VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 16 Ekim 2020 11:38:24

0 Yorum

“Peygamberimizin ilme verdiği önem”

         Yüce dinimiz İslam ilmi nur, cehaleti ise karanlık olarak kabul eder. Aynı zamanda Rabbimiz Kur’an-ı Kerimi de nur olarak niteler: “Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil ve apaçık bir nur indirdik”. (Nisa Suresi 174. Ayet) Vahiy de bir bilgi alma çeşididir aslında. Alemlerin Rabbinden gelen bir ilim. Allahu Teala peygamberimize vahiyle bilmediklerini öğretmekte olduğunu da bildirmektedir. Kasas Suresi 46. Ayet) Peygamberimiz de Rabbinden almış olduğu bu bilgileri insanlara hem tebliğ ediyor hem de yaşayarak nasıl uygulanması gerektiğini öğretiyordu. Bakara Suresi 151. Ayet-i kerime de“ Nitekim kendi aranızdan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik” buyrularak bu gerçek ifade edilmektedir.

        Peygamberimizin muallimi Cebrail (a.s.), peygamberimiz de insanlığın muallimi idi. Bir defasında mescide girdiğinde iki grup görmüştü. Bir grup Kuran okuyor dua ediyorlardı. Diğer grup ise ilim öğreniyor ve öğretiyorlardı. Sevgi dolu bakışlarla iki gruba da muhabbetini gösterirken “Her biri hayır üzeredir. Şunlar Kuran okuyor ve Allah’a dua ediyorlar; Allah dilerse onlara verir dilerse vermez. Bunlar ise ilim öğreniyor ve öğretiyorlar. Ben de muallim olarak gönderildim” buyurarak hem ilme verdiği değeri hem de kendisinin de muallim olduğunu ifade etmişti.

          Peygamberimiz insanları cahiliyye toplumundan alıp yüksek İslam medeniyetinin değerli şahsiyetleri yaparken hem yaygın eğitim hem de özel eğitim yöntemlerini uyguluyordu. Gerek mescidde, gerek çarşıda, gerek ordusunun karşısında, onlara vaazlar vererek, nasihatler ederek yaygın eğitim şekilde; Ey Ebu Zer! Güneş nereye gitti biliyor musun? (Tirmizi, Fiten,22.) Muaz b. Cebel Yemen’e gitmek için yola çıkacağı sırada “Sen ehl-i kitap bir kavmin yanına gidiyorsun... Mazlumun bedduasından sakın! Çünkü bu dua ile Allah Teala arasında bir perde yoktur” (Buhari, 3:73) hadislerinde olduğu gibi özel eğitimler veriyordu. Peygamberimizin ilme verdiği değeri hayatının birçok karesinde görmek mümkündür. Meine’ye hicret eder etmez hem ibadet hem de ilim yeri olan Mescid-i Nebeviyi inşa etmesi, Bedir Gazvesi esirlerini 10 Müslüman çocuğa okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakması, kendisinden öğrenilen şeylerin diğer insanlara aktarmalarını istemesi, Ashabı Suffada sahabeleri yetiştirmesi ve onların ihtiyacını kendi hanesinin ihtiyacından önde tutması, Zeyd b. Sabit’ten İbranice öğrenmesini istemesi...

        “İlim öğrenmek öğrenmek her müslümana farzdır” (İbn Mace, Sünnet, 17) buyurması peygamberimizin ilme verdiği önemi ifade etme yanında Müslümanlara da bunun önemini bir emirle bildirmektedir. Peygamberlerinden bu ilhamı alan müslümanlar da asırlarca dünyaya ilim yaydılar. Ümmetinin de ilme verdiği önemi ifade etmesi açısından Nabi’nin şu şiirini aktararak yazımıza son verelim:

“Sa’y kıl ilm-i şerife şeb ü ruz

Kalma hayvan-sıfat, ol ilm-amuz

İlim bir lücce-i bi-sahildir

Anda alim geçinen cahildir

Etme ar öğren oku ehlinden

Herşeyin ilmi güzeldir cehlinden”

 

*Bu yazı, Edirne İl Müftülüğü D. H. Uzm. Sait DOĞAN tarafından "Cuma Yazısı" olarak yazılmıştır.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER