VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 29 Mayıs 2019 10:17:31

0 Yorum

“Trakya’da Gastronominin önemi”

Çakır, “Gerçekleştirilen Gastronomik festivaller yeterli midir?”, “Gastronomi anlamında Trakya ne kadar önemli?” sorularını yanıtladı. Çakır özelikle Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin ortak bir gastronomi festivali olması gerektiğine de değindi. Çakır;  “Trakya’da süt ve süt ürünleri alanında 3 ilin (Edirne, Tekirdağ, Kırklareli) ortak bir festivali olmalı. Bu festivalde Trakya Eski Kaşar Peyniri, Trakya Beyaz peyniri vb. süt ürünleri ele alınmalı. Trakya tüm Türkiye’ye en iyi peynirlerin bu coğrafyadan çıktığını anlatmalı. İller tatlı rekabeti de kendi içinde yaşamalıdır” vurgusu dikkat çekiyor.

3-Gerçekleştirilen Gastronomik festivaller yeterli midir?

A.Ç :  “Trakya’da gerçekleştirilen gastronomi festivallerinin hem sayısı hem de içeriği yetersiz. Birçok festivalimizin gastronomiyle ilgisi maalesef adından ibaret. Çilek festivali yapıyoruz, yarışmaya girecek çilek üreticisi yok. Kiraz festivali yapıyoruz, ortada kiraz yok. Çeltik festivali yapıyoruz, çeltiğe dair bir etkinlik yok. Tarım festivali yapıyoruz, firmaların araç ve makina tanıtımından ileriye gidemiyoruz. Festivallere isim belirleme konusunda daha seçici olmamız gerekiyor. Örneğin “Ergene Boza Festivali ve Sünnet Şöleni” dediğimizde boza ile sünnet şenliğini ya da “Edirne Bando ve Ciğer Festivali” dediğimizde ciğer ile bandoyu nasıl bir araya getirebiliyoruz? Festivallerde uluslararası kelimesini kullanmak kulağa çok hoş geliyor. Düzenlediğimiz festivaller gerçekten uluslararası mı? 2-3 tane folklor ekibi davet etmekle yaptığımız etkinlikler uluslararası olmaz. Uluslar arası olmak zorunda da değil. Çoğu zaman yerel dokuyu yakalamak yeterli diye düşünüyorum. Uluslararası etkinlikler yapmak istiyorsak Yunanistan ve Bulgaristan Trakya’sını içeren ülkeler arası işbirliği yapmalıyız.  Her yıl farklı bir ülke organizasyona ev sahipliği yapabilmeli”

“Eksiklikleri olmakla birlikte her geçen gün iyileştirdiğimiz ve benimde parçası olduğum Kırklareli Bağ Bozumu etkinliklerinin bu alanda en iyisi olduğunu belirtmek isterim.  Eylül ayında Kırklareli Kent Konseyi tarafından Kırklareli’nde yapılacak olan şenliklere tüm okuyucularınızı davet ediyorum. Ne demek istediğimi deneyimleyerek daha iyi anlayacaklardır”

“Bir de maddi imkânsızlıklar nedeniyle devamlılığı sağlanamayan festivallerimiz var. Organizasyonunda yer aldığım Trakya Gastronomi Festivalini iki defa gerçekleştirebildik. Üçüncüsü olmadı. Kamu kurumlarından ve özel teşebbüsten destek almamız bu organizasyonlar için çok önemli”

“Trakya’da süt ve süt ürünleri alanında 3 ilin (Edirne, Tekirdağ, Kırklareli) ortak bir festivali olmalı. Bu festivalde Trakya Eski Kaşar Peyniri, Trakya Beyaz peyniri vb. süt ürünleri ele alınmalı. Trakya tüm Türkiye’ye en iyi peynirlerin bu coğrafyadan çıktığını anlatmalı. İller tatlı rekabeti de kendi içinde yaşamalıdır”

4-Gastronomi anlamında Trakya ne kadar önemli?

A.Ç :  “Trakya’mız, memleketimizin en verimli tarım alanlarına sahip bölgesidir. Bu topraklar acilen tarımsal sit alanı ilan edilmelidir. Bölgenin ekonomik geleceği için tarım ve hayvancılık çok önemli. Hayvancılığa bağlı süt ve süt ürünleri sektörü ile et ve et ürünleri sektörü başta olmak üzere diğer uzantılar önemli bir gastronomik değerdir.

Son yıllarda değişen turizm talebine bağlı olarak alternatif turizm çeşitleri turizm endüstrisinden daha fazla pay almaya başlamıştır. Bunlardan biri de gastronomidir. İnsanlar seyahat ettikleri bölgelerin doğal ve tarihi değerlerinin yanında yemek kültürlerini de tanımak isterler. Bu doğrultuda seyahat acenteleri hazırladıkları tur programlarının içerisine gastronomi noktaları ekledikleri gibi ayrıca bir paket program oluşturarak gastronomi turları da düzenlemektedirler. Trakya Bölgesi zengin mutfak kültürüyle gastronomi turlarının yapılabileceği önemli bir potansiyele sahiptir.

Her yörenin olduğu gibi Trakya Bölgesi’nin de kendine özgün mutfak kültürü ve bu mutfak kültürü içerisinde kendine özgü lezzetleri vardır. Trakya Bölgesi’nde mutfak kültürünün oluşup şekillenmesinde coğrafi yapıya bağlı çevre koşullarının, içinde bulunulan iklim şartlarının, yöre insanının ekonomik geçim kaynaklarının etkisi olduğu gibi yaşam şekillerinin, kültürel kimliklerinin, diğer topluluklarla etkileşimlerinin ve inançlarının da büyük önemi vardır”

“Trakya Bölgesi incelendiğinde coğrafi yapıya bağlı çevre koşullarının ve iklim şartlarının mutfak kültürüne büyük etkisi olduğu görülmektedir. Bu iki etken aynı zamanda yöre halkının ekonomik geçim kaynağını şekillendirmektedir. Kırklareli’nde halk arasında Balkan ya da dağ köyleri olarak tabir edilen Istranca Dağları ve çevresinde, Tekirdağ’da Ganos Dağları ve çevresinde, Istranca Dağlarının bir bölümünün uzandığı Saray ilçesi ve civarında tarımsal faaliyetlerin sınırlı olması nedeniyle ekonomik hayat hayvancılık faaliyetlerine dayalıdır. Bu alanlarda hayvancılık faaliyetlerine dayalı beslenme alışkanlıklarının ön plana çıktığı görülmektedir. Yöre halkının ova olarak tabir ettiği Ergene bölümünde tarımsal faaliyetlere dayalı beslenme alışkanlıkları ağırlık kazanmaktadır. Deniz ürünlerinden yapılan yemeklerin iç bölgelere göre Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi kıyılarında daha fazla tüketildiği görülmektedir. Şarköy ilçesi ve çevresi coğrafi konumu itibariyle mikro-klimal özellik taşımaktadır. Bu özellik bölgede zeytin ağacının yetişmesi için gerekli iklim koşullarının oluşmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle Şarköy ve çevresinde yapılan yemeklerde zeytinyağı kullanımı çok yaygındır. Dağlık bölgeler yağış miktarının yoğunluğuna bağlı olarak zengin bitki örtüsüne sahiptir. Bu durum hayvancılık faaliyetleri için büyük avantajdır. Dünya tarım coğrafyası incelendiğinde Trakya Bölgesi’nin içinde bulunduğu coğrafi konum itibariyle üzüm yetiştiriciliği için en uygun alanlar arasında yer aldığı görülmektedir. Bölgede bağcılık önemli ekonomik faaliyetlerden biridir”

“Trakya Bölgesinde yan yana iki köy arasında bile yemek kültürü olarak farklı zenginlikler olduğu gözlemlenmektedir. Bunun başlıca nedeni ise  bölgede yaşayan insan topluluklarının sahip olduğu toplumsal ve kültürel kimliklerdir. Trakya Bölgesinde yöre halkının çoğunluğunu Türkmen Amuca Kabilesi, Arnavutlar, Boşnaklar, Gacallar, Muhacirler, Pomaklar ve Tatarlar oluşturmaktadır. Mutfak kültürünü farklı kılanda bu kültürel zenginliklerin bir arada yaşamasıdır. Trakya’da herhangi bir semt pazarında, yöresel ürünler satan birisinin kullandığı kelime onun kültürel kimliğini ortaya koyabilir. Örneğin baharat satan birisi size; “Kuzu Otu” satıyorum derse, kendisi Türkmen Amuca Kabilesi mensubudur. “Tavuk Otu” satıyorum derse, kendisi Gacal’dır.  “Çübrik Otu (Çubritsa)” satıyorum derse, Pomak’tır ya da Bulgaristan’dan gelen muhacirlerdendir. Bu üç farklı isimlendirme  aynı baharat için kullanılmaktadır. Bölgeyi ziyaret edenler, yiyecek içecek kültürünün kendi içinde farkı kültürlerden farklı zenginlikler taşıdığını yaşayarak hissedecektir”

“Türkiye’nin mutfak zenginliği içerisinde önemli bir yeri olan Trakya Mutfağı, farklı lezzetleri bünyesinde barındırmasıyla ve zengin yemek çeşitliliğiyle dikkat çeker. Trakya toprakları, tarih boyunca Anadolu ile Avrupa arasında bir köprü olmuştur. Trakya bu geçiş noktasındaki stratejik konumu nedeniyle geçmişten günümüze kadar geçen zaman diliminde farklı toplumlar tarafından çeşitli kereler göç ve istilaya uğramıştır. Bölgeye her gelen topluluk kendinden önceki topluluğun mutfak kültüründen etkilenmiştir. Gelirken beraberinde getirdiği mutfak kültürüyle mevcut mutfak kültürünü harmanlamıştır. Kendinden sonra gelen toplulukların mutfak kültürlerini de etkilemiştir. Bu etkileşim yüzyıllar boyunca sürmüş ve günümüze kadar uzanmıştır”

“Trakya Bölgesinde inançlar yemek kültürünü şekillendiren önemli etkenlerden biridir. Bölgede Bektaşi inancına sahip çok sayıda Müslüman yaşamaktadır. Bektaşilerin benimsediği dini inanç sisteminin kendine has uygulamaları bulunmaktadır. Bunlar içerisinde sıklıkla karşımıza çıkan konulardan biri de yiyecek ve içecek kültürüdür. Bektaşi inancına bağlı gelişen yemek kültürünü dini günlerde ve ibadet zamanlarında görmek mümkündür”

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER