Edirne Dayanışması tarafından düzenlenen "Laiklik" temalı toplantıda, yerel yönetimin Ramazan ayındaki iftar yemekleri üzerinden sert bir tartışma yaşandı. Av. Dr. Ulaş Çam, belediyeyi ve ana muhalefet partisi CHP'yi "rakibine benzeyerek din yarışı yapmakla" ve kaynakları verimsiz kullanmakla eleştirirken, CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, "Mesele lokma paylaşmaktır, halkın gerçeklerinden kopamayız" diyerek sosyal belediyecilik vurgusu yaptı.
Edirne’de yaklaşık 28 sivil toplum kuruluşu ve siyasi partiden oluşan Edirne Dayanışması, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde “laiklik” temalı geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinliğin divan kurulunda Yılmaz Eren, Zeynep Birdal ve Ahmet Ziya Yaz yer aldı. Divan Kurulu Üyesi Yılmaz Eren’in laiklik konulu sunumunun ardından geçilen “Serbest Kürsü” bölümünde, belediyenin uygulamaları ve laiklik ekseninde sert tartışmalar yaşandı.
“BELEDİYENİN GÖREVİ HER GÜN İFTAR VERMEK MİDİR?”
Toplantıda söz alan Av. Dr. Ulaş Çam, Edirne Belediyesi’nin Ramazan ayındaki faaliyetlerini ve ana muhalefet partisinin siyasi hattını eleştirerek, "Ramazan sürecinde Edirne’de şöyle bir tabloyla karşılaştık: “Biz rakibimizden daha Müslümanız” anlayışını ispatlamaya çalışan bir pratik gördük. Bu durum gerçekten dikkat çekiciydi. Nevzat abinin söylediği noktayı biraz açmak istiyorum. Rakibine benzeyen bir ana muhalefet pratiği var. Ya da rakibine benzeyerek büyüyeceğini sanan bir ana muhalefet anlayışı. Ama bu anlayış aslında ana muhalefeti büyütmüyor; tam tersine yıkıma götürüyor. Ne yazık ki bunun farkında değiliz. Bu böyle olmaz. Bir de muhalefetin uyguladığı bu dinci pratik meselesi var. Bunun yanında kamusal görevlerin de zayıflaması, hatta ortadan kalkması gibi bir durum ortaya çıkıyor. Şimdi soruyorum: Belediyenin görevi her gün iftar vermek midir? Elbette sosyal dayanışma önemlidir ama belediye aynı kaynaklarla çok daha kamusal işler yapabilir. Mesela üniversite öğrencilerine burs verebilir. Eğitimle ilgili projeler geliştirebilir. Başka birçok kamusal hizmet yapılabilir. Biz sürekli şunu söylüyoruz: “Belediyemiz ekonomik olarak zor durumda.” Bunu çok dile getiriyoruz. Ama sonra dönüp bakıyoruz, “En Müslüman biziz” yarışına giriyoruz. Karşımızdaki rakibe benzemeye çalışıyoruz. Bu gerçekten bizi yıkıma götüren bir süreçtir. Hükümetin yaptığı bazı uygulamalara da çok dikkatli bakmamız gerekiyor. Bu tür genelgelerle aslında toplumda bir şeytanlaştırma mekanizması kuruluyor. Mesela oruç tutmayanlar hedef haline getiriliyor. Ramazan ayında okullarda bu tür uygulamalar devreye girdiğinde, oruç tutmayan bir kesim hemen zorbalığın muhatabı olabiliyor. İşte burada laikliği savunacak olanlar yine laikliği savunanlar olmak zorunda" ifadelerini kullandı.
AKGÜNGÖR: “KİMSEYLE DİN YARIŞINA GİRMEYİZ”
Eleştirilere yanıt vermek üzere kürsüye çıkan CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, partinin inançlara bakış açısını savunarak, "Cumhuriyet Halk Partisi kimseyle bir din yarışına girmez. Çünkü her şeyden önce aynı dine mensubuz. İnsanların büyük çoğunluğu, hangi dine mensup olursa olsun, inançlarını yerine getirmekten kaçınmaz. Ben şahsım adına söylüyorum; biz Müslümanlığımızı inkâr etmiyoruz. Müslümanlığın gerektirdiği ne varsa bu partideki insanlar da elbette bunu yerine getirir. Belediyemizle aynı partiye ve aynı yol arkadaşlığına sahip olmamızdan dolayı yapılan yardımlar gerçekten sıkı bir şekilde, ince eleyip sık dokunarak yapılıyor. Yani rastgele ya da gelişigüzel yapılan işler değil bunlar. Şu anda sosyal etkinlikler ve sosyal belediyecilik anlamında başkanımız birçok yeni uygulamayı hayata geçirdi. Daha önce insanların eline ulaşmayan pek çok hizmeti vatandaşlarla buluşturdu. Bu konularda da adım adım ilerlemeye çalışıyor, imkânlar ölçüsünde her yere dokunmaya gayret ediyor. Ama tekrar söylüyorum; bizim din üzerinden bir yarışa girme gibi bir durumumuz yok. Bizim dine bakış açımız, yaklaşımımız hükümetten farklı olabilir. Ancak bu, dinimizi yaşamadığımız anlamına gelmez. Elbette dinimizi gerekli yerlerde, gerektiği şekilde yaşamaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
ERGÜDEN: “MESELE PAYLAŞILMAYAN LOKMA MESELESİDİR”
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden ise belediyenin sadece iftar sofralarıyla değil, eğitim ve sosyal yardım alanındaki çalışmalarıyla da halkın yanında olduğunu belirterek, "Burada yapılan tüm konuşmalardan, şahsım adına ve kurumum adına çok faydalandığımı özellikle ifade etmek isterim. Bunun son derece değerli olduğunu düşünüyorum. Elbette eleştirileri de duyuyorum. Ancak bence mesele lokma dağıtmak meselesi değildir. Mesele, halkla lokmasını paylaşmayanların meselesidir; yani paylaşılmayan lokmanın meselesidir. Paylaşılan lokma değil, paylaşılmayan lokma asıl sorundur. Sosyal yardım konusunda da belediyenin şu anda çok görünür kılmadığımız, hatta görünür kılmamak için özellikle hassasiyet gösterdiğimiz bir sosyal yardım eli bulunmaktadır. Bununla ilgili kurumsal bir yapı vardır ve bu yapı sosyal yardımlarını sürdürmektedir. Elbette tüm bunlar bütçenin el verdiği ölçüde yapılabilmektedir" dedi.
'SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR'
Belediyenin verdiği iftarlara yönelik eleştirileri de yanıtlayan Ergüden, "Ancak bir noktaya da katılmıyorum. 'Belediyeler iftar verir mi, vermeli mi?' sorusu soruluyor. Benim düşüncem şudur: Belediyeler iftar vermelidir. Geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de bu tür buluşmaların olması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzun meselelerini siyasal bir tartışmaya dönüştürmek istemem. Bu konu siyaset üstü bir konudur. Ama şunu da söylemek gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı, anayasamızda açıkça yer bulan laik, sosyal ve hukuk devleti ilkesidir. Seçilmiş tüm yöneticiler de, atanmış tüm yöneticiler de bu ilkelere sahip çıkmak ve onları temsil etmek durumundadır. Cumhurbaşkanından başlayarak tüm kademelerde, muhtarına kadar herkes bu sorumluluğu taşımak zorundadır" diye konuştu.
'LOKMAMIZI PAYLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
Edirne Belediyesi'nin, toplumun gerçeklerinden kendisini izole etmeyeceğine vurgu yapan Ergüden, "Dolayısıyla laiklik bir tercih değildir. Laiklik bu ülkenin anayasasında yer alan temel bir ilkedir; bizim kimliğimizdir. Bu anlamda ilçe başkanımızın ifadelerine de katılıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ya da Edirne Belediyesi olarak kendimizi toplumun gerçeklerinden izole edemeyiz. Milletimizin gerçeklerinden uzak duramayız. Bugün laikliği temsil eden bir yönetim anlayışıyla ülkemizin yönetilmesi için mücadele etmeye devam etmek zorundayız. Bu değerleri yaşatmak da bizim sorumluluğumuzdur. Elbette farklı görüşler olabilir, farklı yöntem arayışları olabilir. Ama biz bu toplumda lokmamızı paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER