VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 20 Mayıs 2020 23:56:40

0 Yorum

Milli Yüzücü-Antrenör: Uğur Sivrikaya

Klorun kokusu bedeniyle tanışmış her yüzücü için kuşkusuz ki en büyük hayal ve hedef milli formayı taşımaktır.Önceki yazılarımızda bu hayali gerçekleştirmiş bir çok yüzücü ve antrenörümüzle birlikte olmuştuk. Bu kez apayrı bir isimle birlikteyiz, yüzücülük döneminde milli forma ile tanışmış yüzmeyi hayatının odak noktasına taşımış kariyerine antrenörlük ile devam edip kendi gibi başarılı sporcular yetiştirmiş ve antrenör olarak da milli forma onurunu erişerek Edirne’yi bir kez daha gururla temsil etmiş Uğur Sivrikaya 1985 Edirne doğumlu, ilköğretim, lise, üniversite şimdi de yüksek lisans eğitimini Edirne’de gerçekleştirdi.Yüzücülük döneminden sonra önce Edirne DSİ oradan Galatasaray ve şuanda FMV Işık spor kulübünde antrenörlük yaşamına devam ediyor.Yüzme ile olan bağını kendi cümleleri ile şu şekilde ifade ediyor Sivrikaya “1993 yılında Nihal Aydoğmuş hocamız okulumuza gelip tarama yapmıştı, ben de en iyi arkadaşımın seçmeye katılmasıyla dahil olmak istedim, yapılan esneklik ağırlıklı denemeden sonra seçmeyi kazanıp ailemle konuyu konuşmuştum. Sonrasında arkadaşım bırakmıştı ama ben yüzmeyi çok sevdiğimden aklımdan bile geçirmedim.2003-2004 sezonu Edirne DSİ’de yüzdükten sonra üniversitemin şehirdışında olmasıyla Galatasaray Spor Kulübüne transfer oldum . En son 2013 yılında antrenörü olarak çalıştığım Edirne DSİ adına bir yarışta yarışmıştım. Şimdi ise Edirne’den sağolsunlar birkaç kulüpten master yüzme yarışlar için çağırmışlardı fakat bu sene imkan bulamadığımdan katılamadım ama yüzmeye mutlaka master yüzücü olarakta devam edeceğimi hissediyorum .”

BUGÜN EDİRNELİ YÜZÜCÜLER BİZDEN DAHA ŞANSLI

1990’lı yılların sonlarından 2000’li yılların ortalarına kadar gelen başarının sırrını özetleyen eski milli yüzücü ve milli antrenör “Mihael Mitrafon ve Nail Karakaş hocalarımızın kurdukları sistem başarıyı getirdi.Takımda çok eğlenceli bir ortam vardı, arkadaşlık vardı. Bunun yanında ciddi bir rekabet ve disiplin de vardı .Her antrenman çok ciddi ve eğlenceliydi, hepsi biraradaydı yani. Yarışlar desen Edirne içi yapılan yarışlar velilerin de katılımıyla oldukça eğlenceli geçerdi . Gülşah arkadaşımızın 1995’te bestelediği bir marşımız bile vardı, herşeyiyle bir takımdık yani .Ayrıca kulübüm DSİ özelinde imkanları azami ölçüde kullandığımızı düşünüyorum. Kara antrenman alanlarına ve bence çok önemli olan açık yüzme havuzuna sahiptik. Şimdi ise Edirne’nin çok daha gelişmiş tesislere sahip olduğunu görüyorum fakat insan değerinin, takım ruhu ve çalışmanın  bina ve tesislerden çok daha önemli olduğu düşüncesindeyim.” diyerek bugün sahip olduğumuz potansiyele ve Edirne yüzmesinin hak edilen yerde olmadığına değindi.

Milli sporculuktan milli antrenörlüğe uzanan kariyerinde bir çok sporcuya güzel bir örnek olan Sivrikaya “Öncelikle örnek olduysam ne mutlu. O dönemki büyüklerimiz de bizim idollerimizdi aslında. Takım arkadaşlarımın da örnek aldığım çok yönleri oluyordu. Türkiye şampiyonlarına gitmemizle ilk Cenk Aktaş’ı örnek almaya başlamıştım sonrasında kendisiyle milli takımda oda arkadaşı olmaktan büyük mutluluk duymuştum. Branş farketmeksizin diğer sporcuları da örnek alıyordum. Örneğin: Michael Jordan, Michael Johnson ve tabi ki Naim Süleymanoğlu.” dedi ve o günleri anımsayarak ”Özellikle kabin muhabbetleri, yarışlarda yaşadıklarımız. O kadar eğlenceliydi ki nerdeyse her anı aklımda diyebilirim .” sözleriyle bu zor sporun nasıl keyifli hale geldiğini vurguladı.

