VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 24 Kasım 2021 15:57:29

0 Yorum

Çevrecilerden, ÇED davası

Edirne Kent Konseyi ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği üyeleri, Meriç Nehri kıyısında kamu ve özel iş birliğinde kurulan beton, parke taşı ve ahşap işleme tesislerine yönelik Edirne Valiliği’ne dava açtıklarını dile getirdiler. Tesis önünde basın açıklaması yaparak dava açtıklarını duyuran Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren,”Özmeriç Kum Tesisleri’nin onlarca kat artışı ve ilave kat beton santralleriyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çevreye hiçbir zararı yoktur yani ÇED’e gerek yoktur kararı çıkmıştır. Kentimizin geleceği, insanımızın sağlığı ve Meriç Nehri çevresindeki canlı yaşamını savunmak üzere bu karara karşı çıkmak üzere dava açtığımızı duyurmak için buradayız. Beton üretim tesisi değil doğal yaşamın korunup geliştirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Yapılan tesisler için ‘ÇED’ gerek yoktur’ kararı çıkarıldığını söyleyen Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren; “Özmeriç Kum Tesisleri’nin onlarca kat artışı ve ilave kat beton santralleriyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çevreye hiçbir zararı yoktur yani ‘ÇED’e gerek yoktur’ kararı çıkmıştır. Kentimizin geleceği, insanımızın sağlığı ve Meriç Nehri çevresindeki canlı yaşamını savunmak üzere bu karara karşı çıkmak üzere dava açtığımızı duyurmak için buradayız. Beton üretim tesisi değil doğal yaşamın korunup geliştirilmesini talep ediyoruz. Edirne’mizin iç nehre olan kıyısı nedeniyle günümüze kadar ticaret, kültür ve önemli kentlerden biri olmuştur. Meriç, Tunca ve Arda Nehirlerimizin gerek tarımsal sulama gerek en güzel gün batımı manzaraları ile çevresinde oluşturduğu hassas ekosisteminin özenle korunması gerekmektedir. Meriç Nehri’nden son 15 yıldır yapılan ticari amaçlı kum çıkarmanın doğal yatak formunu değiştirmesi sonucunda aşındırma ve biriktirme faaliyetlerinin değiştiği yer altı suyunun dolaşımını da olumsuz etkileyeceği bilim insanlarınca raporlanmıştır” dedi.

“MERİÇ’TEN ÇIKARILACAK AŞIRI KUMUN AKARSU EKOLOJİSİNİ BOZACAK”

Tesislerin çalıştırılmasının ardından Karaağaç’ta su kuyularının derine indiğini söyleyen Eren; “Ayrıca açılan geniş boyutlu çukurlar, tonlarca dökülecek malzeme yığınları, tahrip edilmiş araziler doğal görüntüyü bozarak Meriç Nehri’ni spor amaçlı ve halkın kullanımını engelleyecektir. Nitekim bu faaliyetlerden sonra Karaağaç semtindeki su kuyularının derine indiği tarım yapmanın zorlaştığı görülmüştür. Meriç Nehri çevresinde 72 çeşit kuş türü vardır ve bunun 38 tanesi nehir ve yakın çevresinde üremektedir. Bu tesisten oluşacak toz ve gürültünün kuş popülasyonunu ve kuş göç yolunu olumsuz etkileyeceği bilim insanlarının tespitleri arasındadır. Sadece Edirne florasında kayıtlı olan endemik bitkisi söz konusu kum ocağından Meriç, Tunca bileşimine kadar olan alanda 2010 yılına kadar toplanıp bilim insanlarınca dünyaya tanındırılmış ve literatüre girmiştir. Oysa bu çevrede yapılan kum çakıl çıkarma sırasında tahrip edildiği biliniyor. Bu resmi kurumların ne kadar bilim dışı kafalarına göre iş yaptığının bir örneğidir. Ağaç dikilmesi bile yasak olan taşkın alanlarında beton santrali kurmak hangi yasal mevzuata uydurulur bilemeyiz ama Meriç’ten çıkarılacak aşırı kumun akarsu ekolojisini bozacağı herkesçe bilinmektedir. Çevreyi kurumakla yükümlü makamların bunları görmeyerek projeye dur dememesini anlayamıyoruz. Karar vericilerin şirket karlılığı mı yoksa kentimize doğamıza vereceği onlarca zararlar mı konusunda bir daha değerlendirme yapmalarını istiyoruz. Projeye göre bu alana kimyasal ve benzeri malzeme taşıyan 350 adet kamyon trafiği olacaktır. Bu trafik sonucunda tarımsal toprakların, akarsuların ve egzoz dumanlarıyla doğanın ne kadar kirleneceğini düşünmek bile bizi ürkütmektedir. Karaağaç’ta yapılan hava kirliliği ölçümlerine göre yetkililerin bakmasını istiyoruz” diyerek Çevre Gönüllüleri ve Kent Konseyi olarak taleplerini de dile getirdiler.

“BETON TESİSİ YERİNE CANLILAR İÇİN BİR ALAN YAPILMALI”

Meriç ve çevresindeki canlı popülasyonuna değinen Eren; “Projenin gerek yer üstündeki canlılar için risk yaratacağı ve kent yaşamına zarar vereceği akademik çalışmalarca gösterilmiştir. Beton üretim tesisin yeri yanlıştır. Bu proje için her alandan bilimsel verilerle desteklenerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu yanlış kararına karşı dava sürecimizi başlatmış bulunmaktayız. Edirne’mizin can damarı olan nehirlerimizin hava koridoru olan yeşil alanlarımızın doğal haliyle korunması adına telafisi mümkün olmayacak sonuçlar yaşanmadan bu projeden vazgeçilmesi kentlilerin acil talebidir. Nehirler beton üretim tesisi değil canlıların yaşam ortamıdır. Bilim insanlarınca söz konusu alanda bu tesisi kurmak yerine toplum sağlığı açısından tüm halkın faydalanabileceği hatta Edirne dışından gelen insanlarımızın da temiz hava alabileceği, spor yapabileceği, dinlenip eğleneceği alan olarak düzenlenmesinin uygun olacağı bildirilmiştir. Buraya beton üretim tesisi yapılacağına, balık ve akarsu canlılarının doğal alanda üremesi ve arttırılması için çalışmalar yapılması gerekmektedir” şeklinde açıklama yaptı.

“BURAYA 4 SANTRAL KURMUYORUZ, HER ÜRÜN İÇİN BİR SANTRAL ŞARTI KOŞUYORLAR”

Öz Meriç Kum ve Madencilik İşletmeciliğin sorumlusu ve Edirne Nakliyat firmasının ortaklarından Ahmet Yılmaz ise yaptığı açıklamada, tesislerin çevreye zarar vermediğini dile getirdi. Yılmaz; “Burada ki çalışmamız, nehirde ki kumu çıkarıp kullanılabilir hale getirmek ve kaliteli bir kum olarak inşaatlara sevk etmek. İşletmemiz 2000 yılında faaliyete girdi ara ara duraksamalar olsa da 2009 yılından sonra çalışmalarımız hızlandı. Günlük kum çıkartma kapasitemiz 2500-3000 bin ton civarında bir kum çıkartıyoruz. Bu santrali kurmamızın amacı da, ocak içerinden yollara kamyonların çıkmasını önlemek, nakliye mesafesini azaltmak. Kaliteli ucuz kilit parke taşı üretip Trakya’nın köylerine sunmak. Biz 15 kurumun görüşlerini aldık santralin yeri ile ilgili. Burada 4 tane santral kuracağımız beyan ediliyor. Biz buraya 4 santral kurmuyoruz. Her ürün için bir santral şartı koşuyorlar, biz de bunu yerine getirmek için ÇED raporumuzda bunu belirtmek zorundayız. Kurduğumuz ve kuracağımız santralde bu zaten. Buna artı olarak bir santral kurulacak durum yok.  Edirne’de ki beton santrallerin kumunu da veriyoruz. Kırklareliline kum gönderiyoruz. Şuan sadece beton santrallerine verebiliyoruz. 300 bin tona kadar üretimde’ ÇED gerekli değildir’ yazıyor maden yasasında. 300 bin ton üzerinde ki üretimde de ‘ÇED gereklidir’ diyor. 300 bin ile bir milyon 200 bin arasında ÇED almak zorundasınız. Bunu zaten İl Özel İdaresi Maden yasası ve bunu bakanlık istediği için ÇED gereklidir raporunu almak zorundasınız” dedi.

“EDİRNE’YE EN BÜYÜK KATKI SAĞLAYAN FİRMA OLARAK ÇALIŞIYORUZ”

Kullanılan alanın taşkına meyilli bir alan olduğunu diğer yandan hem istihdam açısından hem de Edirne’ye en büyük katkı sağlayan firma olarak çalıştıklarını da söyleyen Yılmaz; “Taşkına engel oluşturacak bir alandı. Biz bu bataklığı kaldırarak kullanılabilir duruma getirdik ve kurduğumuz tesiste de 50-60 kişiye iş sahası oluşturduk.  Bunlar kolay yapılan işler değil. Nehirde ki çalışmalarla ilgili farklı yorumlar yapılıyor. Nehire 4 tane santralin kurulduğunu ve Edirne’de ekolojik dengeyiz bozacağımızı beyan ediliyor. Burada Edirne’ye en büyük katkı sağlayan firma olarak çalışma yapıyoruz. Senelik 500-600 bin ton çıkarttığımız kumu taşkını önleme amaçlı çıkartıyoruz aynı zamanda.  Projemiz Taşkın koruma olarak geçiyor. Biz bu çalışmayı 10-12 yıldır sürdürüyoruz ve hiçbir yerden de şikâyet sorun almadık. Geçtiğimiz zamanda yapılan haberler doğrultusunda bu kumun depremde ne kadar faydalı olduğunu söylediler yazdılar, her nedense son bir yıl içerisinde beton santrali kurmaya başladığımızda bu kumun işe yaramadığını, görüntü kirliliği yaratığını faklı amaçla kullanıldığını beyan ettiler. Önceden burada çalışanlar sıcakta yanıyor soğukta donuyorlardı o zaman kimse bir şey demedi. Şimdi yeni binalar yaparak kaliteli hizmet binaları oluşturduk. Kaliteli sağlıklı yaşam alanları oluşturarak hizmet verdik. Bu yapılan hizmet kötü ise bu kötülüğü kabul ediyorum. Biz Edirne’de okuldan, camiden, oyun parklarından yapılan verilen kumlardan hiçbir ücret almıyoruz. Bunların hepsinin bilinmesini istiyoruz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ve Kent Konseyi üyeleri tesisi yerinde gezerek, incelediler. Damla GÖÇ

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER