VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 28 Temmuz 2020 10:12:52

0 Yorum

Gökten üç elma düştü...

    "Ve sonsuza kadar mutlu yaşamışlar." Anne, kitabın son sayfasını kapatıp baş ucuna koyarken akrep ile yelkovan birbirine sarılıyordu. Gözleri velfecri okuyan çocuğun "Masal bitince kahramanlar kitabın içinde mi kalır?"sorusu üzerine annesi, çöken uykunun bilincini ağırlaştırmasıyla esnerken "Aramıza katılırlar"diye yanıtladı. Anne, ağzını kocaman açıp esnedikten sonra dikkatini toplandığında öğretmeni tarafından gönülsüz tahtaya kaldırılan, gözünü saat kadranından ayıramayan öğrencinin korkusuna benzer bir tedirginlik yaşadı. Hafize Ana'nın merdivenlerden elindeki zili çalarak inişini hatırlayarak "Hadi artık geç oldu sabah erken kalkacağız"dedi. "Ama benim daha uykum yok ,hadi anlat" "Öyleyse mutlu biten masalları kitapta bırakmayalım" diyen anne bütün çocukların sevdiği harika renkleri , capcanlı çizimleriyle kuşe kağıda basılmış klasik bir masalı iki yüz yıl sonraya, günümüze taşır.
Rapunzel'in ilk yaptığı şey kabarık kollu, şifon elbisesini çıkarmak olur. Bluz ve pantolonun rahatlığına kavuşur. Bir süre sonra çevresindeki kadın ve erkeklerin kısa saçlı oluşu ve onun saçlarına gösterdikleri ilgiden sıkılarak saçlarını orta uzunlukta hafif katlı kestirir. Bir tek ismini değiştirmez çünkü ona nereden ve nasıl geldiğini her gün bir tek ismi hatırlatır. İsmine dili dönmeyenleri hoşgörür, ismiyle dalga geçenleri de umursamaz. Çünkü onu güzel yapan ne ismi ne yerlere uzanan saçları ne de her daim tebessüm eden yüzüdür. Bir ismi güzel yapan o ismin sahibinin kişiliğidir. Mesela; sen uslu bir çocuksun bu özelliğini farkında olan bir arkadaşın seninle aynı ismi taşıyan başka biriyle karşılaştığında zihni,onu da uslu biri olarak düşünür.  
    Üvey annesinin kulede verdiği eğitim hayat hakkında birçok ders içerse de gerçek hayatta bir okuldan diploması olmadığından dışardan sınavlara girer.Rapunzel'in dünyanın kötülüklerinden 
korumak için onu kuleye hapseden üvey annesinden sonra insanlara olan güveni sarsılmıştır. Evet,annesi herşeyi onun iyiliği için yapmıştır. Ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmamak ve müstakbel eşine birbirlerini daha iyi tanımak için süreye ihtiyacı olduğunu söyler. Gelecek planları hakkında yaptıkları konuşmalardan birinde onun, okul okumasına , işe girmesine ihtiyacı olmadığını söyleyen müstakbel eşine "Sevdiği bir kişiye duyduğu güvenin kendisini bugüne getirdiğini bu nedenle bundan sonra kendisi ile ilgili konularda kararları tek başına almak istediğini"söyler. Nişanlısı bu sözler karşısında tepkisini saklama gereği duymaz. İlk günlerde "Peki hayatım,olur canım"diyerek Rapunzel'e destek olurken fikirlerini gerçekleştirme konusundaki ciddiyetini kavradığında "Ya ben ya okul" seçeneğini öne sürmeye başlar. Yine hararetli bir konuşma esnasında Rapunzel, tercihini okulundan yana kullanır. Evet,onu varlığından haberdar olmadığı bir dünya ile tanıştırdı. Bu hayatta kötülükler kadar iyiliklerin de olduğunu hatta hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu ilk başta anlaşılamayacağını da göstermiş oldu.
       Üvey annesi mi?Okulunu bitirip kendi parasını kazanmaya başladığında üvey annesini ziyaret etti. Ona ,"Eğer geçim sıkıntısı çeken gerçek anne ve babamdan beni almasaydın belki şimdi hayatta bile olmayacaktım. Şans eseri hayatta kalsaydım bile sabahtan akşama tarlada çalışmaktan kavrulan yüzüm,soyulan burnumun derisi,incelikten kopacak belim,odun kırmaktan nasır tutacak ellerim,yamalı entarim olacaktı. Şu an sahip olduğum hiçbir şeye sahip olamayacaktım." diyerek sarılıp, teşekkür etti  Artık iyice yaşlanmış olan gerçek anne ve babasına ömürleri boyunca para yardımı yaptı.
    Çocuk uyuya kalmasaydı annesine bir soru daha soracaktı "Hani sonsuza kadar mutlu yaşayacaklardı?" Annesi pencereden sızan sokak lambasının ışığında çoktan derin bir uykuya dalan çocuğun saçlarını geriye atıp alnından öperken "Mutlu sonla bitmeyen masallara hayat diyoruz "diye mırıldandı.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER