Edirne Haberler

Eczacılıkta 187 yıllık gurur: Meslekte ‘istihdam’ çıkmazı

Edirne’de 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek, kronik hastalık yükünün arttığı bir dönemde eczacıların sağlık sistemi içerisindeki konumunun güçlendirilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Yeşim Dramalı
Yeşim Dramalı
Editör
14 Mayıs 2026 12:26

Edirne’de 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek, kronik hastalık yükünün arttığı bir dönemde eczacıların sağlık sistemi içerisindeki konumunun güçlendirilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Edirne'de Bilimsel Eczacılık Günü kutlamaları kapsamında Atatürk Anıtı'nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Edirne Eczacı Odası ve Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından anıta çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törene Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi’nin yanı sıra çok sayıda eczacı, akademisyen ve eczacılık fakültesi öğrencisi katılım sağladı.

Eczacılıkta 187 yıllık gurur: Meslekte ‘istihdam’ çıkmazı

 

ECZACILAR EN ERİŞİLEBİLİR SAĞLIK DANIŞMANLARI

Törende meslektaşlarına ve katılımcılara seslenen Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, eczacılık mesleğinin tarihsel sürecine ve bugünkü önemine değindiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizde bilimsel eczacılığın temellerinin atıldığı, ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği tarih olan 14 Mayıs 1839’un üzerinden bugün tam 187 yıl geçti. Bu 187 yıllık süreç boyunca eczacılık mesleği; bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığını koruma anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ile kamuda, akademide ve ilaç sanayisinde görev yapan yaklaşık 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık danışmanları olarak hizmet sunmaktadır. Türkiye’de de toplum eczaneleri vatandaşlarımızın sağlık hizmetine en hızlı ve en kolay ulaştığı birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Doğru politikalarla desteklenmesi gereken bu güçlü yapı, sağlık sistemimizin stratejik unsurlarından biridir. Ancak ne yazık ki ülkemizde eczacıların sağlık sistemine sunabileceği katkılardan yeterince faydalanılmadığını görüyoruz. Bugün yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu reçeteleri açısından değerlendirildiğinde eczanelerimizde yılda yaklaşık 508 milyon işlem gerçekleştirilmektedir. Bu sayı, eczanelerin sağlık sistemindeki kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır.”

Eczacılıkta 187 yıllık gurur: Meslekte ‘istihdam’ çıkmazı

KRONİK HASTALIKLARLA MÜCADELEDE ECZACI ROLÜ

Konuşmasında toplum sağlığına ilişkin güncel verilere ve eczacıların bu süreçteki sorumluluklarına vurgu yapan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son TÜİK verileri ülkemiz nüfusunun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik hastalık yükünün arttığını göstermektedir. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre son bir yıl içerisinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu tanıların yaklaşık 6 milyonu obezite, 700 bini kardiyovasküler risk, 150 bini hipertansiyon ve 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır. Ayrıca toplumumuzda her beş kişiden üçünün kronik hastalıklarla mücadele ettiği görülmektedir. Tüm bu veriler bize daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahada görev yapan sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. İşte tam da bu nedenle eczacının sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısı, yaygın hizmet ağı ve bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır. İlaç ve eczacılık alanındaki mevzuat ile uygulamalar da bu anlayış doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır. Kronik hastalıkların yönetimi, koruyucu sağlık hizmetleri, bağışıklama uygulamaları, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi alanlarda eczacıların daha aktif rol alması; gereksiz kamu harcamalarını azaltacak, risklerin erken tespitini sağlayacak ve ulusal ölçekte önemli sağlık verileri üretilmesine katkı sunacaktır. Aynı zamanda bu hizmetler hasta güvenliğini, tedavi başarısını ve vatandaş memnuniyetini artıracaktır.”

Eczacılıkta 187 yıllık gurur: Meslekte ‘istihdam’ çıkmazı

KAMU ECZACILARININ SORUNLARI VE İSTİHDAM KRİZİ

Farklı alanlarda görev yapan eczacıların yaşadığı yapısal sorunlara ve özellikle genç mezunların karşılaştığı istihdam krizine dikkat çeken Başkan Çiftçi, çözüm önerilerini de dile getirerek şunları kaydetti:

“Birbirinden farklı alanlarda görev yapan eczacılar, etkin, güvenilir ve kaliteli ilacın güvencesi olma sorumluluğunu büyük bir özveriyle taşımaktadır. Ancak kamu eczacıları bugün kadro yetersizliği, ekonomik hakların karşılanmaması, elverişsiz çalışma koşulları ve mesleki tanımın hak ettiği yerde olmaması gibi ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Bizler bu sorunların artık çözülmesini istiyoruz. Çünkü kamu eczacılığı güçlendirilmeden, klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sisteminde etkinliği, verimliliği ve kaliteyi kalıcı biçimde artırmak mümkün değildir. Genç meslektaşlarımızın yaşadığı istihdam sorunu da mesleğimizin en yakıcı problemlerinden biridir. Plansız şekilde açılan fakülteler ve artırılan kontenjanlar nedeniyle ülkemizde ciddi bir eczacı istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Ancak bu fakültelerin yalnızca 19’u tam akreditasyona sahiptir. 2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılı itibarıyla 3.868’e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun olmakta, hâlen eczacılık fakültelerinde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerinde bulunmaktadır. Sağlık alanındaki bir meslek grubunun işsizlikle karşı karşıya bırakılması, ülkemizin en önemli değeri olan genç insan kaynağının heba edilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemde bu yanlışın kısmen fark edildiğini ve bazı kontenjan düzenlemeleri yapıldığını görmekteyiz. Ancak kalıcı çözüm için daha planlı ve bilimsel adımlar atılması gerekmektedir. Bu kapsamda; yeni eczacılık fakültelerinin açılması durdurulmalıdır. Kontenjanlar ülke ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalıdır. Eczacılık başarı sıralaması ilk 50 bin ile sınırlandırılmalıdır. Eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır. Akademik kadrosu ve teknik altyapısı yetersiz fakültelerde gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Ayrıca genç eczacılar için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalıdır.”

Tören, yapılan konuşmaların ardından katılımcıların anıt önünde toplu fotoğraf çekilmesiyle sona erdi.

A.Batuhan SEVER

Eczacılıkta 187 yıllık gurur: Meslekte ‘istihdam’ çıkmazı

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!