Edirne Son Dakika Haber

Tıp Bayramı törenle kutlandı

Tıp Bayramı törenle kutlandı

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
14 Mart 2026 13:56

Edirne'de 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Atatürk Anıtı'nda bir araya gelen tıp camiasının temsilcileri, hekimlerin ağır çalışma koşullarına ve sağlıkta şiddete dikkat çekti.

Edirne'de, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla, kentin Atatürk Anıtı'nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programda, tıp camiasının temsilcileri anıta çelenk sunarak birlik mesajı verdi.

Anıta; Edirne İl Sağlık Müdürlüğü, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Edirne Tabip Odası ve kentteki özel hastaneler tarafından çelenk sunulurken, ardından saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu.

'TIP BAYRAMI BİR VATANSEVERLİK SEMBOLÜDÜR'

Günün anlam ve önemine dair ilk konuşmayı yapan Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr. Ali Kaya, 14 Mart’ın sadece bir takvim yaprağı değil, bir direniş öyküsü olduğunu vurgulayarak, “14 Mart 1827 ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Ancak bayramın bugünkü anlamını kazanması, 1919 yılında İstanbul'un işgali sırasında, Hikmet Boran öncülüğündeki Mekteb-i Tıbbiyelilerin işgale karşı bir direniş ve bir protesto eylemi olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı ülkemiz için sadece bir mesleki kutlama değil, aynı zamanda bir vatanseverlik sembolüdür. Mekteb-i Tıbbiyeliler 1. Dünya savaşı ve kurtuluş savaşında da ön cephelerde yer aldılar. Öyle ki 1915 girişli Mekteb-i Tıbbiyelilerin tamamı şehit oldu, bu nedenle 1921 yılında Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahane mezun veremedi. Bu yönüyle bizlere onurlu ve gururlu bir tarih bıraktılar. Onları rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz" diye konuştu.

'SAĞLIKLI TOPLUM GÜÇLÜ BİR GELECEĞİN TEMELİDİR'

Daha sonra kürsüye gelen Edirne Tabip Odası Onur Kurulu Başkanı Faruk Yorulmaz, sağlığın toplumsal kalkınma ile doğrudan ilişkili olduğunu belirterek hekimlerin yaşadığı zorluklara değinerek, “Sağlıklı toplum kalkınmanın en temel ögesidir. Bilindiği üzere büyük atamızın beni Türk hekimlerine emanet ediniz diye çok özlü bir sözü var. Başka bir sözü daha var demiştir ki büyük atamız, Türk milletinin sağlığı ve sağlamlığı her zaman üzerinde dikkatle durulacak en esas meselemizdir. Bu yönüyle sağlık hizmetlerinin bir toplumsal hizmet olduğu anlaşılmaktadır. Tıp bayramının az önce sunucu arkadaşımızın da söylediği gibi, Tıp öğrencilerinin İngiliz işgaline karşı başlattığı bir eylemin başlangıcı, eylem ile başlamıştır. Bu eylem 1827 yılındaki ilk modern tıp eğitiminin başladığı günü kutlamak gerekçesiyle İngiliz işgaline karşı bir başkaldırı olmuştur. Bu yönüyle 199. yıl dönümünü kutlamaktayız. Sağlık çalışanları bu bayramı sonuna kadar hak etmektedir. Çünkü gecesi gündüzü, bayramı tatili, yoğun kar yağışı afeti olmaksızın 24 saat her gün görev yapmak durumunda olmaktadırlar. iş yükünün çok daha yoğunlaştığını görmekteyiz. Bu görevi yürütmek insan sevgisi olmaksızın, özveri göstermeksizin mümkün olmayan bir yükümlüktür. Ancak bütün bu yükümlülükleri yerine getirmek için özveriyle çalışan sağlık personelinin başta hekimler olmak üzere çok önemli sorunları bulunmaktadır. Türk Tabipleri Birliği bu sorunların hem gündemde kalmasını hem yetkililere iletilmesini hem de çözümü için önerilerde bulunmak ve izlemek gibi bir görevi üstlenmektedir. Bugün bu sorunlardan en önemli yerinden bir tanesi olan şiddeti mutlaka birinci sıraya koymak durumundayız. Hiç hak edilmeyen bir durum bir sağlık personelinin şiddete uğraması. Elbette hatalar mümkün olabilir. İnsanın hata yapmaması diye bir ihtimal söz konusu değildir. Ama hiçbir zaman bu hata bilerek, isteyerek zarar vermek kastıyla yapılan hatalar değildir. Bunun yanında istihdamla ilgili çok ciddi sorunları vardır sağlık personelinin. Güvencesiz çalışma şartları gibi, çok yoğun ve ağır çalışma gibi, ücret yani ekonomik sorunları gibi. Tüm bu sorunların çözümü sonunda vatandaşımızın, toplumumuzun sağlığına olumlu etkiler yapacaktır. Bu nedenle sorunların çözümü sadece hekimlerin ya da sağlık personelinin sorunları olmanın çok ötesinde toplumun sorunlarıdır" ifadelerini kullandı.

'HEKİMLİK BİLGELİK VE FEDAKARLIK SANATIDIR'

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise konuşmasında, hekimlik mesleğinin manevi derinliğine ve toplumun etik değerlere dönmesi gerektiğine işaret ederek, “Hekimlik, bilgiyi, sanatı, etik değerleri içinde birleştiren, harmanlayan insanlığın en saygın uğraşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hekim, hikmet, yani bilgelik kökünden gelir ve sadece insan bedenini tedavi eden değil varlığın manasını anlayan, bilge insanı da ifade eder. Bir hekim kolay yetişmiyor. Altı yıllık lisans eğitimi onun üzerine dört beş yıl süren uzmanlık eğitimi, eğer yapacaksa üç yıl devam eden bir yan dal eğitimi. Sonrasında da insanlığa adanmış bir yaşam. Gecesi gündüzü, mesai olmayan bir yaşam. Hal böyleyken elbette hekime şiddete, hele de zaman zaman ölüm noktasına ulaşan hekime şiddeti, genel anlamda sağlık çalışanlarına şiddeti kabul etmek mümkün değildir. Bu şiddetin sona erdiği günlerde de hekimlik yapabilmeyi, özellikle öğrencilerimizin hekimlik yapabilmesini diliyorum. Yasama meclisinden şiddetin önlenmesine yönelik yasalar çıkartılıyor. Bunun için milletvekillerimize, devlet büyüklerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Ancak şiddet sadece yasalarla değişmez. Toplumun öz değerlerine geri dönmesi gereklidir. Değerler eğitimi gereklidir. Aileden başlayan, okul öncesi dönemde, ilkokulda, ortaokulda, sonrasında devam eden bilgiye, emeğe değer verme günlerine geri dönen bir değer eğitimi ülkemiz için şarttır" şeklinde konuştu.

Tören, katılımcıların anıt önünde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!