VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 12 Ocak 2021 10:57:14

0 Yorum

“Üreticiler ekim için tarlaya giremiyor” Sulama alt yapısının değişmesi gerekiyor

“Üreticiler ekim için tarlaya giremiyor” Sulama alt yapısının değişmesi gerekiyor

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk son dönemde yaşanan kuraklık sorunu ile ilgili açıklamalar yaptı. Ticaret Borsası Başkanı Öztürk, gereksiz su tüketiminin önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, azalan yağışların bölgemiz tarımındaki etkilerini anlattı. Yağış miktarlarındaki azalma nedeniyle harman döneminde buğday ve ayçiçeği üretim miktarının azaldığını söyleyen Öztürk; “% 50'ye varan kayıplar söz konusu. Üreticiler ekim için tarlaya giremiyor. Mevcut yağışlar ise ne yazık ki durumu kurtarmaya yetmiyor.Türkiye, aşırı sıcaklıklara sahip "yarı boş" bir yerde yer alıyor.  Türkiye’ye düşen yağış miktarı 643 milimetre ile dünya ortalamasının oldukça altında” şeklinde konuştu.

Ülkemizin, kişi başına kullanılabilir su miktarı açısından su sıkıntısı çeken ülkelerden biri olduğunu bildiren Öztürk; Maalesef Edirne'miz son yılların en kurak dönemini yaşıyor.  Kurak geçen 2020 yılı su sıkıntılarına neden olmaya başladı.  Nehirler ve göller ile barajlardaki su seviyesi düşüyor.  Geçtiğimiz günlerde Edirne'nin içme suyunun başka bir barajdan tahsis edileceğine haberler yer aldı.  Türkiye, aşırı sıcaklıklara sahip "yarı boş" bir yerde yer alıyor.  Türkiye’ye düşen yağış miktarı 643 milimetre ile dünya ortalamasının oldukça altında.  Kişi başına kullanılabilir su miktarıaçısından su sıkıntısı çeken ülkelerden biri olarak göze çarpıyor” diye konuştu.

Kentleşmeye de vurgu yapan Öztürk, nüfusun artışına paralel bir şekilde su ihtiyacı doğacağını söyledi. Öztürk; “Durumu bölgemize indirgediğimizde ise halkın yüzde 60'ının kentlerde, yüzde 40'ının ise kırsal alanlarda yaşadığı görülmektedir. Bu kentleşme oranı Türkiye geneli kentleşme oranı olan yüzde 24'ten çok yüksek. Bu rakamlar bölgemizin ülke içerisinde her zaman, en fazla içme ve kullanma suyuna ihtiyacı olan yer olduğunu göstermektedir. Artan nüfusumuza paralel olarak bu ihtiyacın geçen yıl artan yıl artacağı dikkate alınmalıdır” açıklamasını yaptı.

“Birey olarak her birimiz su yönetiminde katılımcı olmalıyız”

Suyun sadece tarımsal alanlarda değil bireysel olarak da evlerdeki kullanımına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Özay Öztürk; “Birey olarak her birimiz su yönetiminde katılımcı olmalıyız. Su kaynaklarımızın tasarruf ön planda olmak üzere etkin kullanılması konusunda çaba sarf etmemiz gerekiyor. Özellikle evlerimizde sebze meyvelerimizi akan su altında değil de kap içerisinde yıkamak, ellerimizi yıkarken, dişlerimizi fırçalarken ve tıraş olurken musluğu kapatmak, duşta geçen süreyi azaltmak, rezervuarlarda kullanılan su miktarlarını azaltmak, çamaşır ve bulaşık makinelerini tamamen dolduğunda çalıştırmak gibi basit ve uygulanabilir tedbirleri hemen hayata geçirebilir, çocuklarımıza, aile üyelerine ve çevremize örnek olabiliriz” şeklinde konuştu.

Kuraklık sorununa tarımsal faaliyetler açısından bakıldığında ise Edirne'nin geçimini ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık sektöründen sağladığını hatırlatan Öztürk; “Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesinin yanında etkin ve verimli kullanımına da önem verilmelidir. Daha kalıcı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilerek daralan tarım alanların korunması ve insanlığın en önemli maddesi su kaynaklarının da etkili ve dikkatli kullanılması gerekli düzenlemelerin yapılması gerekli” diyerek suyun tarım sektöründeki önemine vurgu yaptı.

“Üreticiler ekim için tarlaya giremiyor”

“% 50'ye varan kayıplar söz konusu”

Sulanabilir alanların artırılmasının gerektiğini de söyleyen Öztürk, önümüzdeki dönemlerde su ve enerjinin dünyadaki stratejik öneminin giderek artacağını söyledi. “Tüm dünyayı olumsuz etkileyen pandemi süreci de durumu daha sorunlu hale getiriyor” diyen Borsa Başkanı Özay Öztürk üreticilerin ekim için tarlaya giremediğini söyledi. Öztürk; “Edirne'nin orta kısmına ilave olarak Kuzeyine de baraj yapılması elzem.  Yağış miktarındaki azalma nedeniyle harman döneminde buğday ve ayçiçeği üretim miktarımız azaldı.  % 50'ye varan kayıplar söz konusu. Üreticiler ekim için tarlaya giremiyor” ifadelerini kullandı.

Tarımsal alandaki kuraklığın önüne geçebilmek için çözüm önerisi de sunan Öztürk; “Bölgedeki baraj yatırımlarının etkin sulama yapacak şekilde tamamlanması ve yer altı sulama sistemlerinin tesis edilmesi, toprak üstü su kayıplarının azaltılması adına öncelikle 25 yıllık ekonomik ömrünü tamamlamış olanlar olmak üzere sulama kanallarının yer altına alınması, aynı su miktarıyla daha fazla alanın daha verimli şekilde sulanmasını sağlayan basınçlı(damlama) sulama sistemlerinin kullanılmasının desteklenmesi, altyapı yatırımları için düşük faizli banka kredilerinin kullandırılması ve yaygınlaştırılması gerekli” dedi.

Kısa sürede yapılabilen ve maliyeti düşük su depolama yapıları olan göletlerin alternatif olarak değerlendirilebileceğini de belirten Öztürk; “Bölgemizin topoğrafik koşulları buna uygun durumdadır.  Göletlerin yaygınlaştırılması ile içme, kullanma, sanayi ve tarım faaliyetleri için sürekli olan su ihtiyacı büyük oranda karşılanabilir. Ayrıca biriktirilen su, kurak dönemler içinde güvence olabilir” diye konuştu.

“İhtiyacımız olan tek şey ise su”

Bölgemizin petrolden sonraki en büyük ithalat kaleminin yağlı tohumlar olduğunu bildiren Öztürk; “Diğer taraftan yağ ve yağlı tohumlardaki ithalata bağımlılık ve buna bağlı döviz kaybımız devam ediyor.  Yağlı tohumların üretimine ağırlık verilerek ülke ihtiyacının temin edilmesi sağlanmalı.  Trakya Bölgesi, petrolden sonraki en büyük ithalat kalemi olan yağ ve yağlı tohumlar sektöründeki üretim açığını kapatmaya talip.  İhtiyacımız olan tek şey ise su” açıklamasını yaptı. Damla GÖÇ

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER