VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 20 Kasım 2020 12:52:30

0 Yorum

Hz.Peygamber’in çocuklarla iletişimi

           Kuran-ı Kerim’de büyük bir ahlak üzere olduğu bildirilen ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (s.a.s.), her konuda olduğu gibi sevgi konusunda da insanlığa örnek olmuştur. Bütün varlıklara sevgi ve şefkatle yaklaşan Allah Resûlü, özellikle çocuklara özel bir sevgi ve şefkat göstermiştir. Onun hayatında çocuklara karşı sevgisizliğe ve şiddete asla yer yoktur.

           Allah Resûlü bir hadisinde “Küçüğümüze şefkat etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.” Buyurmuştur. Yani bu şekilde davranmayanlar, onun sünnetine ve ahlakına göre hareket etmemiş olurlar. Bir çocuk gördüğü zaman mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplayan Hz. Peygamber, çocuklara ilgi gösterir, yanlarına uğrar ve "Ey çocuklar, Allah'ın selamı üzerinize olsun" diyerek onlara selam verirdi. Çocuklara selam verme ve selamlarını alma, onlara şahsiyet kazandırma açısından önemlidir. Çocuklara beddua edilmesini yasaklayan Allah Resûlü, onlara sevgi ile hitap eder, gönüllerini hoşnut etmek için hediyeler verir, onlarla oynar ve şakalaşırdı. Seferden döndüğünde kendisini karşılayan çocuklardan ilk karşılayanı binitinin önüne, sonra karşılayanı da arka tarafına alarak onları Medine‟ye kadar getirirdi. Bazen de torunları Hasan ve Hüseyin ile diğer çocukları merkebine bindirip gezdirirdi. O sadece Müslümanların çocuklarını değil, müşriklerin çocuklarını da merkebine bindirip dolaştırırdı.

           Hz. Peygamber, sevgisini hissettirmek için çocukları öperdi.  Ancak şefkat ve merhametten yoksun bazı bedeviler çocuklarını hiç öpmezlerdi. Bir gün Hz. Peygamber (s.a.s.), torunu Hasan‟ı öpmüştü. O sırada Akra b. Hâbis de oradaydı. Akra;  “Benim on çocuğum var, fakat onlardan hiçbirini öpmüş değilim.” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü şöyle buyurdu: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” Diğer bir rivayete göre ise, “Allah senin gönlünden merhamet ve şefkati çekip çıkarmışsa ben ne yapabilirim

            Sevgili Peygamberimiz çocuklara kızmaz, yaramazlıklarını görmezden gelir ve onlara müsamahakâr davranırdı. .Her hangi bir şey ikram edeceği zaman çocuklara öncelik tanırdı. Medine‟de insanlar yetiştirdikleri ilk meyveyi Resûlullah‟a getirirler, o da onlara bereket duası yapardı. Duasının ardından ise oradaki en küçük çocuğu çağırır ve meyveyi ona ikram ederdi. Yine bir gün Resûlullah‟a içecek bir şey getirilmiş ve o da ondan içmişti. Bu sırada sağında bir çocuk (yani Abdullah b. Abbas), solunda ise yaşlı kimseler oturuyordu. Hz. Peygamber çocuğa dönerek, “Bunu yaşlılara ikram etmeme izin verir misin?” diye sordu. Çocuk, “Hayır! Vallahi senden gelen nasibimi kimseye veremem” dedi. Bunun üzerine Resûlullah içeceği çocuğa verdi.

           Peygamber Efendimiz, uzunca bir süre ibadet etmek niyetiyle namaza başlardı; fakat ağlayan bir çocuk sesi duyunca, “Belki çocuğun annesi cemaatin arasındadır; çocuğu ağladığı için huzursuz olabilir” düşüncesiyle namazı çabucak kıldırırdı. Enes b. Malik‟in ifadesiyle  küçüklere Resûlullah‟tan daha fazla acıyan bir kimse yoktu. Medine yaylasında sütanneye verilen oğlu ibrahim‟in yanına gider, onu kucağına alır öper, sonra dönerdi. Kızı Fâtıma yanına gelince onu güler yüzle karşılar, iltifat eder ve kendi yanına oturtur, sohbet ederdi.

           Peygamber Efendimiz, düşman çocukları bile olsa çocuklara şefkat ve merhamet gösterir, onların öldürülmelerine izin vermezdi. Bu bağlamda savaşta çocukların öldürülmelerini yasaklamış ve anne ile çocuğun birbirinden ayırtılmamalarını tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “Kim anne ile çocuğunu birbirinden ayırırsa, Allah da Kıyamet günü onunla sevdiklerini birbirinden ayırır!”

            Sonuç olarak Hz. Peygamber çocukları sevmiş, okşamış, öpmüş, hasta olduklarında ziyaret etmiş, dua etmiş, sırtına almış, bineğine bindirmiş, gezdirmiş,  onlarla oynamış, onlara selam vermiş ve onları hoşnut etmek için elinden gelen bütün gayreti göstermiştir. Çocuklukların yaşamalarına ve oyun oynamalarına karışmamış ve karışılmasına da müsaade etmemiştir. Böylece o, kendisine inanan-inanmayan bütün anne-babalara ve büyüklere, çocuklara nasıl davranılması gerektiğini yaşayarak öğretmiştir.

             Ne mutlu Hz. Peygamberi kendine örnek alanlara!

Edirne İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Mahmut İNCİ

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER