VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 01 Temmuz 2019 10:01:29

0 Yorum

Kıspet ustasının isyanı

Kıspet ustası Adem Kayın, kıspete ve ustasına olan ilginin yurtdışında daha yoğun olduğunu ancak ülkemizde ve Edirne’de yeterli ilgiyi görmediğini belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı olan Kayın; “Yurtdışından gördüğümüz ilgiyi ne yazık ki kendi şehrimizde göremiyoruz. Yurtdışındaki fuarlara ev sahipliği yapan ülkelerden telefonla, maille veya farklı yollardan davetiye alırken. Kırkpınar’ı düzenleyen Edirne Belediye Başkanlığından, ne yılların ustası İrfan Şahin’e ne de bana bir davet bile gelmedi” dedi.

Ata sporu yağlı güreşin olmazsa olmazı kıspetin, Türkiye’de dört ustadan biri olan Edirneli Adem Kayın ile kıspet üzerine konuştuk. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı olan Kayın, günümüzde üretilen kıspetlerin yüzde 70’inden fazlasının fabrikasyon üretim olduğunu, geleneksel dikimden gün geçtikçe uzaklaşıldığını belirtti. Kayın, kıspetin yüz yıllardır geleneksel bir şekilde yapıldığını, günümüzde geleneksel şekilde kıspet diken dört usta kaldığını belirtti. Kıspetin geleneksel dikim şeklini korumak için maddi ve manevi mücadele verdiklerini vurguladı.

“KISPETLER DE GÜREŞE TUTUYOR”

Yağlı güreşte pehlivan kadar kıspetin de önemli olduğunu, er meydanında sadece pehlivanların değil, kıspetlerin de güreştiğini belirten Kayın; “Küçük yaşlarda başlayan güreş merakım, büyüdükçe el işlerine olan ilgimle harmanlanınca, kıspet ustası olma yoluna doğru yitti beni. Kıspet dikimini makinelerden çok elle yaparım. Sadece özel istenilen işlemelerde elle yapamıyorsak makine kullanırız. Kıspet hakkında pek çok şey konuştuk. Elle dikilen kıspet hem güreşçiye hem de geleneği yaşatıyor. Bir pehlivan sahaya çıktığında bir Allah ve bir de kıspeti yanında oluyor. Biz bu maneviyatla düşündüğümüz için elle dikimi sürdürüyoruz. Kıspet hem ilerleyen yıllarda geleneksel el sanatları için önemli bir konu hem de binlerce yıla yakın ata sporumuzun temel şartı. Kıspetin işlemeleri, yapım süreci, maneviyatı ne isterseniz var. Ata sporu dediğimiz yağlı güreşlerde sadece pehlivanlar değil, kıspetler de güreşe tutuyor. Bu yüzden yaptığınız her kıspetin ayrı bir yeri var” dedi.

“YURTDIŞINDAKİ İLGİ, TÜRKİYE’NİN 2 KATI”