EDİRNE YÜZMESİNİN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

Edirne yüzmesinin en parlak günlerinden bugüne gelişine değinen Sivrikaya “Yükseliş; bizim neslin ilk bölgesel yarışlarıyla başlamıştı  doksanların ortası gibi, O döneme kadar Türkiye 8.liği, 12.liği gibi başarılar duyar ve imrenirdik. İlk yarışlara katılmamızla 1.likler gelmeye başlamıştı ve bu tüm takıma yayılarak bir 10 sene devam etti. Sonrasında bu neslin üniversite eğitimi dolayısıyla şehirdışında büyük kulüplere transferiyle düşüş eğilimi başlamıştı. O dönem internet ortamında çokça bu konuyu işlemiştim sonrasında da antrenör olarak çalışıp katkı yapma fırsatı bulmuştum.” dedi. Ayrıca Edirne havuzlarından geçen yüzücülere de değinen milli sporcu “Herkesin ayrı güçlü özellikleri vardı.Yetenek olarak Nazlı Uzman derim, kendisine de çokça ifade etmişimdir. Gülşah Günenç’in başarıları tartışılmaz, Fulya Terzi, Ceyhan Güler, Cem Paşaoğlu en sevdiğim ve beğendiğim desteklerini aldığım kulvar arkadaşlarımdı. Sprint konusunda Burak Fındık arkadaşımı ve Güven Duvan’ı çok başarılı bulmuşumdur. Mesafe dediğimizde ise Özden Sarı .” diyerek sözlerine devam etti.

SPOR HAYATI AKADEMİK HAYATA OLUMLU ETKİ EDİYOR

Uzun süren yüzme hayatı sonrası yüzme antrenörlüğüne devam eden Sivrikaya’ya “hiç neden uğraşıyorum bu işle diye sordun mu” dediğimizde ise”İnan hiç olmadı , ara verdiğimde çok özlüyordum hatta antrenörlüğe her ara verdiğimde yüzmeye geri dönmeye çalışıyordum yakın zamana kadar artık daha sakinim.” diyor ve genç yüzücülere “Kesinlikle yapabilecekleri en sağlıklı sporu yaptıklarını bilsinler. Spor hayatının  akademik hayata olumlu etki ettiğine inanıyorum, bu konuda çokça örnek verebilirim.” diye ekliyor.

BAŞARI İÇİN DAHA İNCE ELEMELİYİZ

Edirne yüzmesinin tekrar eski başarılarını yakalaması için tavsiyelerde de bulunan başarılı milli sporcu ve milli antrenör “Öncelikle bu yazı dizisinin Edirne’deki yüzme tarihinin bilinmesi açısından, not düşülmesi açısından bir başlangıç olarak görüyorum. Tekrar eski başarıların yakalanmasına gelirsek bizim dönemimizdeki amatör ruh ne kadar hakim olabilir bilemiyorum, bizim dönemimizdeki antrenörlerin çok fedakarca bu işi sürdürdüklerini biliyorum . Zamanın ruhu da değişti ama başarı için önce değerli işler yapmayı öne almamız gerekli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca maddi dünya nicelikten yana, öyle bir sistem kurulmalı ki niteliği ön plana çıkarmalıyız .Çocuklarımızın spor yapması tabi ki çok değerli bir şey fakat başarı için daha ince elemeliyiz.” diyerek sözlerine son verdi. Edirne yüzmesine kattıkları ve genç sporculara iyi bir örnek olarak yazı dizimiz için yaptığı paylaşımları için kendisine teşekkür ederiz.

Bir sonraki yazımızda İstanbul ve Ankara kulüplerinde başarı yakalayan sonrasında tecrübelerini Edirne yüzmesine aktaran ve bir çok milli yüzücü yetiştiren başarılı antrenörümüz Serhat Çetinkaya ile birlikte olacağız. Keyifle okumanızı dilerim.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER