Türk çiftçisinin fedakarlığına vurgu yapan Ilgın, tarım sektöründe yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekerek çözüm önerilerini sıraladı.
Başkan Ilgın, mesajının başında üretimin gizli kahramanlarını selamlayarak şu ifadeleri kullandı:
"Yıllardır alın terini toprağa akıtarak Türk milletinin sofrasına ekmeğini getiren, pirincini getiren, yağını getiren, sebzesini, meyvesini getiren; nasırlı elleriyle hayvan bakarak Türk milletinin sofrasına sütünü getiren, peynirini getiren, yoğurdunu ve etini getiren tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Her zorluğa rağmen yüzyıllardır üretmekten vazgeçmeyen Türk köylüsünün, Türk çiftçisinin gayreti takdire şayandır."
Tarımın son yıllarda cazibesini yitirdiğini belirten Ilgın, köylerin boşalma noktasına geldiğine değinerek, şunları söyledi:
"Sürekli artan girdi maliyetleri, aynı oranda artmayan ürün fiyatları ve bu ekonomik sorunlara eklenen sosyolojik problemler, çiftçiliği son yıllarda tercih edilen bir meslek olmaktan çıkarmış; altyapı eksikleri, köy okullarının kapanması ve sosyal alanların olmayışı köyleri boşalma noktasına getirmiştir. Türkiye; bereketli toprakları, dört mevsimi yaşayan iklimi, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile çok büyük bir üretim potansiyeline sahiptir. Ancak mevcut durumda miras hukukundan kaynaklı olarak parçalanan ve küçülen topraklar, artan girdi maliyetleri, artan ithalat ve kırsaldaki altyapı eksiklikleri bu potansiyelin kullanılmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Bu şartlarda yapılan üretimden elde edilen kazançla geçinmek, bir de üzerine SGK primi ödemek neredeyse imkânsız hale gelmiştir."
Sorunların çözümü için köklü bir değişim gerektiğini savunan Ilgın, gençlerin desteklenmesi çağrısında bulunarak, şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye’de artık yeni bir üretim modeli, yeni bir çiftçilik modeli ele alınmalı ve tartışılmalıdır. Bu işleri hiç yapmamış kişiler yerine; köyde doğmuş, büyümüş ancak yeterli toprağı ya da hayvansal sermayesi olmadığı için köyünü terk etmek zorunda kalmış gençlere, mera kanunu ve diğer ilgili düzenlemelerde yapılacak değişikliklerle arazi kiralama imkânı sağlanmalı; hayvan desteğiyle birlikte teknolojik ve sosyal altyapı desteği verilmelidir."
Tarımda sermaye odaklı şirketleşmenin tehlikelerine dikkat çeken Egemen Ilgın, açıklamasını bir şair sözüyle noktaladı:
"Son yıllarda tarımsal üretimdeki şirketleşme kaygı vericidir. Türk milletini yüksek kâr amacı güden şirketler değil, üretmek isteyen gençler doyurabilecek kapasitededir. Umut hâlâ bu topraklardadır, umut gençlerdedir. Şairin dediği gibi; 'Kitabı kapatmayalım… Umut belki de gelecek sayfadadır.'"
Haber Merkezi