Edirne Haberler

Kırkpınar müdavimlerinin vazgeçilmezi: 'Çadır Kent'

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
03 Temmuz 2026 10:12

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'nde yer alan dünyaca ünlü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu yıl 665'inci randevusuyla kapılarını açıyor. Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek dev organizasyonu yerinde takip etmek isteyen binlerce insan Edirne'ye akın etti.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

Kentteki otellerde boş oda kalmayınca, güreş sevdalıları çareyi yanlarında getirdikleri çadırları kurmakta buldu. Mimar Sinan'ın başyapıtı Selimiye Camisi ve hemen yakınındaki Hıdırağa Camisi çevresindeki yeşil alanları mesken tutan vatandaşlar, rengarenk çadırlarıyla renkli görüntüler oluşturarak geceyi burada geçirdi.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

‘BURADA DOSTLUK KURMAK BAMBAŞKA’

Kocaeli’nin İzmit ilçesinden Edirne'ye gelen 65 yaşındaki Mehmet Emin Uçar, çadır alanlarında kurulan samimi bağların ve edilen koyu sohbetlerin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını vurguladı. Uçar, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Tam 31 senedir aksatmadan buraya gelirim. Geçmiş yıllarda otellerde konakladığım da oldu elbet. Fakat çadırda kalmanın keyfi tamamen bambaşka bir şey. Benim için Kırkpınar demek, çadır hayatı demek. Adeta bu muazzam organizasyonun ayrılmaz, köklü bir parçası gibi geliyor bana. Normal şartlarda beni başka bir şehirde çadırda yatıramazsınız, hayatta kalmam. Ancak iş Kırkpınar olunca çadırın bendeki yeri çok değişiyor. Hatta açık konuşmak gerekirse, otelde kaldığım senelerde buradaki kadar rahat ve huzurlu hissetmemiştim. Çünkü bu çadır ortamında, Türkiye'nin dört bir yanından kopup gelen güreş sevdalılarıyla aynı gökyüzü altında buluşmak, onlarla uzun uzadıya sohbet etmek ve kalıcı dostluklar inşa etmek gerçekten kelimelerle tarif edilemez bir duygu.”

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

‘BURADAKİ CEMAAT, ÜCRETSİZ OTELE GÖTÜRSENİZ GİTMEZ’

İstanbul’dan Edirne'ye gelen 74 yaşındaki Kırkpınar müdavimi Nihat Safyürek ise eski dönemlerde çadırların bu kadar yaygın olmadığını, eskiden çimenlerin üzerine gazete kâğıtları sererek uyuduklarını anlattı. Zaman içindeki değişimi aktaran Safyürek, şöyle konuştu:

“Aşağı yukarı 50 ya da 55 senedir Kırkpınar'ın hiçbir anını kaçırmayan sıkı bir takipçisiyim. Buraya karşı içimde çok büyük bir sevgi var. Fakat bu çadır kültürü aslına bakarsanız son on beş yıldır bu kadar yaygınlaştı. Çadırlardan önce meydanda, bulduğumuz gazete kağıtlarının üzerinde uyurduk. O eski dönemlerde böyle gelişmiş çadırlar falan kimsede yoktu. Şimdilerde teknolojiyle birlikte iş biraz daha modern bir hal aldı. Çadırlar son derece düzenli, konaklaması da çok daha konforlu hale geldi. Bundan yarım asır öncesi çok daha farklı bir dünyaydı. Ne Sarayiçi şimdiki gibi gelişmişti ne de bu etraf böyle düzenliydi. İnsanlar gözlerine kestirdikleri, boş buldukları her yere kıvrılıp yatıyordu. Bugün sahip olduğumuz modern imkanların veya alan düzenlemelerinin hiçbiri yoktu. Şimdi ise her şey tıkır tıkır işliyor. İnanın bana, şu an burada toplanan bu kalabalığa 'Gelin sizi lüks otellerde ücretsiz ağırlayalım' deseniz, büyük bir çoğunluğu dönüp arkasına bile bakmaz, gitmez. Çünkü buranın yaşattığı keyif çok özel. Çevredeki ambiyans tamamen büyüleyici. Kırkpınar'ın gerçek ruhu işte tam olarak bu çadırlarda, bu meydanda solunuyor. Yıllardır sahada Feyzullah Türk'ü büyük bir beğeniyle izliyorum, bu yıl da şampiyonluk adayım kendisi. Ama burası er meydanı, güreşin içinde her şey var, sonuç hiç belli olmaz.”

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

‘ESKİ ORTAMLAR ARTIK YOK, BİTTİ’

Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinden Edirne'ye ulaşan 71 yaşındaki İsmail Sağlam da güreş tutkusunun gençlik yıllarında başladığını belirterek geçmişe duyduğu özlemi şu kelimelerle ifade etti:

“İçimdeki bu güreş sevdası henüz 18 yaşımdayken alevlendi. Neredeyse yarım asrı geride bıraktık diyebilirim. Yaklaşık 40 senedir de hiçbir yağlı güreş organizasyonunu kaçırmadan, düzenli olarak meydan meydan geziyorum. Türkiye'nin neresinde bir güreş festivali varsa orayı adım adım takip ediyoruz. Ülkenin gitmediğimiz köşesi kalmadı desem yeridir. Bizim ilk geldiğimiz zamanlarda böyle çadır kurmak falan lükstü, yoktu. Büyük otobüslere doluşur, öyle gelirdik kente. 25-30 kişilik arkadaş gruplarıyla doğrudan çayırın ortasında konaklardık. Mangallar harıl harıl yanar, kulağımızdan davul zurna sesleri bir an olsun eksik olmazdı. Ne yazık ki o eski samimi ortamlar artık kalmadı, tamamen bitti. Geceleri düpedüz açık havada yatardık. O dönemlerde bu tarz kamp çadırları mevcut değildi. Varsa bile bizim haberimiz yoktu, hiç kullanmadık. Gelecek güreşler için bu sene Feyzullah Aktürk ile Onur Susuz’un performanslarını çok beğeniyorum. İkisinden de bu yıl ciddi dereceler beklemekteyim. Aynı şekilde İsmail Koç’un da kürsüye çıkacağını öngörüyorum. Orhan Okulu’nun ise ilk sekiz sporcu arasına adını yazdıracağını düşünüyorum ama tabii er meydanında son sözü her zaman zaman ve strateji söyleyecektir.”

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Türkiye'nin dört bir yanından Edirne'ye gelen ve otellerde yer bulamayan güreş sevdalıları, Selimiye Camisi çevresinde kurdukları çadırlarda Kırkpınar ruhunu ve dostluk bağlarını yaşatıyor.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!