Neden şaşırıyoruz?
Her taraf beton oldu.
Denizlerden, sahillerden çaldık, betonlaştırdık.
Denizlerimize DENİZ gibi bakamadık.
Arıtma tesisleri hep yetersizdi.
Ön arıtma yapıyoruz deyip, işin kolayına kaçtılar.
Sanayi tesisleri üretim yaptıkları kadar, çevreyi korumaya önem vermediler.
Nilüfer Çayı simsiyah oldu...
Susurluk Çayı kötü akmaya başladı...
Ergene'den zehir akıyor...
Derelerin üzerleri kapatıldı...
Betonlaşan kentlerde, maalesef betonlaşmaya özenen yemyeşil ilçelerde ve artık köylerde bile hafriyat kamyonları çöpleri atıkları bilinçsizce denize, ormana, derelere sağa sola boşalttıyorlar.
Gemiler atıklarını denize sorumsuzca bırakıyorlar...
Kirleticiler karadan denize ölümcül atıklar salmaya başladı...
Karadan, denizden ve havadan zehirleniyoruz...
Buna bir de büyük şehirlerdeki nüfus patlaması da eklenince iş kontrolden çıkıyor...
Poşetler, pet şişeler, metal içecek kutuları, akla hayale gelmeyecek atıklar denizin dibini boyluyor...
Bu sonbahar ve ilkbaharda günlerce süren etkili sağanak yağışlar, dolular, denizdeki fırtınalardan dolayı d…