_google_ers_1778962376.jpeg)
Program, akşam saatlerinde Selimiye Meydanı’ndaki İHA ve SİHA gösterileri ile başladı. Ardından Şükrüpaşa İlkokulu önünden Selimiye Meydanı’na kadar uzanan güzergahta Fetih Yürüyüşü gerçekleştirildi. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği ile Mehteran Birliği'nin katıldığı yürüyüşte, Şahi topu eşliğindeki Temsili Fetih Ordusu, 57'nci Piyade Alay Komutanlığı unsurları ve sancak müfrezesi, iki bölükten oluşan Komando Tabur Komutanlığı personeli ve gökyüzünde onlara eşlik eden T129 ATAK Helikopteri yer aldı.
_google_ers_1778962411.jpeg)
Eski Camii önünde Fetih Duası okunması ve bir komando kolunun katılımıyla Komando Andı’nın icra edilmesinin ardından program Selimiye Meydanı’nda devam etti.
_google_ers_1778962466.jpeg)
Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan meydandaki etkinlikte, protokol konuşmalarının ardından 5'inci Kolordu Bölge Bando Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu ve Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği konserler verdi.

Programa; Edirne Valisi Yunus Sezer, 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, 5'nci Kolordu Komutanı Mehmet Cafer Aksoytürk, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanvekili Ruhi Takındı, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
_google_ers_1778962488.jpeg)
EDİRNE'NİN TARİHİ ROLÜNE VURGU: "İSTANBUL'UN ANAHTARI BU TOPRAKLARDA DÖVÜLMÜŞTÜR"
Kürsüye gelerek vatandaşlara ve konuklara hitap eden Edirne Valisi Yunus Sezer, konuşmasında fethin Edirne için taşıdığı tarihi öneme vurgu yaparak şunları söyledi:
"İstanbul’un fethi, “imkânsız” denileni mümkün kılan bir azmin, bir inanmışlığın ve sarsılmaz bir iradenin adıdır. Genç bir şehzadenin Meriç’in, Tunca’nın kıyısında ufka bakarken kurduğu o büyük hayalin; bir çağın açılıp bir çağın kapanmasına vesile olan kutlu bir pepeyamber müjdesinin gerçekleşmesinin adıdır. Fetih denilen o büyük rüya ilk kez Edirne sokaklarında vücut bulmuştur. İstanbul’un anahtarı bu topraklarda dövülmüş, dünyayı titretecek o dev Şahi topları bu ocaklarda dökülmüş ve ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. İşte bu kadim şehir; devlet aklının şekillendiği, büyük hedeflerin hazırlandığı, ilmin büyüdüğü ve medeniyetin kök saldığı bir başkenttir. Edirne sadece bir şehir değildir; tarihin yönünü değiştiren kararların alındığı, büyük hayallerin filizlendiği ve milletimizin kaderine yön veren kutlu bir emanettir. İstanbul’un fethini büyük yapan yalnızca askeri bir başarı değildir. Asıl büyük olan; inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın, güçlü bir devlet aklının ve sarsılmaz bir iradenin zaferidir. Fatih Sultan Mehmet Han, genç yaşına rağmen ilme, mühendisliğe, stratejiye ve devlet yönetimine hâkim, çağının çok ötesinde bir vizyona sahip büyük bir devlet adamıdır. O yalnızca surları yıkan, gemileri karadan yürüten büyük bir komutan değildir. Aynı zamanda adaletiyle, farklı inanç ve kültürleri bir arada yaşatma anlayışıyla ve ortaya koyduğu medeniyet tasavvuruyla da çağlara damga vurmuş büyük bir liderdir. Fatih’in en büyük başarısı yalnızca İstanbul’u fethetmek değil; fetihle birlikte insanlığa yeni bir medeniyet ufku sunabilmiş olmasıdır. Aziz hemşerilerim, kıymetli misafirler; yanı başımızda yükselen ecdat yadigârı Selimiye’nin ihtişamı, Üç Şerefeli Camii’nin zarafeti, Eski Cami’nin vakarı bizlere bir hakikati hatırlatmaktadır: Bizler, gölgesinde çağları aşan muazzam bir çınarın bugünkü sancaktarlarıyız. Bu topraklarda yazılan destan; Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Milli Mücene’ye kadar imanla, cesaretle ve fedakârlıkla yoğrulmuş büyük bir varoluş hikâyesidir. Milletimiz her zorlukta birlik olmuş, her badireyi omuz omuza aşmış ve bu aziz vatanı bizlere emanet etmiştir. Bizlere düşen görev ise ecdadımızdan aldığımız bu kutlu mirası aynı ruhla geleceğe taşımaktır. Birlik ve beraberlik içerisinde, daha güçlü, daha müreffeh ve daha büyük bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Nasıl ki Fatih Sultan Mehmet Han çağının ötesine geçerek büyük hedefler gerçekleştirdiyse, bugün de Türkiye savunma sanayiinden uzay teknolojilerine, eğitimden üretime kadar her alanda kendi hikâyesini yeniden yazmaktadır. O gün Edirne’de dökülşen Şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız, SİHA’larımız ve yüksek teknoloji hamlelerimiz almıştır. Bugün Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda güçlü, lider ve söz sahibi bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki bir milletin en büyük gücü; sahip olduğu inanç, özgüven ve hedefleridir. Fatih Sultan Mehmet’in ortaya koyduğu vizyon nasıl asırlar boyunca milletimize ilham verdiyse, bugün de gençlerimizin gözlerinde gördüğümüz heyecan aynı fetih ruhunun yaşadığını göstermektedir. İnanıyorum ki bu millet, tarihinden aldığı güçle geleceğini de aynı kararlılıkla inşa edecektir. Çünkü fetih ruhu sadece bir şehrin kapılarının açılması değildir; aynı zamanda gönüllerin kazanılması, umudun büyütülmesi ve milletin geleceğe emin adımlarla yürüyebilmesidir. İşte bugün bizlere düşen görev de o ruhu diri tutmak, birlik ve kardeşlik içerisinde yarınlara yürümektir. Bu duygu ve düşüncelerle İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü kutluyor; başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere tüm kahraman ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad olsun."
Konuşmalarının ardından program, Selimiye Meydanı'nda aniden bastıran ve etkisini artıran sağanak yağış altında devam etti. Askeri bando ve mehteran takımlarının sergilediği konser performansları, yağmura rağmen alanı dolduran kalabalık tarafından büyük bir beğeniyle takip edildi.

Adem Batuhan SEVER