Edirne Haberler

Bir Hediye Davul Kırkpınar'a Küslüğü Bitirdi

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'ne puanlama sistemi getirilmesine kızıp ata sporuna küsen Edirne'nin eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, bir dostunun hediyesiyle yeniden alevlenen Kırkpınar aşkını eczanesindeki dev koleksiyonla vitrine çıkardı.

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
Yayınlanma:
01 Temmuz 2026 16:11
Güncellenme:
01 Temmuz 2026 16:12

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yaşayan belleği ve Edirne’nin eski belediye başkanlarından eczacı İbrahim Ay (81), başpehlivanlık güreşlerinde uygulanan puanlama sistemine tepki göstererek sergilemekten vazgeçtiği Kırkpınar koleksiyonunu, eczanesinde yeniden vatandaşlarla buluşturdu.

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'ne puanlama sistemi getirilmesine kızıp ata sporuna küsen Edirne'nin eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, bir dostunun hediyesiyle yeniden alevlenen Kırkpınar aşkını eczanesindeki dev koleksiyonla vitrine çıkardı.

Kentin sevilen ismi İbrahim Ay, babasının 1950 yılında elinden tutup Sarayiçi’ne götürmesiyle henüz çocuk yaşta er meydanıyla tanıştı. Yağlı güreşe olan sevdası zamanla büyüyen ve 1984 yılında Edirne Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Sarayiçi’ndeki meşhur tribünleri yaptıran Ay, bu tutkusunu her Kırkpınar haftasında eczanesinde açtığı özel koleksiyonla sergiliyordu. Ancak başpehlivanlık güreşlerine puanlama sisteminin getirilmesiyle seyir zevkinin düştüğünü ve geleneğin bozulduğunu savunan Ay, ata sporuna küserek bir süre önce bu sergiyi açmayı bırakmıştı. Bu yıl bir dostunun kendisine hediye ettiği davulla içindeki Kırkpınar kıvılcımı yeniden alevlenen Ay, geleneği bozmayarak koleksiyonunu eczanesinde tekrar görücüye çıkardı.

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'ne puanlama sistemi getirilmesine kızıp ata sporuna küsen Edirne'nin eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, bir dostunun hediyesiyle yeniden alevlenen Kırkpınar aşkını eczanesindeki dev koleksiyonla vitrine çıkardı.

‘1950 YILINDAN BERİ KIRKPINAR’I SEYREDİYORUM’

Kendisini “bir Kırkpınar aşığı ve yağlı güreş hastası” olarak tanımlayan İbrahim Ay, bu spora olan derin bağını şu sözlerle aktardı:

"Kulağıma yağ kaçmamış kişiler bu güreşi idare etmeye başladıktan sonra bizim de rahatsızlığımız başladı. Ben 1950 yılından beri bilaistisna Kırkpınar’ı seyrediyorum. Allah rahmet eylesin, babacığım beni elimden tutardı. Dallı tribünün altına götürür, orada çevirmemizi yerdik, güreşimizi seyrederdik, gelirdik. Allah kısmet etti, Kırkpınar'ı idare etmek bana nasip oldu. Belediye başkanı olunca Kırkpınar’ı idare etmek nasip oldu. Kırkpınar'ı idare etmek için de ilk Kırkpınar'ımda 1984 yılında meclisi topladım. Belediye müdürlerini topladım. Dedim ki; ‘Arkadaş bu Kırkpınar'ı bugün siz yapacaksınız. Ben hiçbir şeye karışmıyorum. Ben elimi cebime sokacağım. Etrafı dolaşacağım. Ne var ne yok? Ben kendi kendime, sade vatandaş gibi, kendi kendime bir keşifte bulunacağım’ dedim. O Kırkpınar da güzel bir şekilde bitti, güzel oldu. Ama orada bir hadise oldu. Yaşlı bir adamcağız, nur yüzlü, ak sakallı bir adam ağlıyor. Tanıtmadım kendimi. Dedim 'Dayı ya hayırdır niye ağlıyorsun?' 'Ya ben' dedi 'Samsun'dan geldim, Kırkpınar'a giremiyorum dedi, deli olacağım' dedi. 'Gel dayı' dedim, ben sana yardım edeyim. Şeref tribününe oturttum. Kendimi tanıtmadım. O gün karar verdim ben o tribünleri yapmaya."

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'ne puanlama sistemi getirilmesine kızıp ata sporuna küsen Edirne'nin eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, bir dostunun hediyesiyle yeniden alevlenen Kırkpınar aşkını eczanesindeki dev koleksiyonla vitrine çıkardı.

‘ARENA İSTİYORSAN, İSPANYA’YA GİT’

Güreşlerin yapıldığı alan için "arena" veya "stadyum" kelimelerinin kullanılmasından büyük rahatsızlık duyduğunu ifade eden Ay,

"Çok güzel bir er meydanı oldu. Beni rahatsız eden olay şu; şu anda er meydanı değil de ‘arena’ diyorlar, stadyum diyorlar. Nasıl olur sen yağlı güreş alanına, er meydanı yerine, güreş alanı yerine arena diyorsun? O zaman git İspanya’ya. Stadyum diyorsan git futbol sahasına. O tribünlerin görüş açısı çok enteresandır. En üst kattan en güzel şekilde görürsün. Ama futbol sahasında öyle göremezsin" diye konuştu.

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'ne puanlama sistemi getirilmesine kızıp ata sporuna küsen Edirne'nin eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, bir dostunun hediyesiyle yeniden alevlenen Kırkpınar aşkını eczanesindeki dev koleksiyonla vitrine çıkardı.

‘AMACIM KIRKPINAR HAVASINI YAŞATMAK’

Eczanesindeki görsellerle Edirne esnafına ve halkına ilham olmak istediğini belirten Ay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Benim bu görseli yapmamın sebebi Edirne halkını, Edirne esnafını biraz olsun teşvik etmek, özendirmek. Vitrinleri süslemek. Daha doğrusu Kırkpınar sevgisini Edirne esnafının içine atmak. En azından o Kırkpınar havasını yaşatmak. 1950 Kırkpınar Ağası rahmetli Şener'in ağa kıyafeti bendeydi. O ağa kıyafetini, ki orijinal ağa kıyafeti odur, şu anda Edirne Müzesi'ne aile tarafından verdirttik. Şu anda Edirne Müzesi'nde o kıyafet var. Bir Kırkpınar ağası eğer Kırkpınar ağa kıyafeti yaptıracaksa gidecek oraya, orada o kıyafeti görecek, kıyafeti görünce o kıyafeti dikecek. 1950’den sonra gelen ağalar hepsi hemen hemen aynı kıyafeti giydi."

‘BİR SÜRE KIRKPINAR’A KÜSTÜM’

Kırkpınar güreşlerinin geleneksel yapısından uzaklaştırılmasına tepki gösteren ve küslük sürecini anlatan eski belediye başkanı, şu eleştirilerde bulundu:

"Kırkpınar'da isim lazım değil, arka arkaya pehlivanlar altın kemer aldılar. Altın kemer alan pehlivanın dizi yere değmeden kemer alıyor. Bu duruma küstüm. Niye küstüm? Bunu yağlı minder güreşi haline getirdiler. Bir başpehlivanlık finalinde dizin yere değmeden, arkaya geçip bir puan alıp başpehlivan oluyorsan bu güreşin ne ritüeline, ne yöreselliğine, ne gelenekselliğine, ne ananesine sığar. Hiçbir şeye sığmaz ve ben küsüm. Bu sene sevdiğim bir kardeşim yeniden bu sergiyi açmama vesile oldu. Davulcular her sene gelirler beni davet ederler. Güreş havası çalarlar. Benim de kendi davulum var. Geçelim onların karşısına, benim davulumla Kırkpınar havasını onlarla beraber çalarım. Bir kardeşim de, ona verdiğim hediyeye karşılık olarak bana davul hediye etti. Ben de ona mahcup olmamak için 'Bu sene de kuralım' dedim."

‘EDİRNELİ KIRKPINAR’A SAHİP ÇIKMALI’

Yerel halkın ve esnafın tarihi organizasyona daha çok destek vermesi gerektiğini vurgulayan İbrahim Ay,

"Edirneli katılmıyor Kırkpınar'a, katılması lazım, sahip çıkması lazım. Elini taşın altına koyması lazım Edirnelinin ama yapmıyorlar, yapılmıyor. Mesela şu anda tek bir çevirmeci kaldı. O da artık seneye yok. Oraya bana kalırsa Edirne esnafından bir kuruş para almadan orayı kiralayacaksın. Ciğercisi, şekercisi, yerel esnafı oraya girsin" diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!