VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 27 Haziran 2019 10:35:57

0 Yorum

Tarihi Kırk(k)ınar yağlı güreşleri


Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 161

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Notice: Undefined offset: 0 in /home/lohqytoz/domains/edirneahval.com/public_html/resources/template/news.php on line 164

Köşe yazımı okuduğunuzda neden başlığını bu şekilde yazdığımı zaten anlayacaksınız…

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinlikleri hakkında duyduklarımı ve gördüklerimi paylaşmak istedim.

Kırkpınar’ın tarihi değeri tartışılmaz ancak biz bunu nasıl değerlendiriyoruz?

Kırkpınar’ın geçmişiyle bugünkü halini bilinen yazılardan uzak bir şekilde, kendimce farklı bir konuya değinerek yazmak istedim.

Elbette ki Edirne Valiliği, Edirne Belediye Başkanlığı, Edirne Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve ilgili dernekler mutlaka ki çalışmalar yapıyor.

Her yıl Kırkpınar hakkında önemli kararlar düşünülülerek alınıyor…

Bu kararların eksileri ve artıları da oluyor ancak her yıl Kırkpınar’a ne katabiliyoruz, neleri giderebiliyoruz?

Peki, bizler Edirne’de yaşayan insanlar olarak, Kırkpınar’a ne kadar değer veriyoruz.

Kırkpınar Yağlı Güreşleri kadar içeriği de önemli elbette…

Deriz ya hep; “7’den 70’e ilgi var” diye, hissedilen sıcaklığın 40 derecenin üzerinde olduğu bir alanda güreşmek ayrı bir his ve o güreşçileri izlemek ayrı bir duygu…

Güreşen kadar izleyenler de zorlanır, terler, heyecanlanır, sevinir veya üzülür…

Çocukluğumda, Kırkpınar zamanında ailemizi ziyarete Edirne’ye gelen misafirlerle birlikte Babamın teklifi olurdu; “Gelin sizi Kırkpınar’a götüreyim. Bir daha kısmet olmaz. Burada güreşenleri başka yerde göremezsiniz” diye giderdik.

Gazetecilik hayatımdaysa 7 yıldır aralıksız izliyorum Kırkpınar’ı…

Kırkpınar’ın ilgi kaybetmesini, değişen isteklere mi?, teknolojiye mi?, ilgili Bakanlığın veya Belediyenin çalışmadığına mı?, dikkat çekmemesine mi? bağlarsınız bilemem…

Çünkü bugün “Neden Kırkpınar’a gitmiyor sunuz?” diye sohbetlerimizde çiğnediğimde birbirinden farklı cevaplar ve yorumlar alıyorum.

Haber konusuna taşımak istediğimde ise hangi sorunu veya hangi konuyu öne çıkarmakta kararsız kalıyorum.

Çünkü söz konusu Kırkpınar olunca, ulaşım da, güreşçisi de, yağcısı da, davul-zurna takımı da, ağası da, yeme-içme mekânları da, sahası da önemli, biri olmazsa diğeri de olmuyor.

Yazımın en başında dediğim gibi; “sorunları gidermek adına çalışmalar ve yenilikler yapılıyor veya yapılmaya çalışıyor” ancak halk isteklerini ve şikâyetlerini resmi olarak değil de sadece kahvehanelerde veya sosyal medya’da yapıyor.

Böyle olmamalı, “her şeyi devletten beklememek lazım” sözü Kırkpınar için geçerli…

Kırkpınar’ı Kırkpınar yapan tarihi kadar katılanlar da…

Kırkpınar’ı seven herkesin; çayını veya kahvesini içerken, yemeğini yerken, dışarıda bir yerde otururken yetkili mercilere şikâyetlerini, memnuniyetlerini, isteklerini, düşüncelerini kalem kalem yazmalı ki yapılacak çalışmalar büyük bir önem kazansın.

***

Edirne’ye FİAT bayii olan Özakıncılar Otomotiv’e ödül takdimi için TOFAŞ CEO’su Cengiz Eroldu gelmişti. Ödülleri takdim etti, çalışanlarla ve yöneticilerle sohbet ettikten sonra gazetecilere açıklamaları olmuştu.

O gün oradaydım, yakından takip etim çünkü Cengiz Eroldu’nun geleceğini öğrenince, aklımda Edirne’ye dair izlenimlerinin neler olduğunu, bir yatırımlarının olup olmayacağına dair çeşitli sorular vardı.

Eroldu’ya da sorularıma sorma fırsatım oldu ve; “Edirne’ye dair yatırımlarınız olacak mı? Türkiye’nin önemli bir markasının CEO’su olarak Edirne’ye ticari anlamda nasıl bakıyorsunuz?” şeklindeydi.

Eroldu önemli konulara değinmişti. Detayları okumak için www.edirneahval.com’dan 25 Mart 2019 tarihindeki “Turizm yatırımlarına önem verilmeli” başlığındaki haberimizi okuyabilirsiniz.

Ben sadece Eroldu’nun açıklamasındaki Kırkpınar kısmını sizlerle paylaşmak istedim.

Eroldu açıklamasında; “Trakyalı olarak Trakya’yı çok fazla sanayiyle boğmamak lazım. Trakya’nın ve Edirne’nin toprakları ne kadar verimli olduğunu sizler de biliyorsunuz. Son günlerde Trakya’da bir çevre sorunu da başlamış. Edirne’nin turizm potansiyelinin yeteri kadar değerlendirilmediğini düşünüyorum. Yunanistan ve Bulgaristan’a komşu olan, Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış, Kırkpınar gibi bir değeri olan bir şehir. Ancak baktığımızda Edirne’de Kırkpınar, hak ettiği yerde değil, hak ettiği değeri görmüyor. Edirne’de öncelikli olarak turizm yatırımlarına önem verilmesi gerektiğini, daha ön planda olmasını düşünüyorum” şeklinde cevap vermişti.

Türkiye’nin köklü bir şirketinde CEO olarak görev yapan, ülkemizin dört bir yanını görme imkânı bulunan, binlerce kişiden sorumlu olan bir kişinin yorumu bile Kırkpınar’ın dışarıdan nasıl gözüktüğünü, neler hissettirdiğini apaçık ortaya koyuyor.

Sadece Eroldu’dan değil sokaktaki Cemil aga, esnaf Hüseyin amca, şoför Haluk abi, aşçı Ayşe teyze de aynı şekilde yakınıyor.

Kırkpınar vakti yaklaştığında eskiden bir heyecan olurdu ama gerçek anlamıyla bir heyecandı…

Babam esnaflık yapardı, bu nedenle Kırkpınar zamanı nasıl hareketlendiğini, nasıl heyecanlanıldığını görürdüm.

O zamanın ruhu ve heyecanı, ne yazık ki kaybolmuş durumda…

Şimdi sadece “Antalya’dan, Sakarya’dan, Tokat’tan, Samsun’dan, Balıkesir’den, Ankara’dan güreşçiler, antrenörleri, yakınları gelecek ve biz de para kazanacağız” mantığıyla bakılıyor.

Önceki gibi manevi heyecan değil, maddi endişe ve hazırlık var.

Ülkemizde klişeleşmiş bir söz vardır, genelde bayramlar için kullanılır; “aman azizim, nerede o eski bayramlar” diye…

Benim gördüğüm, son 10 yılda biz de Kırkpınar için “aman azizim” demeye başladık…

Şimdiyse “Kırkpınar bitse de tatil yapsam. Akrabaya gezmeye gitsem. İş yerinden izin alsam” vs. gibi söylemleri daha çok işitir olduk.

Kırkpınar bir velinimet değilmiş de sanki bir baş belasıymış gibi lanse ediliyor ve bu durum Kırkpınar’a yansıyor.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri değil de Tarihi Kırkkınar Yağlı Güreşleri gibi, kınayan kınayana…

658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinliklerinde umarım üzerimizdeki bu ölü toprağını, iştahsızlığı, heyecansızlığı atarız.

Şimdiden 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinliklerinde; büyüğünden küçüğüne güreşen tüm pehlivanlara, çalışanlarına, katkısı olanlara, esnaflara, işletmelere tüm herkese hayırlı olmasını dilerim.

Kırkpınar’ı kırk kınamak yerine kırk pınarından kırk bereketinden yararlanalım bence…

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER