Edirne Haberler

CHP ve ADD’den 23 Nisanda alternatif  tören

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının 106 Yılı dolayısı  Cumhuriyet Halk Partisi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Tarafından Atatürk anıtında alternatif tören düzenlendi.

Yeşim Dramalı
Yeşim Dramalı
Editör
23 Nisan 2026 15:47

 

Atatürk anıtından düzenlenen törende, CHP İl Başkanlığı çelengi, Atatürkçü Düşünce Derneği çelengi yanı sıra birçok sivil toplum kuruluşu tarafından anıta çelenk sunumu gerçekleştirildi.

Atatürk Anıtından Düzenlenen alternatif törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl, İlçe yöenticileri partililer ve sivil toplum kuruluşu temesilcileri ve üyeleri katıldı.

Çelenk sunumu ardından, saygı duruşu ve istiklal marşı okunmasının ardından CHP  İl Başkanı  Yücel Balkanlı ve Atatürkçü  Düşünce Derneği Başkanı  Celil  Özcan tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi.

CHP ve ADD’den 23 Nisanda alternatif  tören

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi  İl Başkanı Yücel Balkanlı yaptığı açıklamada, Bugün burada, milletimizin kaderini değiştiren büyük bir devrimin 106. yıl dönümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak üzere Atatürk Anıtı önünde bir araya gelmenin onurunu ve gururunu yaşıyoruz.106 yıl önce bugün; Millet iradesi sarayların gölgesinden kurtarılmış, halk kendi kaderine el koymuştur. 23 Nisan 1920; esaret zincirlerinin kırıldığı, kul anlayışının tarihe gömüldüğü, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün tüm dünyaya ilan edildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, işgal altındaki bir ülkede, yokluklar içinde bir halkı ayağa kaldırarak Kurtuluş Mücadelesini başlatmış; saraya, saltanata ve teslimiyetçi anlayışa karşı milletin gücünü esas alan yeni bir devletin temellerini atmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi; milletin onurunun, bağımsızlığının ve iradesinin tecelli ettiği yerdir.

Ve bizler çok iyi biliyoruz ki; Egemenlik bir kişiye değil, bir zümreye değil, kayıtsız şartsız milletindir!

Bugün 23 Nisan’ın 106. yılında, bu büyük mirasa sahip çıkma sorumluluğumuz her zamankinden daha büyüktür. Demokrasinin zayıflatıldığı, millet iradesinin gölgelenmek istendiği hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz! Bu millet dün saraylara boyun eğmedi, bugün de tek adam anlayışına teslim olmayacaktır! Çünkü bu ülkenin temelinde Cumhuriyet vardır, demokrasi vardır, halkın iradesi vardır!

Sevgili çocuklar, 23 Nisan’ı eşsiz kılan bir başka büyük anlam daha vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu kutlu günü sizlere armağan ederek dünyada bir ilke imza atmıştır.

Evet, dünyada hiçbir lider, egemenliği millete emanet ettiği günü çocuklara bayram olarak armağan etmemiştir!

Çünkü Atatürk biliyordu ki; Sizler bu ülkenin geleceğisiniz, Cumhuriyetin teminatısınız! Ancak bugün ne yazık ki çocuklarımızın eşit koşullarda büyüyemediği, hayallerinin sınırlandığı bir tabloyla karşı karşıyayız.

BİZ BUNA RAZI DEĞİLİZ!

Cumhuriyet Halk Partisi olarak söz veriyoruz: Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, fırsat eşitliğinin sağlandığı, özgür ve adil bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız!

Bizler bugün burada sadece bir bayramı kutlamıyoruz.

Aynı zamanda bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizi de saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Bu Cumhuriyet; cephelerde canını ortaya koyanların, bağımsızlık uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyenlerin eseridir. Onların emaneti olan bu vatanı ve Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak boynumuzun borcudur!

Bizler Mustafa Kemal’in askerleriyiz!

BİZLER CUMHURİYETİN YILMAZ SAVUNUCULARIYIZ!

Bizler halkın egemenliğini yeniden güçlendirecek olanlarız!

İlk seçimde bu ülkeyi yeniden demokrasiyle buluşturacağız!

Hiç kimsenin şüphesi olmasın: Bu millet kazanacak! Cumhuriyet kazanacak! Çocuklarımız kazanacak!

Bu duygu ve düşüncelerle; Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 106. yıl dönümünü en içten duygularımla kutluyorum!

Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın halkın egemenliği!” dedi.

CHP ve ADD’den 23 Nisanda alternatif  tören

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİNDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

 

Atatürkçü Düşünce Derneği  başkanı  Celil Özcan, “Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Ulusal Egemenliğimizin 106. yılında son gelişmeler bağlamında milletimize sesleniyoruz

 

AZİZ TÜRK MİLLETİ!

Bölgemiz kana bulanırken, rejimler ve sınırlar değiştirilip haritalar yeniden çizilirken, ülke olarak bütün kalmak ve barış içinde yaşamak için bütün ilke, eser ve politikalarıyla dünyaya örnek olmuş Atatürk Cumhuriyeti’nin en doğru yol,  Kemalizm’in en şaşmaz pusula, laik üniter ulus devlet yapımızın, dil birliğimizin, millet tanımımızın ve bölünmez bütünlüğümüzün de en vazgeçilmez esaslar olduğu artık anlaşılmalıdır.

Atatürk Cumhuriyeti; aydınlanma devrimleriyle ulusuna çağ atlatan bir eğitim, kültür ve kadın devrimi, sanat ve bilim özgürleşmesi, bütüncül bir uygarlık projesidir, bir Türk Rönesansı’dır. Anadolu’nun on binlerce yıllık kültürü ile bütünleşen Cumhuriyet kültürü en değerli kazanımımızdır, titizlikle korunmalı, geliştirilmelidir.

Laiklik; demokrasinin olmazsa olmazı, aklın özgürleşmesi, yurttaşın “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” birey olmasıdır. Tarihten ders alınmalı, tarikat, cemaat adlı emperyalizm taşeronu gerici yapılanmalar için yasalar uygulanmalı, bunların dernek ve vakıflarına kamuda alan açılmamalıdır.  Bilinmelidir ki laiklik; 103 yıldır gölgesinde güvenle yaşadığımız Cumhuriyet kubbemizin kilit taşıdır, dokunulmamalıdır.

Ulusumuz; “Demokratik Anayasa”ya ve “Hukukun Üstünlüğü” ile “Kuvvetler Ayrılığı” ilkelerine tam bağlı gerçek bir Hukuk Devleti’ne kavuşturulmalıdır.

Üretimden kopmuş, hukuk güvencesini yitirmiş, nepotizme, yolsuzluğa, rüşvete ve israfa batmış devletlerin parası pul, yurttaşı kul olur. Üretim artırılmalı, dolaylı vergilerin değil gerçek vergilerin esas olacağı adil bir vergi sistemi kurulmalı, gelir dağılımı adaleti sağlanmalı, imar ve vergi afları gibi haksızlıklar son bulmalı, kamu maliyesi naslarla değil, akıl ve bilimle yönetilmelidir.

 Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” tanımı doğrultusunda ulus olma bilincimiz ve ulusal birliğimiz güçlendirilmeli, Türklüğü anayasadan çıkarma sapkınlığının dillendirilmesine dahi izin verilmemelidir.

Cumhuriyetimiz antiemperyalist ve tam bağımsızlıkçı Kuruluş Ayarlarına dönmeli, yeniden “kimsesizlerin kimsesi” olmalı, Türkiye Türkiye’den yönetilmelidir.

Devletimizin “Meclis Hükümeti” esası ile kurulduğu, meclisin milli iradenin tecelligâhı olduğu hatırlanarak Tek Adam düzeni terk edilmeli, tekrar meclis merkezli bir yönetim sistemi kurulmalıdır.

Eğitim; yeniden laik, bilimsel, kamucu ve ücretsiz olmalı, çocuklarımız dünya çocukları ile yarışabilecekleri bilimsel bilgi ile donatılmalı, müfredat hurafe ve dogmalardan arındırılmalı, okullarımız tarikat ve cemaat adlı dinci-gerici yapılanmaların cirit attığı kurumlar olmaktan kurtarılmalı, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) yasası ödünsüz uygulanmalı, öğretmen yeniden hak ettiği saygınlığa ve yaşam düzeyine kavuşturulmalıdır.

Üniversitelerimizin bilimsel ve idari özerkliğe sahip irfan yuvaları olacağı bir Üniversite Reformu ivedilikle yapılmalı, akademik unvanlar bilimsel yeterlik ve liyakat esasıyla verilmeli, ara eleman yetiştirecek meslek okulları Köy Enstitüleri modeliyle hayata geçirilmeli, gençlerimiz geleceklerini yurt dışında arama utancından kurtarılmalıdır.

Sağlık; sosyal devletin temel görevlerinden biridir. Hastayı müşteri, hastaneyi ticarethane olarak tanımlayan, sağlık emekçisinin emeğini sömüren, neoliberal sağlık politikalarına son verilmeli, Cumhuriyetin “Toplumsal Kamucu Sağlık Sistemi” yeniden kurulmalı, ilaç, aşı ve tıbbi malzeme üretimi yerli kaynaklara dayandırılmalıdır.

Kadının; insan olarak eşitliği kâğıt üzerinde bırakılmamalı, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın içinde olması sağlanmalı, medyadan sokağa, iş yerine ve eve kadar kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismarın her türü sözlüklerimizden çıkarılmalı, İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmeli, “çocuk” ile “gelin” ve “işçi” sözcüklerinin birlikte kullanılması ayıbı tarihe gömülmelidir.

Sanat Ve Bilim özgürlüğü sınırsız olmalı, uygar toplum olmanın, toplumsal gelişimin ve kalkınmanın itici gücünün bilim ve sanat olduğu unutulmamalı, sanatçı ve bilim insanı el üstünde tutulmalıdır.

“Serbest Piyasa Ekonomisi” adıyla pazarlanan “Neoliberal Soygun Düzeni”ne derhal son verilmeli, üretimsizliğin sebep; faiz, enflasyon, işsizlik ve açlığın netice olduğu gerçeği unutulmamalı, yüksek teknolojili ürün üretme ve 4 Denge Teorisi (Bütçe, Üretim-Tüketim, Dış Ticaret ve Kamu-Özel Sektör Dengesi) esaslı “KEMALİST KARMA ÜRETİM EKONOMİSİ” yeniden devletimizin temel ekonomi politikası olmalıdır.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) yeniden devreye sokulmalı, akılcı planlama ve gerçekçi teşvik politikaları ile kamu ve özel tüm güçlerin katılacağı bir üretim seferberliği başlatılmalı, kooperatifçilik ihya edilmelidir.

Çalışma Yaşamı; üretim eksenli emek-sermaye birlikteliği sağlanarak geliştirilmeli, kredilendirme ve teşvik uygulamalarında tercihler gerçekçi olmalı, sınıf sendikacılığı güçlendirilmeli, “Sigortasız İşçi” ve “vergisiz kazanç” gibi kavramlar yok edilmelidir.

Çağımız Bilişim, Sanayi 5.0 Ve Yapay Zekâ çağıdır, kaçırılmamalı, yatırımlarda bu alanlara öncelik verilmelidir.

Nüfus ve insan kaynağı planlaması ihmal edilmemeli, eğitimsiz kalabalıkların iş gücüne ve üretime katılamayacağı, topluma yük olacağı bilinmelidir.

Ordumuz; siyasetin etkisinden soyutlanmalı, komuta bütünlüğü yeniden sağlanmalı, kendi sağlık, eğitim, yargı ve terfi sitemlerine sahip kılınmalı, paramiliter yapılanmalar dağıtılmalı, bireysel silahlanma çılgınlığı önlenmeli, ulusal egemenliğimizin ve Montrö’nün aşındırılmasına izin verilmemeli, halkımızın bütün güvenlik güçlerimize tereddütsüz güveneceği bir düzen kurulmalıdır.

Basın; özgür, bağımsız ve tarafsız olmalı, basın organları sahiplerinin tek işlerinin basın olması sağlanmalı, iktidar medyası yaratma yanlışından uzak durulmalıdır.

Siyasi Partiler Ve Seçim Yasaları mutlaka demokratikleştirilmeli, lider sultası ortadan kaldırılmalı, örgütlü toplum olmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tırnak boyası, seçim kurulları ve seçmen kütükleri dâhil seçim güvenliği tartışılır olmaktan çıkartılmalı, Siyasi Etik Yasası mutlaka çıkarılmalıdır.

Ulusumuz bunların tamamını yüz yıl önce yaptı, namus ve liyakatle yöneten doğru kadrolarla, akıl ve bilim rehberli doğru yol haritası ile bugün de yapacak güçtedir. Dünyanın en bereketli topraklarında, dünyanın en fedakâr ve en çalışkan milletini açlığa mahkûm eden BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR!

Biz, Mustafa Kemal’in Askerleri olarak; bilgili olacağız, cesur olacağız, kararlı olacağız, çok çalışacağız ve Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne mutlaka ulaşacağız!

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun!” şeklinde açıklamlarda bulundu.

Yeşim DRAMALI

 

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!