VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 19 Ağustos 2019 10:21:01

0 Yorum

“Sadece malul bir teklif var”


Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 161

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

 

Edirne Memur-Sen İl Temsilcisi Erdinç Dalgıç, toplu sözleşme görüşmeleri ile ilgili yazılı açıklamalarda bulundu. Dalgıç, görüşmeler hakkında; “Ne makul ne de makbul bir teklif var. Sadece malul bir teklif var. dedik” ifadelerini kullandı.

Edirne Memur-Sen il temsilcisi Erdinç Dalgıç, yapılan toplu sözleşme görüşmeleri ile ilgili basın açıklaması bulundu. Dalgıç tarafından yazılı bir şekilde yapılan açıklamada görüşmeler hakkında “Ne makul ne de makbul bir teklif var. Sadece malul bir teklif var” genel değerlendirmesinde bulundu. Dalgıç; “Hepinizin yakından takip ettiği ve bildiği gibi 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri, 1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladı. 16 Ağustos’ta yani dün itibariyle de Kamu İşveren Heyeti, masaya ilk teklifini sundu. Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde, bizim tekliflerimizin kendisine iletilmesinden tam 22 gün sonra masaya teklif sundu. Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif; gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip. Kamu İşvereninin teklifi; ‘teklif gecikti’ siteminin ve tepkisinin ötesinde ‘teklif geçiştirildi’, ‘masa önemsizleştirildi’ ve ‘alın terimiz değersizleştirildi’ tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir. Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi; Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir. Kamu İşveren Heyetinin geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış teklifinin içeriğinde; bize teklif edilmesi bir tarafa masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor. Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif; ‘Güçlü Türkiye imkânsız’, ‘Büyük Türkiye anlamsız’ ve ‘Yeni Türkiye gereksiz’ fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz. Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir, Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir. Memur-Sen Konfederasyonunun ve yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri; teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun, çözüme matuf, içeriği makbul, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördü. Bu kabule rağmen, Kamu İşvereninin 24 Temmuz’da sanki kendisine hiç teklif sunulmamış, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına, demokratik ve sendikal haklarına, özlük hakları ve çalışma şartlarına dair tekliflerinden bihaber kalmış bir profil çizmesini ne kabul edilir ne de anlaşılır bir tutumdur.Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için yüzde 3,5 + yüzde3 ve 2021 için yüzde3 + yüzde 2,5”

“SADECE MALUL BİR TEKLİF VAR”

“Bu oranlar; Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil. Bu oranlar Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil. Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle sunulan Kamu İşvereni teklifi; ‘kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı’ sona ermesi gerekirken aksine ‘kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı’ eklenme çabası olarak da görülebilir. Siyasi irade, toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli, teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir. Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı; evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın Dimyata pirince gitmektir. Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin! 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde

Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı; 2020 için yıllık toplamda  yüzde6.60, 2021 için yıllık toplamda yüzde5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise  yüzde12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. Bu durumda kamu görevlilerine ve onların yetkili temsilcisi konumunda konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir; 2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin. Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde yüzde15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde yüzde12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını normal kabul edin. Yetmez, ‘gecikme zammı aylık yüzde2,5, yıllık yüzde30 iken maaş zammınızın yıllık yüzde6’lar ve iki yıllık toplamda yüzde12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin’ deniyor. Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi yüzde5, aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise yüzde9,5 ve yüzde5,9 iken aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise sırasıyla yüzde13,9 ve yüzde11,5 olarak kayıt altına alınmış. Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman 2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor. Diğer taraftan 2019 yılında uygulanan yeniden değerleme oranının yüzde23’ün üzerinde olduğunu ve mevcuttaki tutumu devam ederse 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranının da yüzde27-yüzde30 bandında olacağı gerçekleri de gün gibi ortadır. Bir başka ifadeyle, kamu tarafı bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık yüzde27 oranında zam yapılacaktır. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Hükümetin bütçe teklifinin Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde ‘bir önceki yılın bütçesinin ilgili yıldaki yeniden değerleme oranı kadar artırılması’  uygulamasına geçilmiştir. Buna bağlı olarak, 2020 yılı bütçe teklifi Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde 2019 bütçesinin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırılması söz konusu olacak. Böyle bir durum gerçekleşirse; 2020 yılında Hükümetin bütçesine yaklaşık yüzde27 civarında zam yapılırken kamu görevlilerinin maaşlarına ise yüzde3,5+yüzde3 zam yapılması gibi bir garabet ortaya çıkacaktır. Bütün bu veriler üzerinden şunu söylemek gerekir ki; ‘Memuru enflasyona ezdirmeyiz’ vaadi Hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerekir. Bir başka anlatımla Hükümetin ilk teklifinin 2020 ve 2021 için sırasıyla Merkez Bankasının beklenti anketindeki yüzde13,9 ve yüzde9,5 oranları dikkate alınarak şekillendirilmesi ve masaya getirilmesi gerekirdi. Diğer taraftan, toplu pazarlık masası sadece maaş ve ücret zamlarıyla sınırlı bir pazarlık masası değil. Masada, haklar, sosyal hak ve yardımlar, özlük hakları ve çalışma şartları da pazarlığın kapsamında değerlendiriliyor. Hizmet kollarındaki yetkili sendikalar tarafından sunulan teklif metinleri üzerinden bir değerlendirme yapılarak hizmet kollarına yönelik bir teklif içeriği de oluşturulmamıştır. Bu bakımdan Kamu İşvereninin teklifi sonrasında ‘ne makul ne de makbul bir teklif var. sadece malul bir teklif var’ dedik” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

 

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER