Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, yerli üreticiyi korumak ve tarımsal sanayide öngörülebilirliği artırmak amacıyla yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında tarife kontenjanı uygulaması başlatıldı. Uygulama kapsamında, 1 Temmuz - 30 Kasım döneminde yerli üreticiden ayçiçeği tohumu alan sanayicilere öncelik tanınarak, 11 Ocak - 31 Mayıs 2027 tarihleri arasında sıfır gümrük vergisiyle 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu veya yüzde 20 vergiyle 500 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalat hakkı verilecek.
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından sadece hak sahibi sanayici firmalara özel olarak düzenlenecek olan ithalat lisansları, hiçbir şekilde üçüncü kişilere devredilemeyecek. Söz konusu tarife kontenjanından yararlanmak isteyen firmaların, Ticaret Bakanlığının yayımladığı tebliğ doğrultusunda başvurularını 1-15 Aralık döneminde e-Devlet veya bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yapması gerekiyor.
Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, ayçiçeğinde yeni yayımlanan tarife kontenjanı uygulamasını değerlendirdi. Geçmiş yıllarda da uygulanan ve son üç yıldır yeniden devreye alınan bu sistemin hem ülke üreticisine hem ortaklarına hem de kurumsal anlamda sektöre büyük fayda sağlayacağını belirten Kırbiç, uygulamanın amacının hasat döneminde sanayici ve tüccarı yerli ürünü almaya teşvik etmek olduğunu vurguladı.
'YERLİ ÜRÜN ALANA SIFIR GÜMRÜKLÜ İTHALAT HAKKI'
Sistemin işleyişi hakkında detaylı bilgi veren Trakya Birlik Başkanı Şafak Kırbiç, hasat döneminde yerli üreticiden alım yapan paydaşların ödüllendirildiğini ifade etti. Kırbiç,
"Buradaki amaç, hasat döneminde üreticinin yoğun satış talebi karşısında sanayicinin, tüccarın ve diğer paydaşların ürünü almasını teşvik etmek. Çünkü bu ürünü hasat döneminde alan sanayici ve tüccar, daha sonra devletimizin belirlediği tarihler arasında ayçiçeğinde sıfır gümrük vergisiyle, ham yağda ise düşük vergi oranıyla ithalat yapma hakkı elde ediyor. Uygulama kapsamında, 1 Temmuz ile 30 Kasım tarihleri arasında ülke içerisinden ayçiçeği alan sanayici, tüccar ya da kurumlar, 1 Ocak 2027 ile 31 MAYIS 2027 tarihleri arasında ithalat yapabilecek. Devletimizin bu yıl belirlediği rakam 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği. Çiçek olarak getirilemediği durumda ise bunun karşılığı kadar ham yağ ithalatına da belirlenen oranlar çerçevesinde izin verilecek. Geçtiğimiz yıl bu kapsamda 1 milyon tonluk bir kontenjan vardı, bu yıl rakam artırıldı" dedi.
'OLUMSUZ ELEŞTİRİLER TAMAMEN YANLIŞ ANLAŞILMADAN KAYNAKLANIYOR'
Kamuoyunda zaman zaman uygulamanın olumsuz olduğuna dair değerlendirmeler yapıldığına dikkat çeken Kırbiç, bu durumun bilgi eksikliğinden kaynaklandığını söyledi. Üreticilerin kendilerinden her zaman doğru bilgiyi alabileceğini belirten Kırbiç,
"Bu uygulamanın çiftçimize faydası kesinlikle üst düzeydedir. Çünkü bu uygulama olmadığında sanayici ve diğer alıcılar hasat döneminde yüksek miktarda alım yapmak istemez. Bugün finansman maliyetleri yüksek, faizler yüksek. Kimse stoklu çalışmak istemiyor. Ancak daha sonra vergisiz ithalat yapabilme avantajı olduğu için hasat döneminde piyasaya alıcı olarak giriyorlar. Bu da ürün fiyatlarının bir miktar daha yükselmesini sağlıyor. Geçtiğimiz yıl da bunu yaşadık. Bazı bölgelerde fiyatlar düşük başlamıştı. Tarife kontenjanı uygulamaya girdikten sonra fiyatlar bir miktar yükseldi ve çiftçimiz bundan memnun oldu" açıklamasinde bulundu.
'KURAKLIK NEDENİYLE TRAKYA'DA KANOLAYA YÜZDE 15'LİK KAYMA YAŞANDI'
Ayçiçeği üretiminin sürdürülebilirliği açısından da tarife kontenjanının kritik bir rol oynadığını belirten Şafak Kırbiç, Türkiye'deki üretim açığına ve son yıllarda yaşanan iklim krizine değindi. Kırbiç,
"Ülkemizde ayçiçeği üretimi ihtiyacımızı tam olarak karşılamıyor. Geçtiğimiz yıllarda üretim ihtiyacın yaklaşık yüzde 50'sini karşılayabiliyordu. Son iki yılda ise ciddi kuraklık yaşadık. Çiftçimiz hem verim kaybına uğradı hem de ayçiçeği ekmekten biraz uzaklaşarak başka ürünlere yöneldi. Özellikle bölgemizde kanolaya bir geçiş yaşandı. Trakya genelinde yaklaşık yüzde 15 civarında bir kayma oldu" ifadelerini kullandı.
'AYÇİÇEĞİNDE ARZ AÇIĞIMIZ VAR, ÜRETİMİ DESTEKLEMELİYİZ'
Çiftçinin kanolaya yönelmesini haklı gerekçelere bağlayan Kırbiç, kanolanın kışlık bir bitki olması sebebiyle kuraklıktan daha az etkilendiğini ifade etti. Ancak kanola üretiminde de pazar sınırına dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunan Kırbiç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kanolanın da Türkiye'de belli bir pazarı var. Eğer ekim alanları çok fazla artarsa bu kez arz fazlası oluşabilir ve çiftçimizin ürününü satması zorlaşabilir. Ayçiçeğinde ise tam tersine arz açığımız bulunuyor. Bu nedenle devletin 'Önce yerli üreticiden belli miktarda ürün al, ondan sonra belirlenen dönemlerde sıfır gümrük vergisiyle ithalat yapabilirsin' dediği bu tür uygulamaların, çiftçimizin yeniden ayçiçeği ekim alanlarını artırmasına büyük katkı sağlayacağı kanaatindeyiz."