VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 28 Kasım 2019 09:48:23

0 Yorum

Kaymakcı: “müzakereler durma noktasına getirildi”

Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı, AB ve Türkiye arasındaki üyelik müzakerelerinin bazı ülkelerin siyasi engelleri nedeniyle adeta durma noktasına geldiğini söyledi. Kaymakcı, pek çok farklı konuda da açıklamalarda bulunurken:

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Edirne’nin ev sahipliği yaptığı Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye İlişkileri Çalışma Grubu Toplantısına katıldı. Toplantıya Avrupa Bölgeler Komitesi Başkanı Karl-Heinz Lambertz, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Eleftheria Pertzınıdou, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı konuşmacı olarak katıldı. Türkiye-AB arasında yapılan çalışmalar, müzakere süreci, yapılması gerekenler ve farklı pek çok konuda konuşmacılar katılımcılara fikir ve düşüncelerini anlattı. Dün Edirne Belediyesi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıya Kaymakcı damgasını vurdu. Kaymakcı konuşmasında; terör, göç, AB müzakereleri, yerel yönetimlerin önem ve vize serbestesi gibi önemli konularda Türkiye’nin tutumu ve yaptığı çalışmaları aktardı.

KAYMAKCI: “GEREKLİ ADIMLARI ATTI”

Kaymakcı konuşmasında; “2006’dan beri AB Bölgeler Komitesiyle yakın bir ilişki içindeyiz. Artık iş yerelde. Merkezi hükümetlerin ve merkezi kararların, yerel sorunları hakkıyla hızlıca, zamanlıca çözemediğini herkes kabul ediyor. Yerel Yönetimlerin karar alma mekanizmasında olması çok önemli. AB’de bunu hemen keşfedip, öncelikle komisyon, konsey, Avrupa Parlamentosu gibi ana organlarla AB bütünleşmesini başlatmışken; hemen ardından yerel yönetimlere önem verdi ve AB Bölgeler Komitesini kurdu. Ülkelerin yerel yönetimleri burada temsil ediliyor. Türkiye’de bir aday ülke olarak, bölgeler komitesinin faaliyetlerine katılıyor. Türkiye’de bir aday ülke olarak bölgeler komitesinin çalışmalarına katılıyor. Normal şartlarda bizim bölgeler komitedeki işimiz bir karma istişare komitesi gibi şeklinde olması lazım. Şu ana kadar bu yapı oluşturulamadı. Türkiye resmi olarak bu komiteyi önerdi. Umarız yakında bununla ilgili karar ortaklık konseyinde bir şekilde alınır. Umarız bir sonraki toplantımız Türkiye Çalışma Toplantısı şeklinde değil de ‘Türkiye Bölgeler Komitesi; Karma İstişare Toplantısı’ gibi olur. Türkiye, Karma İstişare Komitesi için gerekli adımları attı”

 “YEREL YÖNETİMLERLE YAKIN ÇALIŞMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUZ”

“Biz Avrupa Birliği Başkanlığı olarak yerel yönetimlerle yakın çalışmaya özen gösteriyoruz. AB’nin pek çok çalışma ve projesini yerel yönetimlere sunuyoruz ve yerel yönetimlerimizin bunlardan en etkin şeklinde yararlanabilmesi için çaba gösteriyoruz. Bunların başında İPA projeleri geliyor. Birçok yerel idaremiz ve birçok ilimiz çeşitli bakanlıklarımız yoluyla veya doğrudan çok önemli projeleri gerçekleştiriyorlar. Atık su, alt yapı, yönetim kalitesinin arttırımı, mesleki eğitim gibi birçok İPA projemiz birçok şehrimizde gerçekleştiriliyor”

 “40 MİLYON EUROLUK BİR BÜTÇE SÖZ KONUSU”

“Avrupa Birliğinde 20’ye yakın sınır ötesi işbirliği programı var. Bunların bazıları ikili bazılarıysa çok taraflı. Türkiye sadece iki programa dâhil. Bunlardan bir tanesi Türkiye-Bulgaristan işbirliği programı. Geçtiğimiz hafta yine Edirne’deydik. Türkiye-Bulgaristan sınır ötesi işbirliği programının 2021-2027 dönemindeki etkinliklerini planlamaya çalıştık. Bildiğiniz gibi Bulgaristan’da Hasköy, Yambol ve Burgas, Türkiye’de Edirne ve Kırklareli illerinden bu programdan yararlanıyor. Önümüzdeki dönemde de 40 milyon Euroluk bir bütçe söz konusu. Ulusal katkılarla birlikte bu projenin 5 şehre ve sınırda bulunan tüm kasaba ve ilçelere katkıda bulunacağına inanıyoruz”

 “YUNANİSTAN ISRARLA BU PROGRAMI POLİTİZE ETMEYE ÇALIŞIYOR”

“Türkiye-Yunanistan Sınır Ötesi İşbirliği programı niçin olmadı. Maalesef bunu başaramadık. Biz Türkiye olarak bunu çok istiyoruz ancak komşumuz Yunanistan ısrarla bu programı politize etmeye çalışıyor. Sınır ötesi işbirliği programıyla ege denizinde kara suları ne olmalı, hava sahası ne olmalı gibi iki ülke arasında henüz mutabakat sağlanamamış konuları, bu programın içine sokmaya çalışıyor. Bunu yapınca da başarılı olamıyoruz. Akdeniz havzasıyla ilgili bir projede var. Ona da katılmak istiyoruz. Burada da benzer sorunları görüyoruz. Ama iyi niyetle bir kez daha deneyeceğiz. Geçen hafta Avrupa Komisyonuna yine başvuruda bulunduk. Gerek Yunanistan ile ilgili program gerekse Akdeniz Havzası programına katılmak istediğimizi, bölgesel ve sınır ötesi işbirliğine dayalı neler yapabiliriz. Eğer bu konuya odaklanacaksa biz varız dedik. Umarız müzakerelerden olumlu sonuç alırız. Komşumuz Yunanistan ile aynı Bulgaristan ile yaptığımız gibi tüm ilçelere, şehirlere, vatandaşlara hizmet eden bir programı ortaya koyarız”

“TÜRKİYE VE AB BİRBİRİNE DAHA YAKIN OLMASI LAZIM”

“18 Mart 2016 tarihinde alınan kararlardan maalesef çok farklı noktadayız. Özellikle 15 Temmuz Hain Darbe girişiminden sonra, son dönemde Türkiye’nin Suriye politikası ve Kıbrıs Adası etrafındaki sondaj çalışmaları nedeniyle Türkiye-AB ilişkilerinde maalesef çok alt düzey bir ilişki noktasına geldik. Ben bu durumun kimseye yararlı olduğuna inanmıyorum. Türkiye ve AB birbirine daha yakın olması lazım. Diyalogu kesmek yerine daha çok diyalog ve daha çok angajman olması gerekiyor”

“AB DAHA FAZLASINI VE DAHA HIZLISINI YAPABİLİR”

         “Göç konusunda Türkiye, AB’nin ve Avrupa’nın yükünü tek başına omuzlamış durumda. 3.7 Milyon Suriyeli’ye ev sahipliği yapıyoruz. Yarım milyondan fazla Afgan, Pakistanlı, Srilankalı ve Afrikalı da Türkiye’de. Aşağı yukarı 4.2 Milyon yabancıya ev sahipliği yapıyor. AB göç konusunda daha fazlasını ve daha hızlısını yapabilir. Bizim bir anlaşmamız var. Anlaşmada Türkiye’de kalan Suriyelilere yardım ve yasal olarak diğer Avrupa ülkelerine gitmelerine imkân tanıyordu. Birebir anlaşması işliyor. Yunanistan’a yasa dışı gidenleri, Yunanistan geri gönderebilir. Türkiye’de bunları almaya hazır. Yunanistan şu anda 2 bine yakın yasa dışı yoldan geçenleri gönderdi biz de tamamını aldık. AB’de bunun karşılığında 25 binden fazla Suriyeliyi AB’ye kabul etti. Yunanistan’dan dönüşler konusunda bir yavaşlama var ama bizim için sorun değil. Eğer Yunanistan bu kişileri bize geri göndermek istemiyorsa tutabilir. Bizim açımızdan sorun yok. Bu bir çekim faktörü. bu insanlar yunan adalarında kalırsa veya ana karaya giderse bu Suriyelilere yanlış bir mesaj veriyor. Sonrasında adalara daha fazla göçü çekiyor. Bizim verilerimize göre 2016’dan bu yana yasa dışı geçen kişi sayısı 60 bin civarında. İkinci konu Türkiye’deki Suriyelilere mali yardım konusu. 2016 yılında AB bildiğiniz gibi 6 Milyar Euro’luk mali yardımın ilk 3 Milyarının 2 Milyarı Suriyelilere ulaştı ama son 1 Milyar hala ödenme sürecinde ve zaman alıyor. İkinci 3 Milyarın ilk 450 milyonu onaylandı ve 200 milyonu Suriyelilere ulaştı. Toplamda 6 Milyarın 2.2 milyarı Suriyelilere ulaşmış durumda. Türkiye’nin söylediği şu ‘teşekkür ederiz yardım için bizim için değerli ve Suriyeliler için değerli. Türkiye tek başına 40 milyar dolardan fazla katkıda bulunmuşken. AB daha fazlasını ve daha hızlısını yapabilir. Bu yardımı Türkiye almıyor. Bu yardım Türkiye’deki Suriyelilere verilen bir yardım. Bunun hızlandırılması ve arttırılması önemli”

VİZE SERBESTESİ:

“HİÇBİR TÜRK’ÜN DİĞER AB ÜLKELERİNE AKIN ETMEK GİBİ

BİR DERDİ YOKTUR”

“Avrupa’nın sınırları Boğaziçi’nde ya da Edirne’de değil. Avrupa’nın sınırları Türkiye’nin güneydoğusundadır. Türkiye'nin İran'la Irak'la Suriye'yle olan sınırlarıdır. Eğer bir önlem alacaksak, ortak bir çalışma yapacaksak çalışmalarımızı Türkiye’nin güneydoğusunda başlatmamız gerekir. Son 6 kriter yerine getirilecek. Bu 6 kriterden sonra vatandaşlarımızın AB ülkelerine özgürce ziyaret etmesini bekliyoruz. Dün bölgede bir tur attınız vizenin yarattığı sorunları bizzat gördünüz. Birçok yerel yöneticimiz vize alamadıkları için ya da geç vize aldıkları için gelemediler. Sınır ötesi programlarının uygulanmasında da sorunlar yaşıyorlar, dolayısıyla bizim her koşulda bu vize sorunundan kurtulmamız lazım. Hiçbir Türk’ün diğer AB ülkelerine akın etmek gibi bir derdi yoktur. Vize kalkarsa eminim Avrupa’da yaşayan birçok Türk, Türkiye’ye gelecektir. Bundan korkmamamız lazım. Vize serbestliği bir kazanç-kazanç meselesidir. Milyonlarca Türk vatandaşı diğer Avrupa ülkelerini ziyaret edecektir, yerel yönetimlerimiz daha fazla işbirliği yapacaktır. Otellerimiz, seyahat acenteleri daha çok kazanacaktır. İstihdam artacaktır. Halklardan halklara diyalog açıcından da önemli bir kazançtır”

“NEREDEYSE DURMA NOKTASINA GETİRİLDİ”

“Edirne, Avrupa ama Türkiye’nin tamamı Avrupa. dolaysıyla bizim eski alışkanlıklardan vazgeçmemiz lazım ve bu tarihi gerçeği, coğrafi, siyasi, hukuki gerçeği görererk hareket etmemiz lazım. Eleftheira, bizim yatakta olduğumuzu söyledi. Bizim derdimiz yatakta olmak değil, ailede olmak, evde olmak, Avrupa evinde olmak. Bizim AB ile ilişkimizde her hangi bir ilişki istemiyoruz. Özel bir ilişki veya sözde bir ayrıcalık ve ortaklık da istemiyoruz. Cumhurbaşkanımızın Roma’da söylediği gibi AB-Türkiye ilişkisinde bir Katolik evliliği istiyoruz. Dolaysıyla başka bir seçenek düşünmüyoruz. Önemli olan bu süreci sağlıklı bir şekilde yürütmek. Türkiye’nin üyelik koşullarını bir an önce yerine getirmesi, Avrupa’da layık olduğu noktaya gelmesi ve aynı zamanda AB’ye önemli katkılarda bulunarak, AB’yi küresel bir faktör hale getirmesi. 1996 yılından bu yana Türkiye ile AB arasında 2.3 Trilyon Euroluk bir ticaret hacmi söz konusu. Bugün, AB ile ticaret hacmimiz 160 Milyar Euro. Yarısı ihracat diğer yarısı da ithalat. Gümrük Birliği Güncellenmesiyle bu rakamlara 2-3 kat arttırmamız mümkün. Gümrük Birliği Güncellenmesi siyasi engellerle daha çok geciktirilmemeli. Umarız önümüzdeki dönemde bu konuda bir açılım görmek isteriz. Türkiye’nin derdi evlenmek. Türkiye üyelik istiyor ve müzakerelerde ilerleme istiyor. Müzakereler maalesef siyasi engellerle neredeyse durma noktasına getirildi. 35 fasıldan sadece 16’sını açabildik ve 1 fasılı kapatabildik. Burada Kıbrıs konusu ya da bazı ülkelerin ulusal çıkarlarını Türkiye’yi üyelik müzakereleri süresinde kullanma amacı bizi hiçbir yere götürmüyor” ifadelerini kullandı. Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER