VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 28 Ocak 2020 09:55:38

0 Yorum

Deprem değil binalar öldürür

"Azize, Azize beni duyuyor musun?"

diye sesleniyor telefonda Sağlık görevlisi Emine Kuştepe.

"Yardım edin, yardım edin" diyor kısık nefessiz sesiyle Azize.

Emine Azize'ye Kürtçe olarak etrafındakilere nasıl nefes alıp vermeleri gerektiğini söylüyor. Azize de onu Kürtçe enkazın altındakilere  söylüyor.

Emine Kuştepe bize soğukkanlı ve duruma hakim olmasıyla insanlık dersi verdi.

"Azize konuş etrafında kim varsa, uyumasınlar. Azize sen bir annesin, oradakilerin de annesisin. Kurtaracağız sizi. Yeter ki uyumasınlar." diye devam ediyor Emine.

2,5 yaşındaki Büşra'nın kurtarılışındaki Anne diye haykırışı. Ayakları çıplak, kimbilir nasıl uyuyordu sıcacık yatağında enkaza gömülmeden önce. 35 yaşındaki anne Ayşe Yıldız önce evladımı alın diyor. Büşra yeniden açıyor gözlerini dünyaya ikinci kez. O gözlerdeki bakışlar asla unutulmaz. Maalesef baba ve abisi şanslı değillerdi. Umut yerini acıya bıraktı. Bir gecede neler oldu!!!!

Bir diğer yerde ellerini kepçe yapıp kanatarak enkazı kazıyor Suriyeli Mahmut ve Dürdane Aydın'ı kurtarıyor. Suriyeli Mahmut, "O anda onu kendi annem gibi hissettim, kurtarabilmek için ne gerekiyorsa yapmaliyım" diyor. Tüm aileyi kurtarıyor.

3 gündür hepimiz nefeslerimizi tutarak izliyoruz olanı biteni.

İnsan olmak böyle birşey.

Hep itelediğimiz, ötekileştirmeye çalıştırdığımız Mahmut  bir Suriyeli.

Demek insan olmanın bir millete, bir dine, bir farklı kültüre ait olmasıyla ilgisi yokmuş.

Dil, din, ırk, millet böyle bir felakette tüm gerçekliğini yitiriyor. Tek amaç insani yardım. İnsana yardım.

Ne dersler çıkıyor felaketlerden!

Hala öğrenemiyor İNSANOĞLU bu felaketlerden ders çıkarmayı.

Yardım kampanyalarının en doğru şekilde gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması bence önceliklidir.

O insanlar çoluk çocuk çadırlardan alınıp sıcak evlere yerleştirilmelidir.

Bir televizyon programında bir yardım kampanyası izledim dün akşam. İnanılmaz bir miktar toplandı. İçim ısındı.

Yardımlar yerlerine ulaştırılırsa yaralar biraz sarılmış olur.

Devlet artık acil önlem planlamalarına öncelik versin.

Yeni çılgın projelere ayıracak lüksü yok bu ülkenin.

Dilek Sitesi'nde bir yaşam vardı. 6 blok vardı. 3 blok yok artık. 11 kişi bu sitenin enkazı altinda can verdi. Daha da çıkarılacaklar var.  Acılar ve sevinçler bir arada yaşandı. Deprem yönetmeliğine aykırı 80'li yıllarda yapılmış.

Evet deprem değil binalar öldürüyor.

Oturup düşünecek bile zamanımız yok...

Depremden en az zararla ve can kaybı olmadan nasıl kurtuluruz, buna odaklanma zamanı.

Bilim insanlarının uyarıları ciddiye alınmalı ve birlikte çalışılmalı.

Türkiye'nin yeni projelere ayıracak ne zamanı ne de bütçesi var.

Bizi yönetenler bunu umarım farketmislerdir.

"İstanbul, Bursa, Avanos ve Hatay çevresi, İzmir ve cevresi,  Kahramanmaraşin güney doğusu ve diğer riskli şehirler. 600 kilometrelik Doğu Anadolu fayı ve Batı Anadolu fayı da  hareketlenebilir." diye uyarıyor deprem profesörleri.

"İstanbul'da olası depremde 50 bin yapı yıkılacak, 2 milyon kişi evsiz kalacak, sular kesilecek, salgın hastalıklar olacak." diye ekliyorlar.

Evet tekrar tekrar söylemek gerekiyor: DEPREM DEĞIL BİNALAR ÖLDÜRÜYOR.

GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM.

KAYIPLARIMIZ İÇİN BAŞSAĞLIĞI VE KURTULANLARA DA GEÇMİŞ OLSUN.

ALLAH BAŞKA FELAKETLERDEN KORUSUN

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER