VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 15 Ocak 2020 09:11:20

0 Yorum

“Sefalet ve güvencesizliğe karşı mücadele edeceğiz”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Temsilcisi Nedim Zobar; “Yaşanan ekonomik krizin neticesi olarak artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon kamu emekçilerinin yaşamını ciddi bir şekilde etkilemiştir” dedi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Temsilcisi Nedim Zobar, TÜİK verilerinin ekonomi hakkında yayınladığı istatistik, asgari ücret, emekli maaşları vs. gibi pek çok konuda yazılı bir basın açıklamasında bulundu. Zobar, bir sefalet düzeninin oluşturulduğunu ve buna karşılık mücadele edeceklerini belirtti. Zobar açıklamasında; “Türkiye’deki ekonomik ve sosyal yaşam şartlarını yok sayan AKP iktidarına sesleniyoruz. 2019 yılı, ekonomik krizin doruğa ulaştığı ve yıkıcı etkilerinin en ciddi şekilde hissedildiği yıl olarak geride kalmıştır. Ülkemizde işçi, memur ve emeklilerin yıllık zam oranları, büyük ölçüde çarpıtılan rakamlara göre belirlenmiştir. Yaşanan ekonomik krizin neticesi olarak artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon kamu emekçilerinin yaşamını ciddi bir şekilde etkilemiştir.

AKP iktidarı gerçeği yok sayarak rakamları küçülmekle uğraşırken eriyen maaşlar, artan borçlar, artan işsizlik ve gıda artışları emekçilerin gerçek gündemi olmuştur. Emekçiler; temel besin maddelerini dahi karşılayamaz duruma getirilmiştir.

TÜİK’in konut, gıda, içecek gibi kalemlerle derlediği ve enflasyonu hesaplamada kullandığı verilerde, manipülasyon yaptığı açıktır. Hükümet, enflasyon ile değil enflasyon sepetiyle mücadele ederek enflasyon rakamlarını olduğunda farklı çıkarmaktadır. Resmi olarak açıklanan enflasyon ile emekçilerin enflasyonu arasında çok ciddi bir uçurum vardır. Kamu emekçilerinin ve halkın gündemi bu rakamların üstünde seyretmektedir. Ekonomide sözde büyüme ve toparlanma söylemlerine rağmen yurttaşların yaşam standartları gün geçtikçe daha da kötüye gitmiştir.

AKP iktidarının, resmi enflasyon ve işsizlik oranlarındaki düşüş iddialarına karşılık gerçekler farklıdır. Türkiye 2020 yılının ilk günlerinde çift haneli işsizlik oranları ve çift haneli enflasyon oranları ile karşılaşmıştır.Son bir yılda TÜİK verilerine göre gıda yüzde 20 oranında zamlandı. Ancak büyük ölçüde rakamları çarpıttığı anlaşılmaktadır. Çarşıda, pazarda, marketlerde ve alışverişin yapıldığı tüm noktalardaki fiyatları göz önüne aldığımızda 2019 yılının son ayına gelindiğinde gıda harcamaları TÜİK verilerinin aksini yüzde 42’yi göstermektedir.  Tüm kamu çalışanlarının gerçek enflasyonu gıda da yaşanan artış oranıdır. Türkiye’de yoksulluk sınırı 9 bin TL’yi aşarken Memurların yüzde 80’i yoksulluk sınırı altında geçim savaşı vermektedir. Hükümet 2019 yılında kamu emekçilerinin yaşam standartlarını göz önüne almayarak yüzde 4+4 zamma mahkûm etmiş, kamu emekçilerini adil ücret hakkından yoksun bırakmıştır. 2020 yılı için TÜİK verilerini yüzde11,84 olarak açıklamışsa da bu oran, emekçilerin ve yurttaşların nezdinde yok hükmündedir. İktidar bu süreçte yine TÜİK verilerini manipüle etmiş adeta enflasyon oranlarını düşük göstermek için elinden geleni yapmıştır. Kısacası iktidar enflasyon oranını ülkenin içerisinde bulunduğu duruma göre değil kendi isteğine göre belirlemiştir.

2020 yılı için yüzde 4 toplu sözleşme zammına ek olarak yüzde 1,5’lik enflasyon farkının verilmesi yani memur ve memur emekli maaşlarına yüzde5,5 oranında yapılan zam sefalet ve açlık zammından başka bir şey değildir.

En düşük memur maaşı 193 TL zam ile 3 bin 417 TL’den 3 bin 610 TL’ye yükselirken devlet en düşük memur maaşına 3,71 kg et oranında, en düşük memur emekli maaşı 137 TL zam ile 2 bin 435 TL’den 2 bin 572 TL’ye yani 2,6 kg et oranında zam yapmıştır.

3 bin 600 Ek gösterge bir vaat olarak kalmış, 3 bin 600 Ek gösterge bekleyen memurlar için 2019 yılı hayal kırıklığı ile geçmiştir.

2020 yılı için ön görülecek bütçe bu yıl cumhuriyet tarihinde ilk kez 1 trilyon TL’yi aşmış, bütçeden memura ve emekçinin hakkına yine yüksek zamlar ve vergiler düşmüştür.

Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı, 11 ayda 9,6 milyar lira harcarken, Diyanet’in harcaması 6 bakanlığı, birçok başkanlık ve müdürlüğü geride bırakmıştır. Diyanetin yaptığı harcama ortalama olarak ataması yapılmayan 180 bin öğretmenin maaşına denk gelmiştir.

Sonuç olarak 2019 yılında kamu emekçisinin payına; yoksulluk, açlık, sömürü ve güvencesizlik düşerken 2020’de de ne yazık ki kamu emekçilerini aynı kader beklemektedir.Bu bakımdan biz kamu emekçilerine dayatılan sefalet ücretine karşı;

Yüksek vergilere, Zamlara, Güvencesizliğe ve geleceksizliğe, Sendikal baskılara karşı, Topyekûn mücadele edeceğimizi, Hem emeğimize hem cumhuriyetimize sahip çıkacağımızı, Bize dayatılan bu sefalet düzenine son vermek mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” Haber Merkezi

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER