Edirne Kadın İstihdamı ve Girişimcileri Derneği Başkanı Cemile Özeker, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 8 Mart’ın kutlama değil kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelesinin simgesi olduğunu vurguladı. Özeker, kadın emeğinin görünür kılınması, şiddetin son bulması ve eşit bir yaşam için mücadelenin süreceğini ifade etti.
Cemile Özeker açıklamasında, 8 Mart’ın yalnızca sembolik etkinliklerle geçiştirilecek bir gün olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“8 Mart, kadınlara çiçek verilen, indirim kampanyaları yapılan ya da eğlence programları düzenlenen bir gün değildir. 8 Mart; kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam hakkı için verdiği mücadelenin tarihidir. 8 Mart, kadınların emeğinin sömürüldüğü, yaşam hakkının tehdit altında olduğu bir düzene karşı sözlerini yükselttikleri gündür.”
Kadınların hayatın her alanında üretimin içinde yer aldığını vurgulayan Özeker, buna rağmen kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını belirtti. Özeker, “Kadınlar yalnızca evde değil, tarlada, fabrikada, atölyede, ofiste, okulda ve hayatın her alanında üretmektedir. Ancak kadın emeği hâlâ görünmez kılınmakta, güvencesiz ve düşük ücretli işlere mahkûm edilmektedir. Kadınların emeğini yok sayan bu düzen kabul edilemez” dedi.
Ekonomik politikalar konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özeker, mor-yeşil ekonomi anlayışını savunduklarını belirtti. Özeker açıklamasında, “Bizler mor-yeşil ekonomiyi savunuyoruz. Doğayı talan eden, emeği sömüren, kadınları yoksullaştıran politikalara karşı; doğayla uyumlu, eşitlikçi, dayanışmacı ve kadın emeğini görünür kılan bir ekonomik düzen istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Kadın haklarının korunmasında laikliğin önemine dikkat çeken Özeker, laikliğin kadınların özgürlüklerinin güvencesi olduğunu söyledi. Özeker, “Kadınların özgürlüğünün en önemli güvencelerinden biri laikliktir. Laiklik; kadınların yaşam biçimine, bedenine ve haklarına müdahale edilmesini engelleyen temel ilkedir. Kadınların kazanılmış haklarını hedef alan, yaşam tarzına müdahale eden gerici anlayışlara karşı laikliği savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Türkiye’de kadınların her gün şiddet ve ölüm tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Özeker, kadın cinayetlerinin artık bireysel değil toplumsal bir sorun haline geldiğini dile getirdi. Özeker, “Öte yandan ülkemizde kadınlar her gün şiddetle ve ölümle karşı karşıya kalmaktadır. Kadın cinayetleri artık münferit değil, toplumsal bir sorundur. Her kadın cinayeti; cezasızlığın, eşitsizliğin ve kadın düşmanı politikaların sonucudur” dedi.
Kadınların yaşam hakkının tartışma konusu olamayacağını vurgulayan Özeker, kadınların şiddete ve cezasızlığa karşı mücadeleye devam edeceğini söyledi. Özeker, “Kadınlar olarak bir kez daha söylüyoruz: Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Kadın cinayetlerine, şiddete ve cezasızlığa karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
8 Mart’ın bir kutlama günü olarak değil, dayanışmayı büyütme günü olarak görülmesi gerektiğini belirten Özeker açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“8 Mart bizim için bir kutlama günü değil; eşitlik, özgürlük, laiklik, adalet ve yaşam hakkı için dayanışmayı büyütme günüdür. Kadınların emeğinin değer gördüğü, doğanın talan edilmediği, hiçbir kadının şiddet korkusu olmadan yaşayabildiği bir ülke mümkün. Ve biz kadınlar; eşit, özgür ve adil bir yaşam kurulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması.”
Haberin Merkezi