'Sarayiçi'ne de başka yerden taşındı'
Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı tarafından yürütülen Edirne Sarayı ihya projesi kapsamında Er Meydanı'nın saray alanı dışına çıkarılacak olmasını değerlendiren Beksaç, mevcut yerin altında Balkan Savaşı şehitlerinin yattığını hatırlatarak kararın çok yerinde olduğunu vurguladı.
'EDİRNE'DE KANGREN OLMUŞ BİR KONU'
Mevcut Er Meydanı'nın konumunun tarihi ve manevi açıdan büyük bir hata olduğunu ve bu tartışmanın uzun yıllardır sürdüğünü belirten Prof. Dr. Beksaç, şunları söyledi:
"Şimdi esasında Edirne'de kangren olmuş bir konu bu. Çok uzun yıllardan beri baktığımız zaman bu tartışmalar var. Esasında da buranın kaldırılması gerekiyor. Yani burası bir halk meydanı, bir şenlik alanı, bir güreş alanı olamayacak konumda olan bir yer. Çünkü aşağısında Balkan Savaşı sırasında vefat etmiş birçok insanımızın defnedildiği bir yer var. O bölgenin 2008 yılında saraydaki kazı çalışmalarında başkanlığını yaptım, kazı danışmanlığı da bendeydi. O bölgeyi çok iyi tanıyorum. Orada bir güreş sahasının olması akla uygun değil. Akla uygun olmasının ötesinde ahlaka da uygun değil, geleneklere de uygun değil. Çünkü altında bir şehitlik var. Oranın çok daha farklı biçimlerde korunması ve gözetilmesi lazım."
'ATA YADİGARLARINA SAYGILI BİR ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMELİ'
Er Meydanı'nın taşınmasının saray bütünlüğü ve tarihsel saygı açısından en doğru adım olacağını ifade eden Beksaç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Onun ötesinde sarayın alanı dışında kalan bir bölge. Sarayın genel duvarlarının dışında kalan ama sarayın dış törenlerinin yapıldığı alanlarla bağlantılı bir yer. Oraya taşınması gerçekten Edirne için çok iyi olacaktır. Benim şahsi kanaatim, buranın bir an önce boşaltılıp gerçek bir şehitlik olarak, ata yadigârlarına saygılı bir şekilde değerlendirilmesinin en doğru karar olduğudur."
'KIRKPINAR'IN ASIL YERİ BUGÜN YUNANİSTAN SINIRLARI İÇİNDE'
Kırkpınar’ın tarihsel geçmişine de ışık tutan Prof. Dr. Engin Beksaç, organizasyonun bugünkü kimliğini Cumhuriyet dönemiyle kazandığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
"Vallahi onu biz de araştırıyoruz. Bayağı uzun bir zamandır Kırkpınar orada yapılıyor. Zaten bilindiği gibi Kırkpınar'ın asıl yeri burası değil. Bugün Türkiye sınırları dışında kaldığı biliniyor. Daha sonra birkaç yerde daha yapılmış. İşgal yıllarında güreşler kesintiye uğramış, devam ettirilememiş. Cumhuriyet'le birlikte yeni bir kültürel kimlik kazanma çabaları arasında Edirne'de yeniden canlandırılan bir olay. Olayın çıkış noktası konusunda tarihsel açıdan baktığımız zaman da bazı açık noktalar var. Kimin getirdiği, kimin taşıdığı, nasıl olduğu başlı başına kitap konusu olacak meseleler. Esasında Kırkpınar'ın gerçek yapıldığı yer bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalıyor. Bu gelenek daha ziyade belirli gruplarla bağlantılı olarak anlaşılıyor. Cumhuriyet'ten sonra ise güreşler bugünkü kimliğini kazanıyor."
EDİRNE’NİN UNUTULMUŞ GELENEĞİ: AT YARIŞLARI
Edirne'nin geçmişinde sadece güreşin değil, çok daha köklü başka şenliklerin de yer aldığını belirten Beksaç, Roma ve Trak dönemlerine kadar uzanan at yarışı geleneğini anlattı:
"Ondan önceki süreçlerde daha farklı biçimlerde değerlendirildiğini biliyoruz. Mesela çok daha erken dönemlerde Edirne'de bugünkü anlamıyla bir güreş geleneği yok. Edirne'nin bugün artık unutulmuş çok farklı bir geleneği var; at yarışları. Düğünlerde, törenlerde yapılan at yarışları olduğunu biliyoruz. Bu gelenek sadece Osmanlı dönemine ait değil, Osmanlı öncesine kadar gidiyor. Roma döneminde de, Trak döneminde de at yarışlarının yapıldığına dair bilgiler var. Hipodrom olmadığı için düz alanlarda yapılıyordu. Yani Edirne'nin bugün unutulmuş çok farklı gelenekleri, şenlikleri ve törenleri var. Güreş bunlardan günümüze kalanlardan biri. O da daha ziyade Yeniçeri kimliğiyle ilişkilendirilerek Edirne'ye getiriliyor. Ama Edirne'deki güreş geleneği de aslında doğrudan Yeniçeri kimliğiyle bağlantılı değil. Kırkpınar güreşlerinin esas yeri çok daha dışarıda olan bir yer."
'EDİRNE'DE NE YAPARSANIZ YAPIN BİR MUHALEFETLE KARŞILAŞIRSINIZ'
Er Meydanı'nın taşınmasına tarihi gerekçeler sunarak tepki gösterenlerin bilgisizlikle hareket ettiğini ve Edirne'nin yapısında her zaman bir muhalif karakter bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Engin Beksaç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bunu bilmeyen vatandaşlarımız var. Er Meydanı'nın yerinin değiştirilmesine tepki gösteren, tarihi gerekçe gösteren birçok vatandaş var. Edirne'de zaten her konuda bir muhalefet vardır. Edirne'de ne yaparsanız yapın bir muhalefetle karşılaşırsınız. Bu muhalif gruplar bilinçli ya da bilinçsiz şekilde her zaman konuşur. Bu konuşma alışkanlığı Edirne'de vardır. Buna çok takılmamak lazım. Edirne'de bir şey yapmak istiyorsanız doğru olanı yapacaksınız. Muhalefet her zaman olacaktır. Bugün buna karşı çıkanlar, yarın taşındıktan sonra farklı şeyleri konuşacaklardır. Edirne'de muhalefet her zaman vardır. Edirne'nin kültürel kimliğinde, etnik yapısında ve sosyal yapısında bu muhalif karakter vardır. Edirne'nin erken dönemlerine, siyasi tarihine baktığınızda da bunu görürsünüz."