Edirne Son Dakika Haber

Öğretmen şiddetine karşı 'kalemli' protesto

Öğretmen şiddetine karşı 'kalemli' protesto

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
03 Mart 2026 17:36

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Edirne Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde görev yapan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından gerçekleştirilen bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından öğretmenler, tepki amacıyla Atatürk Anıtı’na kalem bıraktı.

Olay, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde geçtiğimiz Pazartesi günü meydana geldi. Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, Furkan Samet B. isimli öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybederken, bir öğretmen ile bir öğrenci de yaralandı. Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran olayın ardından Eğitim-İş iki günlük iş bırakma kararı aldı.

Eğitim-İş Edirne Şubesi tarafından kentin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına sendika üyesi öğretmenler ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

OKULLARDAKİ GÜVENLİK AÇIĞI TARTIŞMASI

Basın açıklamasını okuyan Şube Başkanı Nedim Zobar, yaşanan olayın münferit olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi. Bu tablo bir “münferit olay” değildir. Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Buradan açıkça söylüyoruz: Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” şeklinde konuştu.

“BU YAŞANANLAR TESADÜF DEĞİL”

Zobar, eğitim sisteminde yaşanan sorunların öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasıyla bağlantılı olduğunu savunarak, “Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu olayların sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor. Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRETMENLER GÜVENLİ ORTAM İSTİYOR”

Şiddetin yalnızca okullarda değil, küresel ölçekte de arttığına dikkat çeken Zobar, “Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor. Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz” diye konuştu.

“ÖĞRETMENE VERİLEN DEĞER GELECEĞİ BELİRLER”

Eğitim kurumlarının bilimin ve laikliğin merkezi olması gerektiğini vurgulayan Zobar, “Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız, mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır. Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür” dedi.

Basın açıklamasının ardından öğretmenler Saraçlar Caddesi’nden Atatürk Anıtı’na yürüdü. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından anıta kalemler bırakılarak saldırıda hayatını kaybeden öğretmen anıldı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!