VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 22 Mayıs 2020 09:39:46

0 Yorum

“ÇED süreci baştan sona hukuksuz ve akıl dışıdır”

Saros FSRU Gemi İskelesi Projesi ÇED raporunun, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından son hali verildi. Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Av. Bülent Kaçar, ÇED raporunun kabul edilir bir yanı olmadığını, hukuka ve yönetmeliklere aykırı şekilde projenin yapılmasının Saros körfezinde geri dönüşü olmayan hasarlar oluşturacağını belirtti. Kaçar; “ÇED süreci baştan sona hukuksuz ve akıl dışıdır” ifadelerini kullandı.

Saros Körfezine yapılmak istenilen, FSRU İskele ve Boru Hattı Projesine tepkiler büyüyor. Çevre gönüllüleri ve bölge halkı projeye karşı çıkarak itirazlarını iletmiş, yapmış oldukları eylemlerle projenin durdurulması için yetkililere seslenmişti. Saros FSRU İskele ve Boru Hattı Projesinin yeni ÇED başvuru dosyası birçok itiraza ilgili yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğu belirtilerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından tekrar incelenip, son hali verilmişti. Konu hakkında tartışmalar ve itirazlar sürerken, Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Av. Bülent Kaçar, ÇED raporundaki usulsüzlükleri, doğa ve canlı hayatına vereceği zararı, yetkililer tarafından projeni iptal edilmesindeki gerekçeler hakkında açıklamalarda bulundu.

“GERİ DÖNÜŞÜ MÜMKÜN OLAMAYAN HASARLAR VERECEKTİR”

Kaçar, projenin ÇED raporunun kabul edilir bir yanı olmadığını ve geri dönüşü olmayan pek çok hasara sebebiyet vereceğini beliterek; “Saros FSRU İskele ve Boru Hattı Projesinin yeni ÇED başvuru dosyası bir çok itiraza rağmen İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından son şekli verilmiş olup, söz konusu rapor halkın görüş ve önerilerine açılmıştır. Duyuruya göre Bakanlığa/Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne iletilen görüşler projeyle ilgili karar alma sürecinde dikkate alınacaktır. Daha önce halk olarak ilettiğimiz bilimsel ve hukuksal itirazlarımız ve görüşlerimiz önceki ÇED sürecinde dikkate alınmamıştır. Halk olarak açtığımız ÇED Olumlu kararının iptali davasında Çevre ve Şehricilik Bakanlığının hukuksuzluğu tescil edilerek bölgemize, denizimize zararlı bu projenin hukuksuz ÇED raporu iptal edilmiştir. Edirne ili Keşan ilçesi Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinde BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. tarafından yapılması planlanan Saros FSRU Gemi İskelesi projesi ve ÇED dosyası bilime, hukuka, mevzuata açıkça aykırı olduğundan ÇED başvuru dosyası reddedilmeli ve ÇED Olumsuz Kararı verilmelidir. Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci hukukun ve doğanın korunmasını düzenleyen yasal bir süreçtir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yatırımları gözetmek değil çevreyi korumakla görevlidir. Devlet yetkilileri de ÇED mevzuatı ve aşağıda sunduğumuz gerekçeler nedeniyle çevreyi koruma görevlerini yerine getirmelidirler. LNG taşıyan Dev Kargo gemilerinin 12 ay sürekli olarak Saros Körfezi’ne girip çıkması ve Saros FSRU Gemi İskelesi projesi kapsamında 24 ay sürecek inşaat ve dolgu çalışmaları körfezimizi mahvedecektir. Saros Körfezi'nin biyoçeşitliliği ülkemizi çevreleyen tüm denizlerimizden çok daha zengindir. Aynı zamanda söz konusu alan bizim de altında imzamız bulunan uluslar arası anlaşmalar ile çok sıkı şekilde korunan Posidonia oceanica deniz çayırlarının yoğun olarak bulunduğu alandır. Deniz çayırlarının bulunduğu alanda yapılacak en ufak bir faaliyet bile tüm Akdeniz ekosistemine geri dönüşü mümkün olamayan hasarlar verecektir”

“ARAŞTIRMA YAPILMAMIŞTIR”

