VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 17 Mayıs 2019 10:03:28

0 Yorum

“Teşviklere doğru yön verilmeli”

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, çiftçilere ve üreticilere verilen teşviklerin doğru yönlendirilmesi gerektiğini ifade ederek; “Teşvikler çok önemli bir mekanizma. Teşvikleri doğru bir şekilde planlayarak, hangi bölgede hangi ürünlerin üretilmesi gerekiyorsa o yönde teşvik verilmesi gerekiyor” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığından daha öce yapılan yapılan açıklamada 2019 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarında toplamda 8.8 milyar TL ödeme yapıldığını yazmıştık.Edirne ve Trakya Bölgesinin başlıca tarım ürünleri olan Buğday, Ayçiçeği, Kanola, Çeltik ve Mısır’da desteklemeleri hakkında Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk ile görüştük. Genç çiftçi sayısından alternatif tarım ürünlerine, buğday fiyatlarından kanola artışına kadar pek çok konu hakkında görüşünü aldığımız Başkan Öztürkle dobra dobra bir söyleşi gerçekleştirdik.

“ÜRETİCİYİ RAHATLATMADI”

Öztürk buğdayın birim fiyatındaki artışın iyi karşılandığını ancak girdi maliyetleri nedeniyle belirlenen fiyatın üreticiyi rahatlatmadığını vurguladı. Öztürk son zamanlarda destekleme ve piyasa talebi nedeniyle kanola ekiminin de yüksek oranda arttığını ifade etti. Öztürk; “Buğday fiyatları için iyi bir fiyat belirlendi. Ancak çiftçi ve üreticinin girdi maliyetleri olan gübre, mazot, ilaç gibi girdi maliyetleri dövizden en çok etkilenenlerden. Verilen fark enflasyon oranına göre iyi ancak üreticiyi rahatlatmadı. Ondan dolayı bu yıl Buğday ekim alanlarında daralmalar görüyorum. Buğday üreticisinin para kazanamaması, çıkış yolu olarak kanolayı gördü ve gözle görülür biçimde kanola üretimi arttı. Kanolanın fiyatı ve desteklemesinin yüksek olması, Edirne ve bölgemizde ilginin artması neden oldu” dedi.

“SÜNEYLE İLGİLİ YOĞUN BİR POPÜLASYON GÖZÜKÜYOR”

Yaklaşan buğday hasadı öncesi verimin memnun edici olduğunu ifade eden Öztürk, Ayçiçeğindeyse süne sorun olduğunu belirtti. Öztürk; “Buğdayların görüntüsüne baktığımızda görüntüler güzel. Ancak erken ekilen ayçiçekleri bozuyorlar. Süneyle ilgili yoğun bir popülasyon gözüküyor. Mevsim değişikliğinden dolayı ve kışın sert geçmemesi süne artışına neden oldu. Küresel ısınmanın tarım alanlarına ne gibi zararlar veriyor, neleri değiştiriyor bu konulara da dikkat etmemiz gerek” şeklinde konuştu.

“DAHA RADİKAL YÖNLENDİRMELERİN YAPILMASI GEREKİYOR”

Artan maliyetler karşısında ürün çeşidi ve verimlilik anlamında çiftçilere ve üreticilere verilen teşviklerin hayati değer taşıdığını belirten Öztürk; “Çiftçilerimizin ortalama yaşı 57’ye geldi. Gençlerin çiftçiliğe ilgisi gün geçtikçe azalırsa 15 yıl sonra çiftçiliği kim yapacak? Gıda sektörünün her ürünü hem yaşanılan kentte hem de ülkeler için stratejik olduğunu belirtiyoruz. Bir şekilde bu insanlara para kazandırmamız gerekiyor. Üreticilerimize gerekli bilgileri ve paylaşımları yapıyoruz. Ancak bu durum için en büyük rol Tarım Bakanlığında. Teşvikler çok önemli bir mekanizma. Teşvikleri doğru bir şekilde planlayarak, hangi bölgede hangi ürünlerin üretilmesi gerekiyorsa o yönde teşvik verilmesi gerekiyor. Bu konuyla ilgili bir çalışma yapıldı. İllerin önceden ve şimdiki zamanda neler üretmiş buna göre teşvikler veriliyor. Mesela Edirne’de eskiden 20 çeşit ürüne az veya çok teşvik verirken, şimdiyse bu sayı Buğday, Kanola, Ayçiçeği, Mısır ve Çeltik olmak 5’e düşürüldü. Teşvikleri bu şekilde yapmak, iyileştirmek adına bir çözüm yolu ama baktığınızda eksik olan ve ihtiyaç olan ürünler de var. Örneğin ‘Arpa ekme’ deyip ihtiyaç olan ‘patates ek’ diyebilir. Daha radikal yönlendirmelerin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“KISA VADEDE FAYDA SAĞLAR ANCAK UZUN VADEDE HİÇBİR ŞEY YAPAMAZ HALE GELİYOR”

Öztürk tarım politikalarında alınan kararların herkes tarafından benimsenmesi gerektiğini aksi takdirde uygulanacak ufak değişikliklerin uzun vadede olumlu sonuç vermeyeceğini ifade etti. Öztürk; “Tarım bakanlığından Ziraat Odalarına, Sivil Toplum Kuruluşlarından üreticisine kadar herkesin bir yol haritası belirledikten sonra ekilmesi gerekenler ile ekilmemesi gerekenlerin, başka bölgelerde ekilmesi gerekenlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. Bunu sağladıktan sonra yol haritasının değiştirilmemesi gerekiyor. ‘Siyasi baskı var. Üretici baskı yapıyor’ veya ‘halk baskı yapıyor’  vs. değil, ne karar alındıysa uygulanması gerekiyor. Alınan kararı hafif de olsa farklı yerlere çektiğimizde, kısa vadede bir takım işler yapılabilir ancak uzun vadede hiçbir şey yapamaz hale geliyor. Bölgelerin üretimlerine bir dizayn getirilmesi gerekiyor. Yeri geldiği zaman teşvikler de çok arttırılabilir. Yurt dışından temin ettiğimiz ve ciddi anlamda yüksek miktarla para ödediğimiz ürünler var. Yurtdışına vereceğimiz para miktarı kadar bölgelerde teşvikler yeri geldiği zaman en yüksek seviyede tutulma, üretim çoğalır. Kırmayalım etmeyelim ile olmuyor bu işler. Kim olursa olsun, çiftçilerimizde biz de doğru bir tane. O doğruyu belirlemek, derinlemesine çalışmalar yapıp, o planı masaya koyup arkasında durmak gerekiyor. Herkese göre doğru oluşturmaya çalışırsak doğru diye bir kavram ortadan kalkıyor” ifadelerini kullandı.

“GELİŞECEĞİNE İNANIYORUM”

Son yıllarda tarım platformlarında adından sıklıkla bahsedilen Lavanta üretiminin Edirne ve Trakya bölgesinde gelişeceğine inandığını belirten Öztürk; “Lavanta eken üreticilerimiz var. Edirne’nin kuzey hattında kıraç araziler dediğimiz alanlar için çok uygun. Lavanta üretimi ve yapılan çalışmaların gelişeceğine inanıyorum. Konuyla süreç işliyor ancak bizim üreticimiz görmek istiyor. Lavantalar geliştikçe ekonomik olarak bir şeyleri ifade etmeye başladığında, bunu görenlerde mutlaka lavanta üretimine yatırım yapacaklardır. Lavanta da geç yetişen bir bitki ve biraz sabır isteyen bir iştir. Edirne’ye katma değer sağlayacak ve üreticisine kazanç getiren ürünlerden” dedi.

DESTEKLEMELER

Tarım ve Orman Bakanlığının Buğday, Çeltik, Ayçiçeği, Kanola ve Mısır için belirlediği dekar başına destekleme rakamları belirlenmişti. Türkiye’nin tarımsal açından stratejik ürünlerinden biri olan Buğday için dekar başına 15 TL mazot, gübre içinse 4 TL destek veriliyor. Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yüzde 50’sinden fazlasını karşılayan Edirne’de çeltik üreticileri için verilen destek, dekar başına mazotta 40 TL iken gübre için 4 TL olarak belirlenmiş. Trakya Bölgesinin simgesi ve olmazsa olmazlarından Ayçiçeği için belirlenen destek dekar başına 19 TL mazot, gübre için de 4 TL olarak belirtilmiş. 2019 yılındaysa Edirne’de ekimi 3 kat artış gösteren Kanola’ya olan destekleme fiyatı dekar başına mazotta 10 TL, gübre’de 4 TL olarak belirlenmiş. Mısır için belirlenen desteklemeyse dekar başına mazota 19 TL, gübre için 4 TL olarak ifade ediliyor. Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER