Edirne Haberler

Altunhan’dan Dikkat Çeken Açıklama!

Lunapark Kazası Sonrası İş İnsanı Altunhan’dan Mülk Sahiplerine Kritik Uyarılar ve Açıklamalar

Yeşim Dramalı
Yeşim Dramalı
Editör
20 Nisan 2026 13:25

İş insanı Mustafa Altunhan, lunaparkta yaşanan kazanın ardından başına gelenleri tek tek anlatarak mülk sahiplerine önemli uyarılarda bulundu. Altunhan, lunaparkın bulunduğu alanın kendi mülkiyetinde olduğunu ancak,  yerini kiraya verdiğini ve kiracının, içindeki tüm aletlerle birlikte her şeyi devraldığını ifade etti.

 

Lunapark kazasının ardından mülk sahibi olan Altunhan, ifadeye çağrıldığını ve ifadenin ardından fenalaşarak Trakya Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldığını kaydeden Altunhan, çektiği videoda şunları söyledi: "Gözaltında değilim ve tutuklu da değilim ancak hastane odamın kapısında polisler bekliyor. Bir mülkünüzü kiraya verirken çok dikkatli olun. Şu an resmî olarak tutuklu değilim, gözaltında da değilim deniyor ama dışarıda polisler beni bekliyor. Yani özgürlüğüm kısıtlanmış gibi hissediyorum."

 

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İş İnsanı Mustafa Altunhan şunları anlattı. ; Beni çok iyi dinleyin, çok ama çok iyi dinleyin. Eğer bir mülkünüz varsa ve kiraya veriyorsanız, mutlaka çok dikkatli olun. Tüm tedbirlerinizi alın, sözleşmelerinizi sağlam yapın, avukatlara danışın.

Benim başıma öyle bir olay geldi ki, şimdi sizlerle paylaşıyorum. Edirne’de bir ‘Lunapark’ kazası oldu. Bu yerin tapu sahibi ve ruhsat sahibi benim. Ancak işletmesini fiilen devretmiştim. Bunu herkes de biliyor.

Orada yaşanan olay bir iş kazası olarak raporlara geçti. Ben burayı kiraya vermiştim. Kirayı alan kişi işletmeyi yürütüyordu. İşletmedeki tüm makineleri, ekipmanları ve oyuncakları da işletmeyi devralan kişi aldı.

Daha sonra bu işletmede bir kaza oldu. Kazadan sonra polis geldi, incelemeler yapıldı, raporlar tutuldu. İşletme içinde bir kişi tutuklandı. Makineyi çalıştıran kişi tutuklandı. Makineyi imal eden kişi ise kaçtı. Zaten suçlu olan insan kaçar.

Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor. Benim başıma neler geldiğini şimdi anlatıyorum.

Kazadan sonra polis beni aradı. ‘Mustafa Bey neredesiniz?’ dediler. Ben de ‘Yunanistan’dayım’ dedim. ‘İfadenizi alacağız’ dediler.

Ben de ‘Ne yapmam gerekiyor, isterseniz geleyim’ dedim. Bana ‘Sağlığınız önemli, iyileştiğiniz zaman Asayiş Şube’ye gelin ve ifadenizi verin’ dediler…”

Ben de birkaç gün bekledim. 4-5 gün sonra kendimi biraz daha iyi hissedince yola çıktım, Türkiye’ye geldim ve Asayiş Şube’ye giderek ifademi verdim. Normal bir şekilde, şüpheli ya da sanık gibi değil, ifade vermeye gelen bir vatandaş olarak süreci tamamladım.

Tam çıkacakken bana ‘gözaltına alınıyorsun’ dediler. O an çok şaşırdım. ‘Neden gözaltı?’ diye düşündüm. Zaten hassas bir durumdaydım, bu olay üzerine tekrar rahatsızlandım.

 

Şu an resmi olarak tutuklu değilim, gözaltında da değilim deniliyor ama dışarıda polisler beni bekliyor. Yani özgürlüğüm kısıtlanmış gibi hissediyorum. Eğer gerçekten gözaltında olsam ya da tutuklu olsam, böyle bir şeyi zaten çekip paylaşamam.

Avukatlarıma soruyorum, ‘Böyle bir uygulama var mı?’ diye. Net bir cevap alamıyorum. Kimse durumu tam olarak açıklayamıyor. Ne olduğunu anlayamıyorum.

Arkadaşlar, sabır diliyorum ama gerçekten çok zor bir durumdayım.”

Yeşim DRAMALI

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!