Kaçar, projenin uluslararası düzeyde geçerliliği olan pek çok antlaşma ve sözleşmeye aykırı olduğu ve yapılması gereken araştırmaların yapılmadığını belirtti. Kaçar; “Bu bölge, oluşumu milyonlarca yıldır devam eden çok özel bir habitattır. Yok olması durumunda, bölgeye üç beş tane ağaç dikmekle geri kazanılamayacağı, bilimsel bir gerçektir. Ancak bu yok oluş, ironik olarak bugün ekonomik gerekçelerle savunulan yatırımın, gelecekte yine ekonomik gerekçelerle insanların bölgeden göçmelerine yol açacaktır. Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı hazırlanmış ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nce 22.01.2018 tarihinde onaylanmıştır. 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Edirne İl Çevre Düzeni Planına göre proje alanı Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi/Turizm Merkezi olarak planlanmıştır. Danıştay 6.Dairesi Başkanlığının verdiği karara göre ‘Enez Dalyan Gölünden Evreşe Ovası kıyısına kadar uzanan kuzey Saros Körfezi kıyı kuşağının doğal yapısı ve içerdiği ekolojik çeşitliliğin korunması’ gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği Danıştay Kararları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açısından bağlayıcıdır. Kesinleşmiş olan bu Danıştay kararı Saros kıyılarını koruma altına almıştır. Hiçbir merci, hiçbir Bakanlık bu kararın aksine olan bu ÇED raporu başvurusunu kabul edemez. Saros Körfezi’nde yer alan Sulak Alanlar, Doğal Göller ve Delta alanlarının uluslararası gündeme taşınmasına neden olan ‘Önemli Kuş Alanı (ÖKA)’, ‘Önemli Bitki Alanları (ÖBA)’ ve ‘Önemli Doğa Alanı’na (ÖDA)’ yönelik olarak turizm amaçlı plan kararları geliştirilmiştir. Mahmutköy Botaş Doğalgaz Ana Dağıtım Hattına kadar 17 kilometre boyunca yapılacak orman kesimleri, tarım arazi tahribatı bölgenin fauna ve florasını da çok olumsuz etkileyecektir. Deniz ve kara canlıları öncelikle inşaat, hafriyat, orman kesimleri, yol açmalar ve sonraki gemi faaliyetleriyle sayı ve tür olarak nesilleri tehlike altına girecektir. Proje alanı Saros Körfezi’nin ve Koru Dağlarının en duyarlı yörelerindendir. Proje alanına 5,8 km mesafede olan Saros Körfezi Sulak Alanı bulunmaktadır. ‘Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi’ (Barcelona Sözleşmesi) uyarınca korumaya alınan alanlar araştırılmamıştır. ‘Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarının Korunmasına Ait Protokol’ gereği ‘Özel Koruma Alanı’ olarak belirlenmiş alanlar konusunda proje bazında araştırma yapılmamıştır. Cenova Bildirgesi gereği seçilmiş Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yayımlanmış olan ‘Akdeniz’de Ortak Öneme Sahip 100 Kıyısal Tarihi Sit’ listesinde yer alan alanlar konusunda proje bazında araştırma yapılmamıştır. Cenova Deklerasyonu’nun 17 nci maddesinde yer alan ‘Akdeniz’e Has Nesli Tehlikede Olan Deniz Türlerinin’ yaşama ve beslenme ortamı olan kıyısal alanlar, konusunda proje bazında araştırma yapılmamıştır. ‘Dünya Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması Sözleşmesi’nin 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan ‘Kültürel Miras’ ve ‘Doğal Miras’ statüsü verilen kültürel, tarihi ve doğal alanlar konusunda proje bazında araştırma yapılmamıştır. ‘Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi" (RAMSAR Sözleşmesi) uyarınca koruma altına alınmış alanlar, konusunda proje bazında araştırma yapılmamıştır. 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planında ve 1/25.000 Edirne İl Çevre Düzeni Planında proje alanı Enerji Depolama Alanı değildir. Üst ölçekli planlarda değişiklik yapılmadan bu projeye ÇED Olumlu Kararı verilemez. Planlanan Saros FSRU Gemi İskelesi projesinin işletme aşamasında iskeledeki ünitelerin bakımları sırasında atık yağ oluşumu olabilecektir. 12 ay sürekli gelecek olan dev kargo gemilerinin sığ körfez sularında karaya oturması ve kış koşullarında yaşanacak gemi kazalarında körfezde ciddi kirlilik ve ekolojide ciddi tahribat oluşacaktır. Saros Körfezi 1.Derece Deprem Bölgesidir. Saros Körfezi aktif fay hattı üzerindedir. Liman ve boru hattının olası bir depremde zarar göreceği ve bu sebeple Saros Körfez’ine de zarar vereceği açıktır. Projeye ilişkin olarak Atık Yönetim Planı Hazırlanmamıştır. Projenin Saros Körfezi’ne kümülatif etkisi değerlendirilmemiştir. ÇED başvuru dosyasının aksine boru hattı çoğunluk Tarım Arazisinden değil Ormanlık Alanlardan geçecektir. Bu da büyük bir orman kırımı ve flora-fauna katliamının gerçekleşmesine yol açacaktır” dedi.

“ULUSLARARASI ÇEVRE KORUMA SÖZLEŞMELERİNE GÖRE HALKIN İSTEMEDİĞİ HİÇBİR PROJEYE HİÇBİR YATIRIMA İZİN VE ONAY VERİLEMEZ”

Kaçar, Uluslararası Çevre Koruma Sözleşmelerine göre halkın yapımına izin vermediği hiçbir proje ve yatırıma izin verilmediğini hatırlattı. Kaçar; “Çevre mevzuatına göre proje değerlendirilmesinde ‘halkın katılımı’ ilkesi esastır. Uluslararası Çevre Koruma Sözleşmelerine göre halkın istemediği hiçbir projeye hiçbir yatırıma izin ve onay verilemez. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan,   projenin gerçekleştirilmesinin bilim ve hukuk açısından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın sürecin sonlandırılması Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) yönetmeliği gereğidir. Yeni ÇED başvuru dosyasına dair Halkın Katılımı Toplantıları Gökçetepe Köyü, Sazlıdere Köyü, Mecidiye Köyü, Erikli Sahili, Yayla Sahili, Karaincirli Köyü, Keşan İlçesi, Enez İlçesi, Gelibolu İlçesi ve Adilhan Köyü’nde hiç yapılmamış olup yeni ÇED sürecine Halkın Katılımı sağlanmamıştır” ifadelerini kullandı.

“AÇIK AYKIRILIK VE HUKUKSUZLUK OLUŞTURMUŞTUR”

İDK toplantısının yapılış şekli ve alınan kararların ilgili yasa ve yönetmeliği aykırı olduğunu belirten Kaçar; “Saros körfezinde yaşayanların ve kuruluşlarımızın ÇED İDK toplantısına katılma ve görüş bildirme hakları bulunmaktadır. Toplantıya katılım ve toplantıda görüş bildirme hakkının engellenmesi veya ileri bir tarihte fiziki ve gerçek bir toplantı düzenlenmemesi, ÇED Katılım ilkesine açık aykırılık ve hukuksuzluk oluşturmuştur. İDK toplantısının bölgede yaşayan ilgili kişi ve kuruluşların katılımıyla yapılmaması, bu zorlu coronavirüs salgını sürecinde alelacele ilan edilip sonra da toplantının yapılmayıp sadece komisyon üyesi kurumlardan yazılı görüş istenmesi kamu yararı ilkesine de halkın katılımı ilkesine de açıkça aykırıdır. Çevreyi korumakla görevli bakanlığınızdaki bu hız ve acelenin halka rağmen, bilimsel rapora rağmen, mahkeme kararına rağmen sadece BOTAŞ şirketinin dış alım ve dış satım taahhütleri için olduğunun, doğa ve yaşamı hiçe saydığının artık farkındayız. Edirne İdare Mahkemesinin 2019 / 943 E.sayılı dosyasından verilen karar ile önceki ÇED Olumlu Kararı iptal edilmiştir. Edirne İdare Mahkemesi Nihai ÇED Raporundaki 14 önemli hukuksuzluğu ve ÇED Yönetmeliğine aykırılığı hüküm altına almıştır. Mahkeme iptal kararına dayanak olan 10 Uzman ve Akademisyen tarafından oybirliğiyle hazırlanan Bilirkişi Raporunda ise 90 civarında bilime ve ÇED Yönetmeliğine aykırılık ayrıntılı olarak tespit edilmiştir.

Somut durumda Çevre ve Orman Bakanlığının 2009/7 sayılı genelgesi uygulanamaz. Çünkü ortada bir veya bir kaç aykırılık değil 90 civarında bilime, hukuka ve ÇED yönetmeliğine aykırılık vardır. Mahkemeye sunulan Bilirkişi Raporu resmi ve hukuki bir belge olarak Sayın Komisyonu idari ve hukuki olarak bağlayıcıdır. Saros körfezi Trakya bölgesi ve ülkemiz için çok önemli bir doğal varlıktır. Proje alanı, Saros Körfezi 2006 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş olup 2010 yılında da Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi ilan edilmiştir. Proje alanı devlet olarak imzaladığımız Barselona Sözleşmesi ve Bern Sözleşmesi kapsamında kalmaktadır. Botaş şirketi hem halka hem de bilime rağmen 1.Derece Deprem Bölgesi üzerine Liman ve Boru Hattı kurmak istemektedir. Şirketin ısrarı sadece dış ülkelerden doğal gaz alım ve satımı içindir. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi akla, bilime, doğaya, hukuka zarardır” şeklinde konuştu. Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER