VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 15 Eylül 2020 11:03:28

0 Yorum

Her dört gençten biri işsiz

         Türkiye İstatistik Kurumu'nun(TÜİK) Haziran 2020 iş gücü istatistiklerine göre; 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.3 puanlık artışla yüzde 26,1'a yükseldi. Bu durumun gençlerde bunalımı tetikleyebileceğini belirten Uzman Psikolog Semra Pehlivan “Her zaman fırsatlar vardır, krizleri fırsata çevirin” derken, Öğrenci ve Ebeveyn Koçu Bengü Boyacıoğlu ise ailelere “Çocuklarınızın destekçisi olun” diyerek çağrıda bulundu.

 “Sürece gerçekçi yaklaşılmalı.”
       
    Uzman Psikolog Semra Pehlivan'a göre pandeminin de arttırdığı işsizlik durumu psikolojiyi doğrudan etkiledi. İçinde bulunduğumuz sürece gerçekçi yaklaşmamız gerektiğini belirten Pehlivan; “Dünya gerçeğini görmemiz gerekiyor. Sadece bizim ülkemize mahsus bir durum içerisinde değiliz. Yeni mezun olan gençlerimiz de bu zorlu sürecin üzerine denk geldi. Ekonomik bir daralma meydana geldi, ekonomik daralma psikolojiyi de etkiledi. Bu konuda gençlerin kendilerini kanıtlama şansları azaldı. Çünkü işletmeler küçüldü, eleman alınamıyor, yüz yüze mülakatlar yapılamıyor. Firmalar bu dönemde eleman çıkarmak zorunda kaldı. Daha az insanla, daha fazla iş yapılmaya çalışılıyor. Durum böyle olunca, gençlerinmotivasyonları da düşüyor. Pandemi dönemi, gençler dâhil hepimizin kaygılarını yükseltiyor. Kaygı yüksekliği de motivasyonu olumsuz etkiliyor” diyerek gençlere değindi. 
Pandemi süreci, fizyolojik olduğu kadar psikolojik dayanıklılık da gerektirdiğini belirten Pehlivan; “Bu durumla doğru şekilde baş edebilenler, bu zorlu süreçten büyük kazanımlar elde ederek çıkacaklar.Süreci en az hasarla atlatabilmek için, olumsuzluğun içinde olumluyu görebilmeyi başarmalıyız. Aksi takdirde, olumsuzlukların olduğundan da daha boğucu ve yıkıcı etkileri kişileri daha derinden etkileyecektir. Bununlabirlikte, sürece gerçekçiyönden bakmak gerekiyor. Gerçek dışı hayaller, bu yönde beklentiler bireylere yarar sağlamaz. Var olan gerçeklerin her zaman tamimiyle olumlu yorumlanması söz konusu değildir. Sürece gerçekçi yaklaşmak ve bu yönde hareket etmek, olay ve durumları doğru yorumlamamızı sağlayacaktır” şeklinde konuşarak uyarılarda bulundu.

“Sürekli olumsuz düşünerek bu süreci atlatmamız imkânsız”
         Kovid-19 salgınıyla girdiğimiz sosyal izolasyon süreci, gençleri içe kapanmaya sürükleyebileceği gibi gençlerde enerji düşüklüğü ve motivasyon eksikliğine de yol açabileceğini ifade eden Pehlivan, bu durumla başa çıkabilmek için gençlerin kendilerine yatırım yapmaları gerektiğini söyledi. Pehlivan; “Pandeminin doğurduğu sonuçlardan biri olan sosyal izolasyonun, bireyleri en çok sarsan etken olduğunu söyleyebiliriz. Birbirimize ve birbirimizden uzaklaştık. Bizler, doğamız gereği psikolojik anlamda zorluk yaşadığımız zamanlarda sosyal desteğe önem veren ve buna ihtiyaç duyan varlıklarız. Kovid-19 virüsü sosyal izolasyon gereğini yaratınca, gençler bu süreçte eve kapandılar, dışarıya çıkamadılar. Bu nedenle, olumsuz etkilendiler ve bu durum çoğunlukta bir içe kapanıklığa yol açtı.Bir şey yapmak için gerekli enerji ve motivasyonu bulamamak, kişileri bir çıkmaza sürükledi. Çünkü iletişime geçtikleri tek mecra olan sosyal medya, dışarıya çıkmanın, dışarıda olmanın, arkadaşlarla vakit geçirmenin verdiği hazzı sağlayamayan bir platform. Gençlerin gerçek hayatta dışarıda sosyalleşmeleri, psikolojik anlamda çok önem arz eden bir durum.Dışarıdaki sosyal hayatın öneminin bu süreçte daha iyi anlaşıldığına inanıyorum. Karantina süreci ve devamlı evde oturma hali,bizi ihtiyaç duyduğumuz sosyaldestekten mahrum bıraktı. Gençlerindışarı çıkamayıp sürekli evdeolmalarıkendilerini bir kısır döngüde hissetmelerine neden oldu. Budurumun,önünegeçilmediği takdirde, bir süre sonra öğrenilmiş çaresizliğe dönüşmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır”diyerek oluşabilecek sorunların altını çizdi.
           Kişiler, maddi imkânları olmasa dahi aktivite yapabileceklerini belirten Pehlivan; “Tedbirleri de göz önüne alarak kısa yürüyüşler yapabilirler, açık havaya çıkmak, ev dışında vakit geçirmek ve buna benzer etkinlikler, bireylere motivasyon sağlayacaktır. Gençlerin bu süreci fırsat olarak da değerlendirebilmeleri lazım.Kendilerine yatırım yapmaları gerekiyor. Yeni şeyler öğrenmek için pandemi süreci bir fırsat olarak değerlendirilmeli. Bu durağanlığı farklı analize ederek faydalı bir şeye dönüştürmek gerekiyor. Sürekli olumsuz düşünerek bu süreci atlatmamız imkânsız olduğu gibi kişilere herhangi bir fayda sağlamayacaktır” şeklinde konuştu.

“Krizi fırsata çevirmeliyiz”
           Olumsuzluklarla boğuşmak yerine pandemi sonrası sürecine odaklanmayı öneren Pehlivan; “Krizi fırsata çevirmeli, içindeki fırsatları görmeliyiz. Evet, bir kriz var ama bu kriz sürekli devam etmeyecek, elbette bir çözüme ulaşacak. Çözüme hazır mıyız buna da bakmamız lazım. Krizden sonra olduğumuz yerde mi sayacağız? Gençler, “Mezun oldum, diplomam var ama onun dışında pandemi sürecinde kendim için ne yaptım?” şeklinde düşünmeli. Andemi sürecinde ücretli ders veren hocalar, ücretsiz online ders vermeye başladılar. Birçok kurs, sertifika programları, kültür-sanat etkinlikleri, online platformlarda yer alabilecek her şey ücretsiz bir şekilde önümüze serildi. Kaliteli bilgiye kolay ulaşılabilirlik bu sürecin önemli artılarından biri oldu. Bizigeliştiren, bize değer katan şeylerin her dönemde var olduğunu unutmamalı ve bunlardan olabildiğince yararlanmalıyız. Pandemi sürecinde kendimiz için yaptığımız yatırımlar kriz sonrası mutlaka kullanacağımız artı yönlerimiz olacak. Sadece bu dönemde değil, artık her zaman her gencin başka bir artısı olmak durumunda. İş gücü için her zaman eşit şartlarda rekabet ortamı yok. Gençlerhem birbirleri hem başka faktörlerle rekabet ediyor, istedikleri şeylere ulaşabilmek içinfark yaratmaları, çoğunlukiçinden sıyrılabilmeleri lazım. Hayat boyu öğrenme işine şimdiden başlamaları gerekiyor. Fark yaratmak, iş piyasasına girildiğindeolumlu sonuçlara ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Bireylerin kendilerine yatırım yapmaları bu sürecin mutlaka daha kolay atlatılmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
            Pandemi dönemindeki sosyal izolasyon,işsizlik ve bunlar gibi olumsuz durumların bir son değil, başlangıç olduğunu belirten Pehlivan; “Hepimiz için her zaman fırsatlar var. Şuan işsiz kalmaları ve buna benzer sorunlar onlar için bir son değil, olmamalı. Gençler bu durumu bir başlangıç olarak yorumlasınlar. Henüz mezun oldular, yaşları genç ve önlerinde fırsatlar var. Önemli olan o fırsatları görüp, iyi analiz edip bunlarıdeğerlendirebilmek” şeklinde konuşarak gençler için önerilerde bulundu.

“Gelecek gençlerimizin elinde”
          Öğrenci ve ebeveyn koçu Bengü Boyacıoğlu; “Kendilerine inanmaktan vazgeçmesinler.Kendilerini geliştirme yolları bulmalılar. Gençler kendilerine; “5 yıl sonra kendimi nerede hayal ediyorum?” ve “Bu hayal için ne yapıyorum,ne yapmalıyım? Diye sormalılar. Meraklı olup, merak etsinler. Gençleri ayakta tutacak en önemli şey, umutlarını yetirmemeleri. Geleceğin güzel olmasını istiyorlarsa çaba sarf etmeleri gerekiyor, gelecek gençlerimizin elinde” ifadelerine yer verdi.

Ailelere büyük görevler düşüyor
           Gençlerin psikolojisini derinden etkileyen bu dönemde en büyük görevin ailelere düştüğünün altını çizdi. Boyacıoğlu, “Gençlerin mutlu olması, ayaklarının üzerine basabilmesi için ailenin tutumu çok önemli. Zor günlerden geçiyoruz aile olarak bütünleşmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Gençlerimiz bu zor günlerle tek başlarına başa çıkamayabilirler. Desteğe ihtiyaçları olacaktır. Gençler, anne ve babayla rahat diyalog kurabilmeliler. Dertlerini ebeveynlerine rahat rahat anlatabilmeliler. Özellikle velilerden ricam; çocuklarını dinlesinler. En büyük destek ailedir. Çocuklarıyla ilgilenmeliler. Ne olursa olsun çocuklarınızın başaracağına inanın, siz ona inanırsanız o da kendine inanır ”diyerek ailelere büyük görevler düştüğünü belirtti.

“Üşenme,erteleme,vazgeçme”
           Odak noktasına neyi koyarsanız onun büyüyeceğini söyleyen Boyacıoğlu; “Acı ama gerçektir. Süreç içerisinde güçlü olan kazanacak,zayıf olan elenecek.Şimdiden gençlerin karar vermesi gerekir. Savaşmayı mı seçecekler yoksa kaçacaklar mı? Güçlü olmak için sonuna kadar mücadele etmek, merak etmek, öğrenmek gerekiyor. Ataleti biran önce bırakıp harekete geçmeleri lazım. Odağımıza neyi koyarsak onu büyütüyoruz. Sürekli negatif,olumsuz düşünürlerse maalesef zayıf taraf olurlar. Ama olumlu düşünüp,olumlu şeyleri odak noktalarına koyup kendilerine inanırlarsa kazanmama gibi şansları kalmayacak” dedi. Damla GÖÇ

 

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER