öğrenci ve velilerin üç yıl boyunca hiçbir ‘sürprizle’ karşılaşmayacağıydı. Ancak söylenenin aksine Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretimde “reform!” diye nitelediği yeni bir modeli hayata geçirmeye, eğitimin piyasa koşullarına sunulmasında bir adım daha atmaya hazırlanıyor” ifadeleri yer alıyor.

“MAĞDUR EDİLECEKTİR”

Yeni eğitim sisteminde yapılan değişikliklerin öğrencilerin eğitiminde olumsuz yönde etki edeceğini ifade eden Eğitim-İş Edirne Şubesi; “2023 Eğitim Vizyonu’nda, tüm toplumun çocukları ortak payda olarak görmesi, bu payda etrafında buluşması gerektiği ifade edilmesine ve ‘mutlu çocuklar’ vurgusu yapılmasına karşın, çocuklarımız yine MEB’in keyfiyetiyle mağdur edilecektir. Ayrıca ortaöğretim sisteminde yapılacak değişiklikler, MEB tarafından üniversitelerle işbirliği içerisinde yürütülmelidir. Elde edilen veriler doğrultusunda ülke genelinde çözüme ulaştırıcı düzenlemeler yapılması gerekirken YÖK’ün açıklamasında MEB tarafından yeni modele ilişkin kendilerine iletilen herhangi bir bilimsel rapor, bir çalışma veya yazı bulunmadığı belirtilmiştir. Geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olmuş kredili sistemin benzeri olan getirilmesi düşünülen bu sistem, okullar arasında var olan eşitsizliği daha da derinleştirecek, eğitimdeki ticarileşmenin kapısını ardına kadar açacaktır”

“MODERN EĞİTİM ANLAYIŞINDAN UZAK”

“Getirilmek istenen yeni sistemde, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, beden eğitimi, resim, müzik gibi gençlerin pozitif bilimlerle temasını sağlayan, neden sonuç ilişkisi kurmasını öğreneceği ya da kişisel gelişimine fayda sağlayacak dersler, seçmeli ders olarak belirlenmişken din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu ders olarak belirlenmesi, Bakanlığın 'modern' söylemleri altında bilimsellikten ne kadar uzak bir anlayışın yattığını bir kez daha göstermiştir”

“KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR”

“Öğrencilerin akademik ve yetenek gelişimine büyük bir darbe vuracak olan bu değişiklik, eğitimciler için de kara haberler içermektedir. Bu değişikliklerle birçok alanda öğretmenler ya norm fazlası olacaklardır ya da kurum değiştirmek zorunda kalacaklardır. 10 binlerce öğretmeni etkileyecek böyle bir düzenlemede eğitimin paydaşlarının görüşünün alınmaması kabul edilebilir değildir. Kaldı ki ders sayılarını azaltma adı altında bazı dersler doğa bilimleri, sosyal bilimler gibi adlar altında birleştirilmekte fakat bu dersleri kimlerin okutacağı, bununla ilgili nasıl bir çalışma yapılacağı açık bırakılmaktadır”

“BAKAN SELÇUK’A SORUYORUZ”

“Sorup sorgulayan değil biat eden gençler mi? sanattan anlamayan, spordan uzak gençler mi? Ya da tarihini bilmeyen, ülkesini tanımayan gençler yetiştirmeyi mi planlıyorsunuz?

Her ayrıntısının planlanmasına akademisyenlerin ve uluslararası uzmanların da katıldığı ifade edilen bu çalışma tüm paydaşların görüşü, katkısı, eleştirisi alınmadan neden damdan düşercesine açıklanmıştır? Sözü edilen akademisyenler ve uluslararası uzmanlar kimlerdir?

Bilim derslerini, gençlerin kültürel ve bedensel olarak geliştirecek dersleri seçmeli yapıp, din dersini zorunlu kılmanız nasıl bir bilimsel mantığa dayanmaktadır? sorunlarını daha da ağırlaştırmaktadır. Eğitimde geleceği yakalamak için öncelikle yapılması gereken, bilimsel anlayıştan uzak vakıf, cemaat, dernek gibi yapıların eğitime müdahalesini önlemek, okulların fiziki şartlarını geliştirmek ve eğitimin esas paydaşlarıyla işbirliği geliştirmek olmalıdır. Parasız, bilimsel, laik eğitim anlayışını hâkim kılmak için, öğrencilere çok yönlü bilgi ve beceri kazandıracak nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Tekrar söylüyoruz: Fırsat ve imkân eşitliğine dayalı, bilimsel ve objektif kriterleri içeren bir eğitim modeline geçilmelidir” ifadelerini kullandı.

Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER