VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 17 Eylül 2020 14:32:17

0 Yorum

“Covid-19 meslek hastalığı kabul edilsin”

Ülke genelinde Türk Tabipler Birliği Odası tarafından eşzamanlı olarak başlatılan eylem,siyah kurdele takılarak Edirne’de de düzenlendi.

                  Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde yapılan basın açıklaması Türk Tabipler Birliği ve Edirne Tabip Odası temsilcileri tarafından yapıldı. Açıklama yapmak üzere toplanan sağlık çalışanları “bulaşıcı hastalıktan” vefat eden yurttaşların ve sağlık çalışanlarının anısına 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdiler.             Basın açıklamasını okuyan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcan Altun, pandemi sürecinde 7249 yurttaştan 92’sinin sağlık çalışanı olduğunu vurguladı. Altun ; “Suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkanlara tarihsel sorumluluklarını yılmadan her gün hatırlatmaya devam edeceğiz! Sadece hekimler ve sağlık çalışanları değil, babalarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz ölüyor. Daha çok olduğunu bildiğimiz ama resmi olarak açıklanan rakamlarla dahi her gün 50 yurttaşımız, önlenebilir bir hastalık olan COVID-19’dan hayatını kaybediyor” ifadelerini kullandı.

 

“Ülkenin en önemli ve gerçek gündemi Covid-19”

         “Yönetemiyorsunuz, Tükeniyoruz” eylemiyle yetkililere seslenen birlik ve oda üyeleri yaptıkları açıklamada; “ Ülkeyi yönetenler ve kurumlardan salgın tedbirleri, salgın bütçesi, salgın koordinasyonu, salgın planlaması konusunda acil, kapsayıcı ve inandırıcı program açıklamalarını bekliyoruz. Buradan yetkililere sesleniyoruz. Ülkenin en önemli ve gerçek gündeminin COVID-19 salgını olduğunun kabul edilmesini ve ülkeyi yönetenler başta olmak üzere tüm kişi ve kurumların bu gerçekliğe uygun tutum almasını istiyoruz. TBMM’ni açılmasını beklemeden bütün partilerin COVID-19 salgını konusunda işbirliği ve koordinasyon sağlamak üzere bir araya gelmeleri için çağrı yapıyoruz” diyerek taleplerini dile getirdiler.

“Covid-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi oluşturulsun”

           TTB olarak uzmanlık dernekleri ile birlikte COVİD izleme heyetinin birikimini ve önerilerini paylaşabilecekleri bir zeminin oluşmasını talep eden Altun; “Sağlık Bakanlığı’nı başta TTB olmak üzere bütün sağlık meslek odaları, sağlık sendika ve dernekleri ile birlikte “COVID-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi” oluşturmasını talep ediyoruz. Hiçbir salgın vatandaşların bireysel çabalarıyla önlenemez. Bireysel tedbirler merkezi ve kapsamlı bir irade ve güven verici kararlarla birlikte uygulandığında anlamlı olur. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı il Hıfzıssıhha kurullarını işlevli kılmalı, başta belediyeler  ve kent konseyleri olmak üzere işçi-memur sendikaları, hemşeri – köy derneklerinden, kültür sanat dernek ve vakıflarına kadar bütün demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katmalıdır. Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının ölüm – kalım savaşına dönüşen COVID-19 mücadelesinde yalnız bırakılmayacaklarını, korunacaklarını, bu insanüstü çabaların farkında olunduğunu gösterecek; maddi ve manevi olarak destekleyecek, hastalanan ve vefat eden arkadaşlarımızın “meslek hastalığı” tanımını kabul edecek Sağlık Bakanlığı ve hükümet tutumu istiyoruz” açıklamasında bulundu.

 

“ 8 günde 8 hekim hayatını kaybetti”

               Ek sağlık personeli ataması istediklerini söyleyen Altun; “Yıllardır dillendirdiğimiz ve “Sağlıkta dönüşüm programı yarattığı tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmeli, salgın biliminin öngördüğü üzere kamusal bir sağlık programı hayata geçirilmelidir. Salgının yaygınlaştığı, 8 günde 8 hekimin hayatını kaybettiği, herkesin kendisi ve bütün yakınları için sürekli tedirgin olduğu bir süreçte herhangi bir başarıdan söz edilemez. İlk adım olarak birinci basamak sağlık hizmetlerinin kamusal bir perspektifle yeniden düzenlenmesini, Aile Sağlığı Merkezleri’nin varlığı ve çalışanları ile birlikte kamu sağlık merkezi olarak tanımlanmasını ve acil olarak tüm ASM binalarının kamu eli ile temini ve onarımı ile ek sağlık personel ataması yapılmasını istiyoruz. Salgının yaygınlaştığı ve uzun süreceğinin yadsınamaz hale geldiği bir dönemde hekimler ve sağlık çalışanlarının çalışma sürelerinin 6 saate indirilmesini, dinlenme yer ve zamanlarının pandemi göz önünde bulundurularak yapılandırılmasını ve yeterli sayıda kişisel koruyucu ekipman sağlanmasını, bu hususta hiçbir aksama yaşanmamasının sağlanmasını istiyoruz. Çalışma yaşamı, ulaşım, eğitim başta olmak üzere toplu bulunma ortamlarına yönelik insan yaşamını önceleyen, insan emeğinin değerini koruyan yasal ve idari düzenlemelerin hak kaybı yaratmadan ve en dezavantajlı, yoksul kesimleri,emekçileri gözeterek ivedilikle yapılmasını bekliyoruz” diyerek Türk Tabipler Birliği ve Edirne Tabipler Odası olarak isteklerini dile getirdi.

 

“Savaşacağımız şey Covid-19 virüsüdür, sağlık çalışanları değil”

                  Açıklaması sonrası basının sorularını yanıtlayan Altun, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye cevap verdi. Altun; “Meclis tatilde olmasına rağmen onlara; “Biran önce bir araya gelin, bunun önlenmesi için işbirliği yapın” diyerek çağrıda bulunduk. Bizim birleşerek savaşacağımız şey Covid-19 virüsüdür, sağlık çalışanları değil. Sayın Bahçeli, bu savaşta cepheyi yanlış belirlemiş durumdadır” dedi.

 

“Yatak doluluk oranları endişe verici”

                 Hastane doluluk oranlarının endişe verici olduğunu belirten Altun; “Edirne’de yerele ilişkin veri almakta zorlanıyoruz ama şunu biliyoruz yoğun bakımda yatak sorunumuz yok. Ülke genelinde yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66, yatan hasta sayısı ise yüzde 56 civarlarında. Bu süreçte hastaların ciddi solunum sıkıntısı, nefes darlığı ya da ağızdan beslenememe gibi sorunları yoksa hepsi evde tedavi ediliyor. Buna rağmen var olan yatak doluluk oranları endişe verici” açıklamasında bulundu.

               Evde izolasyon uygulaması için de yorumda yapan Altun; “Test sonucu pozitif olana tedavi uygulanıyor. Problem şu ki; izolasyon evde yapılamaz. Testleri pozitif olup, dışarıda tespit edilen insanlar KYK’ ya götürülüyorlar. Süreç başladığından bugüne kolluk kuvvetlerinde yakalanıp, KYK yurtlarına götürülen kişi sayısı 46’dır” diyerek evde izolasyonun zor olabileceğini belirtti. Damla GÖÇ

 

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER