Edirne Haberler

Edirne’den TMO’ya fiyat çağrısı

Edirne Ziraat Odası’nın 8 ilçenin oda başkanlarından oluşan İl Koordinasyon Kurulu,  TMO’nun açıkladığı 16,50 liralık buğday alım fiyatının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek fiyatın yeniden düzenlenmesini istedi. Oda başkanları, artan maliyetler, hastalıklar ve son yıllardaki verim kayıplarının çiftçiyi çıkmaza sürüklediğini vurguladı.

Yeşim Dramalı
Yeşim Dramalı
Editör
Yayınlanma:
04 Haziran 2026 18:04
Güncellenme:
04 Haziran 2026 18:05

Edirne Ziraat Odası’nın 8 ilçenin oda başkanlarından oluşan İl Koordinasyon Kurulu,  TMO’nun açıkladığı 16,50 liralık buğday alım fiyatının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek fiyatın yeniden düzenlenmesini istedi. Oda başkanları, artan maliyetler, hastalıklar ve son yıllardaki verim kayıplarının çiftçiyi çıkmaza sürüklediğini vurguladı.

Edirne’den TMO’ya fiyat çağrısı

“Fiyat enflasyonun ve maliyetlerin altında kaldı”

İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı 16,50 TL’lik buğday alım fiyatına tepki göstererek fiyatların bir an önce revize edilmesi çağrısında bulundu:

“TMO'nun açıklamış olduğu fiyatlar gerçekten geçen yıllara da oranla, geçen yıl da çok düşük bir fiyat açıklanmış. İşte bu yıl da enflasyonun çok altında kaldı. TÜİK rakamlarının yani tüketici enflasyonunun da çok altında kaldı. Üretici enflasyonu zaten %35 açıklanmıştı TÜİK tarafından. Biz onun bile  %22,2 oranında altında kaldık. Hem bu yıl bizi çok zorlayacak. Üreticilerimizi çok zorlayacak. Hastalık var bölgemizde. Yağışlar devam ediyor. Yani buğdaylar embriyo kararması yapabilir. Zaten pas hastalığı bölgemizde had safhada beş altı defa oldu ilaç atıyoruz. Yine de taban arazilerde pasta salonunu kurtaramadık. Hala buğdaylarımız pasla savaşıyor. Yani biz Edirne bölgemizde buğday verimlerinin çok çok iyi olacağını da düşünmüyoruz. Kalite kaybına da uğrayabiliriz. Yani bu öngörülerle fiyat açıklandı ama bu fiyat gerçekten üreticiyi çok zorladı. Biz fiyatların Edirne Ziraat Odaları, il koordinasyon olarak fiyatların revize edilmesini istiyoruz. Revize edilmiyorsa bile en azından kilo bazlı destek istiyoruz. Orada destekleme değişikken orada altta bir ibare vardı. Biz en az kilo başına da 300 TL destek istiyoruz yani. Bu gerçekten bu yıl önemli bir yıl. Yani üreticilerimiz iki üç yıldan beri Kuraklıkla çok mücadele etti. Verim kayıpları yaşadık.  Yani bu hep üreticimizi zorluyor. Ve bu şekilde devam edersek önümüzdeki yıl ekilişlerimiz de çok zor olacak. Çünkü önümüzdeki yıl ekilişlerimizi yeni fiyatlar üzerinden yapacağız. Şimdi Arman Arman'dan sonra ekim zamanı geldiğinde bu gübreler yine bu fiyatlarda durmayacak. Mazot, bu fiyat durmayacak. Yani biz en az bu yıl çıkardığımız mahsulün kazancımızın üzerine %31  yani öngörümüz böyle %30 gibi bir farkla ekiliş yapacağız. Yani bir çiftçinin sadece yıllık Bağ-Kur 150 bin TL civarında tutuyor. Yani Edirne'de de çiftçi yani aile çiftçiliği ortalamasında 60 dönüm arkadaşlar yani bir çiftçiye altmış dönüm yer düşüyor. Yani şu anda bir çiftçinin tarımdan para için 200-300 dönüm yer çalışması gerekiyor. 200-300 dönüm yerde de bugünkü hesaplarla hiç para kazanamıyorsunuz. Yani çok zor durumdayız. Ve bunu biz hükümetimizden Tarım Bakanlığımızdan fiyatların bir an önce revize edilmesi bu önünün açılmasını istiyoruz” dedi.

Edirne’den TMO’ya fiyat çağrısı

“Çiftçinin ayakta kalması zorlaştı”

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı üreticilerin mağduriyetini dile getirerek ifadelerinde şunlara yer verdi:

“Bu açıklanan fiyatların maliyetin altında kaldığını, üreticiyi memnun etmediğini, bununla ilgili gerekli düzenleme yapılması gerektiğini söyledik. Biliyorsunuz bu son açıklanan TÜİK verilerine göre %35  üretici maliyeti artışı vardı. Ve biz de geçtiğimiz buğday ekiminden bugüne olarak yaptığımız açıklamalarda %40 maliyet artışı tespit ettik. Ve yani bugün TÜİK %35 b açıklamış. Biz %40 maliyet artışı diyoruz. Bakanlığımız %22 maliyet artışı veriyor. Ki hepimizin piyasadaki işte aldığımız ekmekten, domatesten yani gıda maddelerinde baktığımızda bu enflasyon, bu alım güçleri daha da yüksek. Çiftçinin hem ailesini geçindirebilmesi hem de önümüzdeki yıllarda tarımdaki sürdürülebilirlik açısından bu fiyatlarla ayakta kalması çok zor. O yüzden bakanlığımızın acilen bu açıklamış olduğu 16,50 TL fiyatı revize etmesini talep ediyoruz. Revize eğer ki edemiyorsa da bunun için bu açıklanan bu destekleme modeli değişti. Dekar başına model geldi. Ki bu yıl bakanlığımızın açıklamış olduğu bu dekar başına destekle 980 TL  deniyor ama bu 980 TL içerisinde sertifikalı tohum desteği de var. Yani sertifikalı organik mineral gübre desteği var. Ki oradaki üret tamamı sertifikalı tohum kullanmıyor. Yani bir üreticimiz bir sonraki yıl kendine tohumluk yapabilecek kadar bir miktar sertifikalı tohum alıp onu kullanıyor. O yüzden esas bizim dekar başına alacağımız destek 806 TL. Tabii bu şartlarda da maliyetin altında kalıyor bu açıklanan rakamlar. Yani bu acil bir şekilde bu açıklanan fiyatın üzerine tabii ki bu dekar başına aldığımız destek haricinde ekstra prim desteği en az 3 TL olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreçte mazotunu, gübresini yani maliyetini karşılayabileceği gibi bu destekleri almasını talep ediyoruz Inşallah bakanlığımız bununla ilgili bir çalışma yapar. Üreticilerimizin mağduriyetini ortadan kaldırır. Üreticimiz bir nebze olsun rahat nefes alır diye umuyorum. Yoksa bu şartlarda üreticimizin ayakta kalması ve tarımda sürdürülebilirliği yapabilmesi için çok zor bir tablo oluştu.”

Edirne’den TMO’ya fiyat çağrısı

“Üç yıldır çiftçi para kazanamıyor”

Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk ise son üç yılda yaşanan iklim kaynaklı sorunların çiftçinin gelirini olumsuz etkilediğini belirtti:

“Burada gördüğünüz sekiz tane oda başkanı hepsi de çiftçidir. Ticari işletmesi yoktur. Çiftçimizin gördüğü zararı onlar da işletmektedirler. Şimdi şöyle bir konu üç senedir Türkiye'nin her tarafında iklim değişikliğinden dolayı çiftçi para kazanamadı. Ya zarar etti ya maliyetine çalıştı. Bu üç dönemin sonunda bu seneye geldiğimiz zaman artık zaten bıçak kemiğe dayanmıştı. Şimdi yağışlar olunca biz sevindik. Yani verimler çok yüksek olmasa da normal seviyelerde seyretmek bizim için yeterliydi. Fakat savaşın olması Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından sonra çok ciddi maliyet artışlarımız oldu bizim. İşte dünyadaki tarım ülkelerinin çoğu Mart ayında mazotta ve gübreden doğal destekleri çiftçilerine ödedi. Hatta Amerika Birleşik Devletleri çiftçilere verdiği desteği Mart ayında üç katına çıkar biz şunu görüyoruz. Bu fiyatlarla çiftçinin ekim yapabilse bile ailesinin getirecek parası kalmayacaktır. Bu ne demektir? Göçü tetikleyecektir. Göç demek biraz daha yıkım demektir. Çiftçiye bu sene bu desteği verilmek mecburiyettir. Yani üç senenin zararının arkasından gelen  bir senelik bir zarar olsa çiftçi bunu teori eder. Yıllardır da etmiştir. Sesini çıkarmamıştır. Sadece bizim istediğimiz fiyatı revize edilmesi veya mantıklı bir şekilde yirmi liralara gelecek sonra desteğin verilmesi. Bunu da hemen verilmesi. Şimdi açıklanan destek geçen senenin desteğini mart aldık. Bu enflasyon ortamında sıfırla sekiz SC numarası arasındaki fark ile iki litre mazotla arkadaşlar bir ay içerisinde. Maliyet bu kadar fiyat bu kadar. Şimdi satacağız temmuz ayında seneye temmuza kadar Türkiye'de engellenen enflasyon bile %32. Seneye kaç olacağı belli değil. Mantıklı hesap yapsınlar. Bizim maliyetlerimizden bir gramında yok. Bu gerçekten üç yılın sonunda birikimidir”

Edirne Ziraat Odası İl Koordinasyon üyelerinin ortak açıklamasında, TMO tarafından açıklanan buğday alım fiyatının yeniden değerlendirilmesi ve üreticinin artan maliyetler karşısında korunması için ek destek mekanizmalarının devreye alınması çağrısı yapıldı. Oda başkanları, gerekli düzenlemelerin yapılmaması halinde tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.

Şennur KARAGÖZ

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!