VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 17 Mayıs 2020 23:48:21

0 Yorum

“Vakıf malı, devlet malı değil” “Mirasçılara devrini gerçekleştirdik”

Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, vakıf kiracılarının kira bedellerinin alınmaması ve bir vakıf dükkânının satışının yapıldığı iddialarına yanıt verdi. Güneren, vakıf kiracılarından elde edilen gelirlerle muhtaç kişilere yardım edildiğini belirtirken bir diğer konu olan dükkân satışı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren gazetemize pek çok farklı konuda açıklamalarda bulundu. Güneren, Edirne gündeminde çok konuşulan 2 farklı konuya açıklık getirdi. yeni tür koronavirüsü (kovid-19) sürecinden dükkanlarını kapatan vakıf kiracılarından kira alınmaması konusuna dair detayları aktardı. Güneren, konu hakkında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da bir konuşmasında kullandığı ‘Vakıf malları, devlet malı değil’ ifadelerini kullandı. Güneren: “Bu konu ile ilgili girişimler yapıldı. Bu konuyla ilgili kararı Genel Müdürlüğümüz verecek. Yapılan istekleri genel müdürlüğümüze ilettik. Ancak şu konuda çok az bilinen bir durum var. Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Edirne’de ve Kırklareli’de tarihi eserlerden yardıma muhtaç kişilere kadar pek çok çalışma ile proje yapıyor. Az buz miktarlarda olmuyor bu çalışmalar ve projeler. 637 aileye kuru gıda gidiyor ve bekleyen 2 bin talep var. Kamuoyunda belki bizim yaptığımız projeleri ve yetki alanlarımızı yanlış anlayabilir. Şunu söylemeliyim ki Vakıflar, diğer kurumlar veya kuruluşlar gibi çalışmıyor. Yetkilerinde farklılıkları var, uygulamalarında farklılıkları var. Bu nedenle bazen yanlış anlaşıldığımızı düşünüyorum. Vakıflar Genel Müdürlüğü, elde ettiği kira gelirleriyle ayakta duran bir kurum. Vakıflar Genel Müdürlüğü, ülke hazinesinden bir kuruş almıyor. Bir anlamda kendi yağında kavruluyor. Bazen yaptığınız açıklamalarda insanlar sizin ne anlatmak istediğinizi değil, anlamak istediğini anlıyor. Bu durumda pek çok kurum ve kuruluş karşı karşıya kalıyor. içinde bulunduğumuz kovid-19 salgın sürecinin içerisinde, dükkanını kapatmak zorunda olan vakıf kiracılarına ne gibi avantaj sağlayabiliriz dedik. Ecdadımız bu malları vakfetmiş, kendisi ölene kadar yönetmiş, nasıl yönetileceğini kayıt altına almış ve daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü devlet eliyle yürütülmeye başlamış. Biz bu malların emanetçisiyiz, bugünkü yöneticisiyiz. Bu malların her biri, ayrı tüzel kişiliği olan hukuk sisteminin tanıdığı vakıflara ait. Mesela Beyazıd-i Sani Vakfına, Rüstempaşa Vakfına, Cedid Ali Paşa Vakfına ait. Dolaysıyla bugün devlet malı olsa ona ilişkin bir karar verebilir. Bu dükkânlar özel hukuk tüzel kişiliğine sahip, ayrı bir hukuki statüye tabi. Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, geçtiğimiz günlerde yine benzer bir konu hakkında yaptığı açıklamada; ‘vakıfların malı, devletin malı değil’ cümlesini kurdu. Senin malın nasıl seninse, aynı haklara sahip ve hatta vakıf olduğu için daha hassas bakmak durumundayız. Devlet malı olduğu düşüncesiyle ‘alınmasa olmaz mı? şöyle yapılsa daha iyi olur’ gibi talepler oluşuyor. Onun cevabı da bu. Vakıf malları, devlet malı değil. Bu konuya hukuken, kanunen ve vicdanen bakmamız gerekiyor. Biz yaptığımız yardımları da vakıfların bünyesinde bulunan mallardan elde edilen kazançla yapıyoruz. Bazı vakıfların kurucularının torunları veya evlatları hayatta, o vakıfları onlar yönetiyor. Bizim yönettiğimiz Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünün kurucuları hayatta olmadığı için Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiyor. Bizde yapılan girişimler sonrası kiraları erteleyebildik” ifadelerini kullandı.

“MİRASÇILARA DEVRİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünün, Arasta Çarşısında bir dükkânın satışının gerçekleştirdiği iddialarını yalanlayan Güneren, konu hakkında bilinmeyenleri anlattı. Güneren, 1940’lı yıllardan bu yana bir şahsa ait olan dükkânın, mirasçılarının davayı kazanmasının ardından 2019 yılı Ocak ayında devri yapıldığını belirterek; “Oldukça eski bir mevzu, 1940’larda veya 1950’lerde bir dükkân satışı gerçekleşiyor. O dönemdeki vakıflar idaresi ve yönetimi, bahsi geçen yeri şahsa satışını yapıyor. Dükkânı alan mal sahibi vefat ettikten sonra her hangi bir mal takibi yapılmamış. İlerleyen süreçte vakıfların o dönemdeki idaresi, bahsi geçen dükkâna vaziyet ediyor. Sahibi veya mirasçıları ortaya çıkana kadar müdürlüğümüzü yetkili kılmış. Yapılan tamirat, bakım vs gibi işlemleri Vakıflar Bölge Müdürlüğü üstlenmiş. Bir süre sonra dükkân sahibinin mirasçıları, torunları ya da torunlarının çocukları, aile büyüklerinin bir dükkân sahibi olduğunu öğreniyor ve bize başvurdular. Biz kendilerine ‘bu dükkânın size devrini yapmamız mümkün değil’ dedik. Mirasçılar ile müdürlük arasında oldukça uzun bir mahkeme süreci yaşandı. 2018 yılının Ekim ayında mahkeme kararı tarafımıza iletildi. Mahkeme heyeti mirasçıları haklı gördü ve bizde 2019 yılının Ocak ayında taşınmazı mirasçılara devrini gerçekleştirdik. Bahsi geçen taşınmazdaki kiracımız şu anda mağdur olduğunu belirtiyor. Bahsedildiği gibi bizim dönemimizde öyle bir satış yok. Böyle birşey olamazda” dedi. Bekir TÜCCAR

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER