VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 01 Kasım 2019 11:03:39

0 Yorum

Dışlanan Üç Oyun

         İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, yeni tiyatro döneminde sahneye konulacak tiyatro oyunlarını, 18 Eylül 2019 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantının yapılacağını duyduğum andan itibaren heyecanlanmaya başlamıştım. Yeni dönemde acaba hangi edebiyatçılarımızın eserleri sahneye konulacak? 

         31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde İzmir’in yanında Ankara ve İstanbul gibi ülkemizin en büyük üç şehrinin siyasal yönetimi Cumhuriyet Halka Patisi’ne geçmişti. Bu üç şehir, ülkemizin sadece nüfüs, ekonomi ve finans bakımından en büyük şehirleri değil,  aynı zamanda  bilim, kültür ve sanat bakımından da en büyük merkezleridir de. Bu sebeple bu şehirlerde kamunun imkanlarıyla uygulanacak kültür ve sanat programlarında siyasal değişikliğe uygun olarak köklü bir değişikliğin olup olmayacağı merak konusuydu. Aslında yeni yönetimin bu şehirlerde de olabildiğince nesnel davranması ve olabildiğince kamuya hitap edecek tarzda bir program uygulaması demokrasinin bir gereğidir. 

         Kaldı ki 23 Haziran 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden önceki günlerde CHP’li Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun “olumlu bir dil” kullanması bu yönde umutların uyanmasına sebep olmuştu. Hele “16 milyon İstanbullunun Belediye Başkanı olacağını vaat” etmesi  ve “Bu milletin kucaklaşmaya ihtiyacı var, ben herkesi kucaklamaya hazırım” demesi, bu yöndeki umutları iyice arttırmıştı.

          Yeni tiyatro döneminde sahnelenecek tiyatro eserlerinin tanıtım toplantısında İstanbul Büyükşehir   Belediyesi Kültür Dairesi Başkanı Hülya Muratlı’nın Necip Fazıl Kısakürek’in Reis Bey, Mustafa Kutlu’nun Mavi Kuş ve İskender Pala’nın Aşk Bir Zamanlar adlı eserlerinin programdan çıkarıldığını söylemesi, bir şok etkisi yaptı. Bu yöndeki umutları büyük ölçüde, en azından bende, kırdı, hayal kırıklığı yarattı. Biz  bu ülkede tam anlamıyla düşünce ve sanat özgürlüğünü hiçbir iktidar döneminde, göremeyecek ve yaşayamacak mıyız?  İstanbul’da, hatta bütün Türkiye’de  bu yazarların eserlerini okuyan, onlar üzerinde düşünen ve düşündüklerini sözle, yazıyla açıklayan  insanlar var. Herkesi kucaklamaya gelen bir belediye başkanı, hangi gerekçeyle onları kucağından atıyor?  Bu üç eser, konuları, içerikleri, üslupları sebebiyle mi program dışında bırakılıyor?

         Hele bu karar, “Şimdi sıra bizde…”  sığ siyaset anlayışına dayalı olarak alınmışsa durum daha da vahimdir.

         Söz konusu toplantıda bu eserlerin ekonomik gerekçelerle dışarda bırakıldığı söylendi. Eğer bu doğruysa, bir eğitimci sıfatıyla, bütün yöneticileri uyarıyorum. Bu memlekette aile, eğitim ve siyaset, çocuklarımızı ve gençlerimizi olumlu yönde etkilemek ve yetiştirmek gücünü büyük ölçüde kaybetti, kaybediyor. Derste tahtaya yazı yazarken arkası sınıfa dönük öğretmenin ön sırada horon tepen öğrencisinin, okulun bahçesine gelip öğretmeni pataklayan  velinin bulunduğu bir eğitim sisteminden ne bekleyebiliriz?  Bu örnekler ve daha niceleri, eğitim sistemimizin acizliğini gözlerimizin önüne sermiyor mu?

         Aile, eğitim ve siyaset kurumunun yapamadığını sanat ve estetik yapabilir. Bu kurumları özlerine uygun, hele sanat ve estetik bir yolla halkımıza ve öğrencilerimize ulaştırdığımız gün başaramayacağımız iş olmayacaktır.Yarından tezi yok. Çocuklarımızı  ve gençlerimizi duygularına hitap eden sanat ve estetik değer taşıyan güzel eserlerle karşılaştırmaya hemen başlamalıyız.

         Her alanda tasarruf yapabiliriz, yapmalıyız. Giyim, kuşam, hatta beslenmede bile… Fakat iki alanda asla tasarrufa gitmemmeliyiz: Sanat ve estetik. Çocuklarımızı ve gençlerimizi sanat ve estetik değeri olan güzel  hikâye, roman, şiir kitapları, tiyatro eserleri, resim tabloları ve müzik besteleriyle karşılaştırmalıyız. Bu yolla onlara güzel duymayı, güzel düşünmeyi ve güzel davranmayı öğretebiliriz. Onlara hayatta “bilgi”nin yanında, “duygu”nun  da vazgeçilmez bir insan değeri  olduğunu göstermeliyiz.

         İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, Necip Fazıl Kısakürek’in Reis Bey’ini, Mustafa Kutlu’nun Mavi Kuş’unu ve İskender Pala’nın Aşk Bir Zamanlar adlı tiyatro eserini programından çıkarabilir, dışlayabilir; ama biz kendi okuma programımızdan çıkarmamalıyız, dışlamamalıyız.  Kucaklayıcı olmalıyız. İBB Kültür Dairesi Başkanlığı’nın  sahneye koyacağı eserleri okuyup seyretmeliyiz; ama bunun yanında, dışladığı oyunları da okuyup tanımalıyız.

         Gelecek hafta nasip olursa, onları tanımanıza yardımcı olmaya çalışacağım.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER