Edirne Haberler

'Çiftçiyi ezerek ekmek ucuzlamaz'

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, yaklaşan buğday hasat sezonu öncesinde üreticinin beklentilerini ve sektördeki ekonomik darboğazı dile getirdi.

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
11 Mayıs 2026 15:31

Aydın’ın Söke ilçesinde sezonun ilk mahsulünün sembolik olarak kilogram başına 20 TL’den satılmasına dikkat çeken Sancakçavuşu, bu rakamın üretici için bir "umut" değil, "endişe" kaynağı olduğunu vurguladı.

​'İLK HASADIN GELENEĞİ VE HAYAL KIRIKLIĞI'

​Sancakçavuşu, tarım kültüründe ilk hasadın özel bir yeri olduğunu hatırlatarak, Söke'deki satış rakamına tepki göstererek,

​"Edindiğim bilgiye göre Aydın Söke’de ilk hasat yapılmış ve ilk ürün satılmış. Açıkçası buna çok üzüldüm. Çünkü üretici ilk hasadını yapıp ürününü sattığında, yıllardır bunun bir geleneği vardır; sembolik bir fiyat belirlenir. Hatta ilk ürünü getirene küçük altın, traktör lastiği, mazot gibi hediyeler verilirdi. Bugün okuduğum haberde ise ilk satılan ürünün sembolik fiyatının 20 TL olduğu belirtiliyor. Bizim zaten normal beklentimiz 20 TL civarındaydı. Şimdi sembolik rakam bile 20 TL oluyorsa, normal açıklanacak fiyatın çok iyi olmayacağı yönünde ciddi bir endişe taşıyoruz. Çiftçinin hali gerçekten düşündürücü. Bunun yanında hayat pahalılığı her yıl katlanarak artıyor. Daha dün ekmeğe zam geldi. Biz ekmeğe zam gelmesinden şikâyet eden insanlar değiliz. Elbette maliyetler artıyor, hayat pahalılaşıyor. Ancak insanların da geçinebileceği, ekmek alabileceği, insanca yaşayabileceği bir standardın oluşması için emekli maaşlarının, memur maaşlarının ve çalışan ücretlerinin buna göre düzenlenmesi gerekiyor" dedi. 

​"EDİRNE’NİN PLAKASI GİBİ: 22 TL’NİN ALTI KURTARMAZ"

​Maliyet artışlarına ve enflasyona dikkat çeken Sancakçavuşu, sürdürülebilir tarım için kırmızı çizgilerini "22 TL" olarak belirledi. Edirne’nin il plaka koduna atıfta bulunan Sancakçavuşu, fiyat beklentisini şu sözlerle detaylandırdı:

"Ama çalışan ucuz ekmek yiyecek diye çiftçiyi ezmemek lazım. Çünkü biz olmazsak fırınlarda ekmek olmaz. Bunun unutulmaması gerekiyor. Hiç kimse şunu göz ardı etmemeli: Buğdayın bugün için en az 20 TL seviyesinde olması gerekiyor. Hatta bize göre sürdürülebilir tarımın devam edebilmesi adına fiyatın 21-22 TL bandında olması şart. Edirne’mizin plakası gibi, buğday fiyatı 22 TL’nin altında olmamalı. Geçen yıl buğday fiyatları 13,5 TL’den başladı, ardından 16-17 TL seviyelerine kadar çıktı. Bugün ülkemizde açıklanan enflasyon oranlarına baktığımızda yüzde 35 ile 45 arasında bir artıştan söz ediliyor. Mazot fiyatlarını zaten konuşmaya bile gerek yok. Girdi maliyetlerimiz her geçen yıl katlanıyor. Gübre, ilaç, işçilik, emek… Her kalemde ciddi artışlar var."

'​ÇİFTÇİ EZİLİRSE EKMEK DE OLMAZ'

​Hayat pahalılığı ve ekmek zamlarına da değinen Sancakçavuşu, çözümün çiftçiyi baskılamak olmadığını ifade etti. "Çalışan ucuz ekmek yiyecek diye çiftçiyi ezmemek lazım" diyen Sancakçavuşu, üretimin devamlılığının stratejik önemine vurgu yaparak,

​"Bizim bu enflasyon karşısında ayakta kalabilmemiz için ürünümüzün değerinde fiyat bulması gerekiyor. Çünkü çiftçinin kredileri var, yüksek faiz yükü var. Kurum ve kuruluşlardan alınan ürünlerde bile faizler çok yüksek seviyelere ulaştı. Kooperatiflerimiz artık yeterince desteklenmiyor. Bundan dolayı da büyük üzüntü duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

​'ÜRETİCİNİN GELECEĞİ TEHLİKEDE'

​Konuşmasının sonunda tarımsal üretimin bir zincir olduğunu belirten İsmail Sancakçavuşu, sadece buğdayda değil; ayçiçeği ve çeltikte de hak edilen fiyatın verilmesi çağrısında bulundu. Sancakçavuşu,

"Çiftçinin ayakta kalabilmesi için buğdayda, ayçiçeğinde, çeltikte hak ettiği fiyatın verilmesi gerekiyor. Çünkü biz üretmezsek ürün olmaz; ürün olmazsa da bu insanların karnı doymaz." şeklinde konuştu.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!