Kayın, ülkemizde el sanatlarına ve ustalara ilginin çok az olduğunu belirtti. Suudi iş insanına diktiği kıspeti’nin sonrasında yaşanılanları aktaran Kayın; “Bu işi yapmaya başladığım günden beri, 7’den 70’e pek çok pehlivana kıspet diktim. Yurtdışında güreşen özellikle Bulgaristan’da ve Yunanistan’da güreşen pehlivanların, yüzde 80’ine kıspet dikiyorum. Halen de dikmeye devam ediyorum. Yurtdışından el işlemesi kıspeti olan pehlivanların yüzü gülerken, Türkiye’de de ne yazık ki tam tersi oluyor. En son yaşadığım bir olayı sizlere anlatınca daha iyi anlayacağınıza eminim. Sosyal medyadan yaptığımız işleri gören Suudi Arabistan’lı bir iş insanı, ortak bir arkadaşımızla irtibata geçiyor. O günlerde çok yoğundum ancak yurtdışından bir iş insanı, Türkiye’de beni tercih ediyor ve kıspet istiyor. Ölçüler alınıyor ve 1 hafta bir sürede kıspeti yetiştiriyorum. 1 haftada bitirdiğim kıspeti, 3 gün inceledim; her hangi bir ipliğinde, paçasında, sağında veya solunda her hangi bir sorun var mı diye. Sonuçta Suudi Arabistan’a giden bir kıspete ‘Bu kıspeti, Edirneli kıspet ustasından aldım’ diyecekti ve doğal olarak, hem ülkemizin hem Edirne’mizin hem de bizim reklâmımız olacaktı. Gönderdiğimiz kıspeti beğenen Suudi iş insanı, fiyatını sorduğunda, belirttiğimiz fiyata ‘Kargo parası mı?’ dedi. Şaşırdım, sonrasında bana ‘Sen bunu elinle yapmadın mı?’ sorusunu sordu. Ben de ‘evet, elimle yaptım’ dedim ve kıspeti yaparken ki çektiğim videoları bir bir gönderdim ona. Suudi iş insanı şaşırdı ve dedi ki; ‘bu kadar güzel bir kıspetin karşılığı bu olamaz’ dedi ve telefonu kapattı. Aradım açmadı. 2 gün sonra banka hesabıma baktığımda, belirttiğimiz fiyatın 10 katını yatırmıştı. Beni aradı ve tercüman aracılığıyla görüştük. El sanatlarıyla ilgili Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir fuara özel bir davetiye göndereceğini, yaptığım el işi ürünleri orada tanıtmam gerektiğini ifade etti. Ben de el yapımı kıspet, çanta, cüzdan, kartvizitlik gibi ürünleri Amerika’da fuarda sergiledim. İnanın fuar alanında açtığım tezgâhta bir tane bile ürün kalmadı ve üstüne sipariş bile aldık”

“KENDİ HALKIMIZDAN BU İLGİYİ GÖREMEMEK BİZİ ÜZÜYOR”

“Bulgaristan’a, Yunanistan’a, Dubai’ye, Makedonya’ya ve daha pek çok ülkeye kıspet veya el yapımı deri ürünleri yapıyorum. Kendi pehlivanımıza nasıl kıspet yapıyorsam, onlara da aynısını yapıyorum. Bizim yaptığımız işlere fantastik gözle bakıyorlar. Bizi şımartmıyorlar sadece değer veriyorlar ama kendi halkımızdan bu ilgiyi görememek bizi üzüyor. Biz bu toprakların değerlerini, ustalıklarını burada yaşatmak için yapıyoruz” şeklinde konuştu.

“KIRKPINAR’A DAVET BİLE EDİLMEDİK”

Kayın, Yurtdışında ve diğer illerimizde yapılan yağlı güreşlere davet edildiğini ancak 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerine davet bile edilmediğini belirtti. Bu durumun üzüntü oluşturduğunu vurgulayan Kayın; “Bizi usta olarak üzen, insanlarımız için evlerinde veya sevdiği birine hediye edebilmesi için el emeği göz nuru dediğimiz ürünleri, günümüz şartlarında minimum kârla satamaması. Yurtdışındaki deri ustası kişilerle kurduğumuz irtibatlarda farklı ürünler hakkında ortaklaşa çalışma yapıp, yapamayacağımızı soruyorlar ancak ben ve benim gibi düşünen ustalar, geleneksel ürünlerin Türkiye’de kalması veya şehrimizde kalması için hem maddi hem de manevi mücadele veriyoruz. Yurtdışındaki pehlivanlara ve meraklılarına kıspet yetiştiremezken, fuarlara ve seminerlere davet edilirken; Bırakın ilgiyi Edirne Belediyesi tarafından 658. Tarihi Kırkpınar’a davet bile edilmedik. Amacımız bedava bilet bulayım da güreşleri izleyeyim değil. Allah’a şükür o imkânım var. Örneğin; kendi ellerimle diktiğim kıspetleri kullanan pehlivanlara veya kullanmayan pehlivanlara da saha arkasında yardımcı olabilirim”

“BU YÜZDEN KIRKPINAR, GÜN GEÇTİKÇE DEĞER KAYBEDİYOR”

“Sadece ben değil, biz ustalar olarak bu konularda isteklerimizi belirtirken ifadelerimiz yanlış yönlere çekilmeye çalışılıyor. Hadi ben sevilmiyorum veya tanınmıyorum diyelim. Başpehlivanların önünde sıraya geçip, elini öptüğü UNESCO'nun somut olmayan kültür miraslarında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce 2010 yılında 'Yaşayan İnsan Hazinesi' seçilen kispet ustası İrfan Şahin’i dahi, davet edilip protokolde veya her hangi bir yer verip, onure edemedik. İrfan Usta Kırkpınar için can atıyor. Çünkü 70 yıldır diktiği kıspetleri ne başpehlivanlar, başpehlivanların dedeleri ve babaları giydi. Bugün 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde protokol tribünlerine gidin bakın, hiç alakasız insanlar en iyi yerdeyken. 70 yıldır yağlı güreşlere ve pehlivanlara hizmet etmiş, hem sevilen hem de sayılan bir insan, neden bu zamana kadar Kırkpınar’da bir kez bile protokolde oturmamıştır ama oturmaya hak eden çok az insandır. Sonra da hep şu yorumlar yapılıyor; ‘Kırkpınar’a ilgi niye eksiliyor?’ diye. Çünkü Kırkpınar’a veya yağlı güreşe gerçek anlamıyla değer veren insanlara değil de sadece podyum pozu veren kişilere değer veriliyor. Bu yüzden Kırkpınar, gün geçtikçe değer kaybediyor. Kırkpınar maddiyattan çok maneviyattır”

“KISPET VE USTASI ARASINDAKİ İLİŞKİ HİÇ BİTMEZ”

 “Benim amacım bir Edirneli olarak, Kırkpınar da Edirne’de yapılıyor diyerek, kaybolmaya yüz tutmuş bir sanatı kendi çabamla yaşatmaya çalışıyorum. Her yaptığım kıspet benim için özel. Başpehlivana ayrı, baş altına ayrı yapmıyorum. Bütün kıspetler aynıdır benim gözümde. Kendi kıspetimi fark ettirecek işaretler bırakıyorum. Kırkpınar’da veya başka güreşlerde kıspetimi giyen pehlivan varsa, güreşlerini izleyerek neler yapmam gerektiğini anlıyorum. Yaptığım kıspeti yılların ustam İrfan Şahin’e yollar, neler yapmam gerektiğini de sorarım. Bizde, ustası ve çırağının ilişkisi ile kıspet ve ustası arasındaki ilişki hiç bitmez. Yıllar geçse de bu değişmez” ifadelerini kullandı.

“SADECE BİZLER İÇİN DEĞİL, PEHLİVANLAR İÇİN DE ÖNEMLİ”

Türkiye Güreş Federasyonunun kıspet hakkında almış olduğu kararın, hem pehlivanlara hem de kıspet ustalarına iyi yönde etkilediğine değinen Kayın; “Federasyon’un kıspet hakkında aldığı karar yerinde bir karardı. Çünkü kendini kıspet ustası olarak tanıtan bazı kişiler, bir kıspetin içerisinde olmaması gereken malzemeler kullanıyordu. Bu sayede yapılan kıspetin ve ustasının da kişiliği ortaya çıkıyor. Örneğin Al Gürbüz’ün bir güreşinde rakibinin kıspeti uygunsuzdu. Gürbüz’ün rakibi kıspetini değiştirmişti. Uygun kıspeti bulamayan ve yenilen çok pehlivan gördüm. Bu nedenle bu sanatı yaşatmamız, sadece bizler için değil, pehlivanlar için de önemli” dedi.

Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER