Mayıs'ın ilk haftası Edirne için bambaşka bir anlam taşır. Şehir; tarihi camileriyle, köprüleriyle ve çarşılarıyla her zaman büyüleyici olsa da 5-6 Mayıs'ta bambaşka bir kimliğe bürünür. Sarayiçi'nde alevlenen ateşler, davul zurnanın coşkusu ve Babafingo'nun ruhundan süzülen melodiler bu şehirde yalnızca Edirnelilerin değil, Balkanların ortak bayram alanlarında yapılıyor. Hıdırellez; baharın, bereketin ve dostumun bayramıdır. Edirne bu bayram dünyanın hiçbir yerinde olmadığı gibi kutlayan şehirdir.
Hıdrellez Nedir?
Hıdrellez, İslam ve Anadolu halk bilgilerinde Hz. Hızır ile Hz. İlyas'ın miktarının buluştuğuna inanılan ve her yıl 6 Mayıs'ta kutlanan özel bir fiyat. Halkın arasında bir inanışa göre Hz. Hızır; kıtlık zamanlarında bolluk, olası zamanlarında şifa, çaresizlik anlarında ise umut veren kutsal bir varlıktır. Bu nedenle Hıdrellez; yalnızca takvimde bir gün değil, insanların yıl boyunca biriktirdikleri ve umutları çıkardıkları, doğayla ve yeniden kucaklaştıkları kadim bir buluşmadır.
Anadolu'nun dört bir yanında farklı biçimlerde kutlanan Hıdrellez; çiçek toplama, dileği kağıda yazıp gül dalına bağlama, akan suya para atma ve ateş üzerinden atlama gibi ritüellerle yaşatılır. Ama bu kutlamanın en coşkulu, en renkli ve en özgün hali şüphesiz Edirne'de Kakava adıyla hayat bulur.
Kakava: Ateşin ve Baharın Bayramı
Kakava, Hıdrellez'in Roma tarihindeki adıdır. Balkan Romanları bu festival için; yılın en büyük, en kutsal ve en coşkulu günüdür. Her yıl 5-6 Mayıs'ta Edirne'nin Sarayiçi bölgesinde yerleşik Kakava; baharın gelişmesi, doğanın uyanması ve yeni umutların kapıyı çalmasını simgeler.
Şenliğin kökeni, yüzyıllar öncesine dayanan güçlü bir efsaneye dayanır. Demirci ustası Kaave; bölgeye zulmeden bir hükümdara karşı isyan başlatmış ve bu zaferi büyük bir ateş yakarak kutlamıştır. O gün bu yana ateş, Kakava'nın vazgeçilmez simgesi haline geldi. Sarayiçi kıyılarında geceyi aydınlatan büyük ateşin etrafındaki kalabalıklar; Ateşin üzerinden atlayarak kötülüklerden arınır, sağlık, bereket ve mutluluk diler. Bu ritüel; yalnızca bir gelenek değil, geçmişle gelecek, bireysel dileklerle toplumsal dayanışmayı bünyesinde barındıran derin bir köprüdür.
2010 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan Kakava, bu kararla birlikte yalnızca yerel değil küresel bir miras örneği kazandı. Her yıl Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Romanya'dan gelen Roman toplulukları Sarayiçi'nde bir araya gelir. Farklı diller konuşan, farklı coğrafyalarda yaşayan bu insanları Kakava'da buluşturan şey; ortak bir tarih, ticari bir müzik ve nesilden nesile aktarılan aynı ateşin aydınlığıdır.
_google_ers_1777381129.jpg)
Babafingo: Efsanenin Sesi
Kakava'yı Kakava yapan yalnızca ateş ve dans değildir. Buşenliğin vücudunun anlaşılması için Edirne Roma kültürünün en büyük efsanelerinden biri olan Babafingo'yu tanımak gerekir.
Asıl adı Hüseyin Battal olan Babafingo, 20. yüzyılın ilk yarısında Edirne sokaklarında büyümüş, müziği ve yetenekleriyle ilerleyen bir efsaneye dönüşmüş bir Roma ustasıdır. Ud ve kemanıyla kurduğu kendine özgü ses dünyasında; acıyı da sevinci de, özlemi de kavuşmayı da aynı nefeste taşırdı. Edirne'nin kahvehanelerinde, düğünlerinde ve bayramlarında çalınan o melodiler; sadece bir sanatçının değil, bir toplumun ortak sesi haline geldi.
Babafingo'nun müziği ile Kakava'nın coşkusu aslında birbirinden ayrı düşünülemez. Kakava gecelerinde yükselen Roma havaları, Babafingo'nun bıraktığı izlerin en canlı yankısıdır. O melodilerde hem Kaave'nin sıcaklığının değişimi hem de yıllar boyunca direnen bir elde edilen yüreksizlatan güzellikler vardır. Babafingo bu verimliliği taşıyan ustanın adıyken, Kakava bu üretiminin her yıl yeniden alevlenen kutlamasıdır.
Bugün Babafingo; Edirne'nin dar sokaklarında yetişen insanların kulağına fısıldayan bir melodidir. Roma kültürünün nesilden nesile aktarıldığı en değerli emanetlerden biridir. Ve onun Kakava gecesi, onun nağmeleri Sarayiçi'nin havasında yeniden canlanır.
Sarayiçi: Şenliğin Kadim Sahnesi
Kakava'nın kalbi, Meriç Nehri kıyısındaki tarihi Sarayiçi bölgesi atar. Osmanlı döneminin izlerini taşıyan bu kadim alan, şenliğe özgü bir atmosfer katarı. Tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde kurulan tezgahlarda geleneksel yiyecek ve içecekler sunulur. El sanatları ürünleri, renkli kıyafetler ve şenliğe özgü dekorasyonlar Sarayiçi'ni bu iki gün boyunca adeta başka bir dünyaya taşıyor.
Gündüzleri ailece gezilebilecek etkinlikler, geleneksel oyunlar ve kültürel gösterilerle dolu festival, geceleri ateş ritüeli ve müzik performanslarıyla bir noktaya ulaşıyoruz. Davul zurnanın coşkusu, renkli kıyafetlerin özündekiler ve özlü yıllık melodiler; Sarayiçi'ni onu 5-6 Mayıs'ta dünyanın en canlı sahnelerinden birinden ayırmak.
_google_ers_1777381166.jpg)
Balkanları Birleştiren Bir Bayram
Kakava; Edirne'nin değil, Balkanların ortak kutlamasıdır. Bu festivalde yalnızca Türkiye'den değil, Balkan coğrafyasının dört bir yanından insanlar Edirne'ye akar. Ortak bir geçmişin, ortak bir acının ve ortak bir direnişin mirasçıları olan Balkan Romanları; her yıl bu ateşin çevresinde yeniden buluşur, yeniden tanışır ve yeniden birbirlerini hatırlar.
Bu buluşma; siyasi sınırlar, dil farklılıklarının ve bakanlıkların uzaklıklarının ötesinde bir anlam taşır. Kakava; kültürel çeşitliliğin, birlikte yaşama iradesinin ve insanlığın ortak kullanımına sahip çıkmanın en güzel örneklerinden biridir.
5-6 Mayıs'ta Edirne'ye Gelin
Bu yıl 5-6 Mayıs'ta Edirne'nin Sarayiçi bölgesinde yeniden alevlenecek Kakava ateşi; hem Kaave'nin efsanesini hem Babafingo'nun mirasını hem de Balkanların ortak ruhunu tazeleyecek. Baharın en güzel sendromu Meriç'in yakınında, davulun sesinde ve Babafingo'nun nağmelerinde arayanlar bu yıl da Sarayiçi'nde buluşacak.İşte bu seneki Kakava Şenlikleri programı:


