VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 10 Haziran 2019 10:57:27

0 Yorum

“İthalat değil ihracat bile yaparız”


Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 161

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arabacı, Edirne’de sulu tarımın geliştirilmesinin sadece il geneline değil ülke genelinde de büyük avantaj olacağını belirtti. Arabacı; “Örneğin Türkiye genelinde 3 milyon ton ayçiçeğine ihtiyacımız var ama biz sadece 1 milyon ton üretebiliyoruz. Edirne toprakları gibi pek çok ürünün yetişebileceği arazilerde sulu tarım geliştirilirse, ithalat değil ihracat bile yaparız” dedi.

Resmi açıklamalara göre Türkiye genelinde Buğday ekim alanlarının 2000’li yılların başında 9 milyon hektarın üzerindeyken bu rakamların 2018 yılında 7.2 milyon hektara kadar gerilediği belirtiliyor. Buğday üretim alanlarının daralmasına rağmen verimde artış olduğu ancak üretim miktarlarında çok büyük düşüşlerin olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin dört bir yanında, sofraların olmazsa olmazlarından ekmek, makarna, şehriye, irmik üretimi için kullanılan Buğday’ın azalması ekonomi piyasalarında da elde edilen ürünlere fiyat artışı olarak yansımakta. Tarım ve Orman Bakanlığının Buğday üretiminin artmasına yönelik çalışmalar yapsa da Ziraat Odalarından ve Çiftçi Derneklerinden yapılan açıklamalarda mazot, gübre, zirai ilaç vs. gibi girdi maliyetlerinde oluşan yüzde 100’den fazla fiyat artışının çiftçileri zor durumda bıraktığı belirtiliyor. Türkiye’nin Buğday ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını karşılayan Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de de Buğday üretimindeki girdi maliyetlerinin artışı üreticileri ve çiftçileri Kanola ve Ayçiçeğine yönlendirdiği gözlemleniyor. Bu yıl ki Kanola üretimi 3 kat artış gösterirken, Ayçiçeğinde durum kritik seviyesini koruyor. Edirne’nin bazı bölgelerinde Buğdayda Süne sorunu, Ayçiçeğinde de Köse hastalığına rastlanması elde edilecek verimi ve buna bağlı üretilen ürünlerin miktarlarında olumsuz yönde etki edeceğini belirten Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arabacı, sulama sistemlerinde yapılacak olan yeniliklerin mahsul kayıplarının önüne geçeceğini ve hatta ürünlerin verimliliğinde 2-3 kat artış olacağını ifade etti.

“VERİM ALAMAZSAK BUNUN KAYBINI KARŞILAYAMAYIZ”

Buğday ve Ayçiçeğinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik çalışmalarını hızlandırıldığını belirten Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arabacı; “Trakya Bölgesi dediğimiz Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’nin Türkiye tarımı için farklı bir önemi var. Her evde kullanılan ayçiçeği yağından buğday ununa ve pirincine kadar çok tüketilen ürünlerin büyük bir kısmı burada yetişiyor. Ancak 2019 yılında Kanola’da verimindeki şansımız Buğday’da ve Ayçiçeğinde olmadı. Buğdayda Süne’ye, Ayçiçeğinde Köse hastalığına rastladık. Süne vakasıyla ilgili Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz 21 ekip ile saha çalışması yapıyordu. Biz de Edirne Ziraat Odası olarak birlikte koordineli çalışıp beraber bilgilendirelim istedik. Yaptığımız araştırmalar ve tespitlerde, Tarım ve Orman Müdürlüğümüz Süne’ye karşı bir mücadele’nin başlatılması gerektiği kararını aldı. Süne’ye karşı mücadele başladı. Geçen yıl Süne’nin tespit edildiği alanlarda atılmayan ilaçlar Buğday’da yüzde 3 ve üzeri verim düşüşüne ve de çiftçiler buğdaylarını değerinden daha da alt rakamlarda satmasına neden oldu. Geçen yıl canı yanan çiftçilerimiz de bu yıl mağdur olmamak için, tarlalarına süne ilacı atacak. Her hangi bir aksilik olmazsa Buğdayda, iyi bir sezon olacağını düşünüyoruz. Ayçiçeğindeki verimi şimdiden kestirmek çok ortada çünkü geçen yıllara oranla bu yıl 60 bin dönüme yakın ayçiçeği arazimiz köse hastalığından dolayı bozuldu. Bozulan arazileri ekme zamanımız var ancak süre çok ilerledi. Bu dönemde yakıcı sıcakların arttığı dönemler. Mart veya Nisan ayında ektiğimiz ayçiçeklerinde belli bir oranda ‘şu verimi alabiliriz’ diyebiliriz ancak Mayıs ayının sonunda yeniden ekeceğimiz ayçiçekleri için bunu söyleyemeyiz. Ancak yağışların sıklığına bağlı. Bunu da garanti edemeyiz. ‘Şu gün şu sıklıklarla yağmur yağar’ diyerek tekrar ekim yaparak riske edemeyiz. Çünkü tekrar yapacağımız ekimlerin sonrasında verim alamazsak bunun kaybını karşılayamayız” dedi.

“34 BİN DÖNÜM ARAZİ SULANABİLİR”

Edirne ve civarında yapılacak olan çalışmalarla sulu tarıma müsait 34 bin dönüm arazinin sulanabileceğini, bun yönelik geçmiş yıllarda yapılan Çatma Barajı Projesi’nin hayata geçirilmesinin Edirne’ye katma değer sağlayacağını belirten Arabacı; “Edirne’de sulu tarımı geliştirmek ve genişletmek anlamında bildiğim kadarıyla yapılan bir çalışma yok. Sadece bundan 10 yıl önce yapılmış Çatma Barajı Projesi var. Alt yapısından tesisatların nereden geçeceğine kadar her şeyi yapılmış, ihale aşamasına gelmiş bir proje ama yapım aşamasında hiçbir işlem yapılmamış. Şu anda ihale aşamasında. Konuyla ilgili DSİ yetkilileriyle de görüşüp durumu belirteceğim. Çünkü Edirne’de sulu tarım geliştirildiğinde, sulanacak arazi, buna bağlı ürün çeşidinde ve veriminde artış olacaktır. Bundan 10 yıl önce yapılan Çatma Barajı Projesi yapılırsa 34 bin dönüm arazi sulanabilir” şeklinde konuştu.

“İTHALAT DEĞİL, İHRACAT BİLE YAPARIZ”

Arabacı sulu tarımın geliştirilmesiyle Edirne genelinde yetişecek ürün çeşidi ve miktarında yüksek oranlarda artış olacağını belirtti. Arabacı, Edirne yapılacak sulu tarıma yönelik çalışmalar sona erdiğinde mevcut verimin 2-3 katına kadar artacak potansiyele sahip olunduğunu vurgulayarak; “Edirne’de Tunca ve Meriç Nehirlerimiz sularını değerlendirilebilir. Ünlü bir deyim vardır ‘Su akar, Türk bakar’ diye, biz nehirlerimizin suyunu değerlendiremiyoruz. Hal bu ki bazen çok kurak yıllarımız oluyor. Kuraklık nedeniyle Ayçiçeğinde dönüm başı 100 kiloya ve hatta 80 kiloya kadar verim elde edildi. Buğdayda 200-230 kilo aralığında verim elde edildi. Edirne kapsamlı bir sulama sistemine sahip olsa, kurak geçen dönemlerde sulama yapabilsek Buğdayda 200 kilo değil 500 kilo buğday elde ederiz. Ayçiçeğinde de 100 kilo değil de en az 350 kilo verim elde ederiz. Sadece çiftçi değil, Edirne kazanır. Edirne kazandıkça da Türkiye kazanır. Elimizde imkân varken bu barajları, bu nehirleri, bu toprakları tam randımanlı değerlendiremediğimiz için çiftçimiz de ülkemiz de kazanç elde edemiyor. Örneğin Türkiye genelinde 3 milyon ton ayçiçeğine ihtiyacımız var ama biz sadece 1 milyon ton üretebiliyoruz. Edirne toprakları gibi pek çok ürünün yetişebileceği arazilerde sulu tarım geliştirilirse, ithalat değil ihracat bile yaparız. Çünkü nüfus arttıkça talep artıyor. Talep arttıkça üretim artıyor ama yeterli seviyede değil, bir yerde ihtiyacı karşılayamıyoruz. Sulu tarıma yönelik bazı yeniliklerin ve değişikliklerin yapılması gerek. Son dönemde yaşanan ekonomik çalkantılardan en çok çiftçiler etkilendi. Üretim yapmak bir hayli zorlaştı. Biz kendi kendine yetecek bir ülkeyiz ama yetemiyoruz. Sulu tarım ile bugünkü aldığımız verimin 2-3 katını elde edebiliriz. Devletimizin bu tür çalışmalara el atmasını ve hızlandırmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER