VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 19 Nisan 2022 10:00:52

0 Yorum

Kez Okundu.

EDİRNE’DE MİSAFİRLERE HAZIRLIK: 1

​​​​​​​“Turizm sadece 2 gün değil, 365 gün sürer”

“Turizm sadece 2 gün değil, 365 gün sürer”

Edirne’deki otel işletmecileri ile sektördeki sorunları ve çözümlerini masaya yatırdık. İlimiz hem kültürel turizm hem de festivaller şehri olma yolunda hızla ilerlerken, mevcut konaklama ve turizm işletmelerimizin bu duruma hazır olup olmadıklarını otelcilik ve turizm işletmecileriyle konuştuk.

Yazı dizimizin bu haftaki konuğu ise uzun yıllardır şehrimizde otelcilik sektöründe hizmet veren Balta Otel’in işletmecisi ve aynı zamanda Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi Gökhan Balta oldu. Edirne’deki işletmecilerin,  geliştirilen çeşitli projelere ve değişen turizm mantığına ayak uydurmaya başladığını dile getiren Balta; “Hala eksikliklerimiz olduğuna inanıyorum. Ama bunlar aşılamayacak eksiklikler değil. Çok projemiz var. Edirne için çok şeyler yapmak istiyoruz” dedi.

KAÇ YILDIR SEKTÖRDESİNİZ?

1984 yılında Edirne’de otelcilik işletme işine başladık. Bugüne kadar 38 yıldan beri sadece otelcilik işi ile uğraşıyorum. 1984 yılından bugüne kadar otelimizde 3 buçuk milyon kişiyi ağırlamışız.

GEÇMİŞLE BUGÜNÜ KIYASLARSAK, EDİRNE’DEKİ KONAKLAMA SEKTÖRÜNÜ NASIL YORUMLARSINIZ?

“1984’ten bugüne bakacak olursak bütün evrelerini gayet iyi izliyorum. 90’lı yıllardaki yoğunluk ve alım gücü ekonomik kazanç noktasında 90’lı yıllara kadar çok yüksek bir verimde otelcilikten para kazanılıyordu ama tesis sayısı ve kalitesi çok düşüktü. Son yıllarda ise kaliteli tesisler kurulmaya başladı, yatak sayıları yükseldi. Bu yatak sayılarının yükselmesi ve daha iyi pazarlama yapıldığından dolayı yoğunluklar artmaya başladı”

EDİRNE’DEKİ TURİZM SEKTÖRÜ DEĞİŞEN MÜŞTERİ POTANSİYELİNE HAZIR MI?

“Turizmde, turistin beklentileri her zaman değişiyor. Her yıl değişen turist yapısı var. Turist yapılarına göre de değişiyor bunlar. Biz şu anda kültür turizmi ağırlıklı pazarlama yapıyoruz. Ancak bunun arkasından da mart, nisan ve mayıs ayları içerisinde spor turizmi de geliyor. Arkasından festivallerin oluşması müzelerin daha çok oluşması gibi durumlar var. Sağlık turizmi için de gelenler var. Hala eksikliklerimiz olduğuna inanıyorum. Ama aşılamayacak eksiklikler değil bunlar. Uzun zamandan beridir yapılamayan bir mastır plan çerçevesinde, bunları daha iyi sektörün içinde olan insanların da karar mekanizmalarının içerisinde olduğu sürece daha iyi yola doğru gideceğine inanıyorum”

“TURİZM NOKTASINDA HALA EDİRNE’NİN İSMİ ÇOK GEÇMİYOR”

“Çok profesyonel ve lüks olarak 5 odalı otel de var. 200-300 yataklı otel de var. Bir tane 5 yıldızlı otelimiz var zaten şehrimizde. Uluslararası bir marka olarak bir tane var. Üniversitenin burada olması konferans ve bilimsel toplantılar konusunda burada bir eksiklik yaratıyor. Edirne’ye bunları çekebilmek için bir altyapımız yok maalesef. İstanbul’un yakınlığından dolayı İstanbul daha çok tercih ediliyor. Çünkü orada çok daha profesyonel işler yapılıyor. Uluslararası düzeyde gelen turistler arasında Edirne’yi hala bilmeyenler var. Türkiye dendiği zaman turizm noktasında hala Edirne’nin ismi çok geçmiyor. Turizm sadece bir gün, iki günlük bir durum değildir. 365 gün ve onlarca yıl sürebilecek bir durumdur. Biz şu anda Mimar Sinan’ın bize hediye ettiği bir eserin nimetlerinden faydalanıyoruz. Ona bu konuda ne kadar teşekkür etsek azdır”

EKSİKLİKLERDEN BAHSETTİNİZ. BUNLARI İYİLEŞTİRMEK ADINA NELER YAPILABİLİR?

“Turizmi iyi anlamak, turizmdeki ihtiyaçları iyi belirlemek gerekir. Turistin veya acentenin ne istediğini iyi belirlemek gerekir. Bu konuda bazı eksiklerimiz var. Biz acenteler noktasında da ihtiyaçların ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bu ihtiyaçlar karşılanamadığı için büyük acenteler buraya gelmiyorlar. Dolayısıyla bunların tespitini yaptıktan sonra sadece Balkan ülkelerine yönelik bir turizm yerli turist açısından değil, bizim daha çok genişlememiz gerekiyor. Avrupa’nın birçok bölgesinden turist çekmemiz lazım, orta doğudan turist çekmemiz lazım. 7 kıtadan da buraya turist çekmemiz lazım. Bu noktada da daha çok çalışmamız gerekiyor”

TURİZMDE SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ

“Master planın içerisinde de bu tanıtıma önemli bir bölüm ayrıldı. Artık sosyal medyanın gücünü kullanarak, sosyal medya dediğimizde sadece İnstagram, Facebook gibi değil, influencerlerle,  youtuberlarla artık bakanlık boyutunda zaten bu çalışmalar yapılıyor. Türkiye tanıtım ajansı da genel olarak bu noktada tanıtımlar yapıyor. Çeşitli ülkelerin önemli influencerleri ve youtuberleri ülkeye çekiyor, getiriyor ve kendi ülkelerinde ülkemizde daha iyi tanıtmak amacıyla çalışıyorlar. Biz de aynı şeyi yapmak zorundayız. Bütün ülkeler bütün şehirler aynı şeyi yapıyor”

 “BÜTÜN OTELLER BAKANLIK ONAYLI OLACAK”

“Bakanlığımızın birkaç ay önce açıklamış olduğu bir yapı vardı. Artık bütün oteller, turizm, bakanlık belgeli olacak diye. Şu anda basit konaklama belgesi dedikleri bizim tabirimizle belediye ruhsatlı oteller vardı. Bütün oteller tabiki belediye ruhsatlı. Ama sadece belediye ruhsatı ile çalıştırılan tesisler vardı. Bunların hepsi bakanlığa geçti. Ben eminim ki önümüzdeki yıllarda buraya uluslararası zincirler de gelecek. Uluslararası zincir otellerden de buraya yatırımlar geleceğine inanıyorum. Sadece kültür turizmine odaklanmak yerine farklı kültür boyutlarında da bir şeyler yapılabilir”

OTELCİLİK SEKTÖRÜNÜN EN BÜYÜK SIKINTI SİZCE NEDİR?

“Birkaç noktada sıkıntısı var. Birincisi, birlikte hareket etme konusu eskiden sıkıntılıydı. Yavaş yavaş bunları aşmaya başladık. Şu bilinmelidir ki, Edirne'deki konaklama tesislerinin Edirne ye katkısı diğer ulusal firmalara nazaran daha büyük. Çünkü yaklaşık olarak şu anda Edirne merkezde 30-35’in üzerinde tesis var. Hem bakanlık belgeli hem de şimdi basit konaklama belgili 35 in üzerinde tesis var. Tahminimce bunun yıllık, çünkü buraya gelen müşterilerin hepsi otelde kalan müşterilerin hepsi Edirneli kalmıyor burada. Gelen insanlar yiyorlar içiyorlar, otelde konaklıyor ve para ödüyorlar. Bunun yaklaşık olarak bütçesi bugünün rakamlarıyla herhalde 100 milyon TL'nin üzerindedir yıllık. Yani biz 100 milyon TL parayı dışarıdan Edirne ekonomisinin içine sokuyoruz. Şimdi böyle bir parayı da ulusal bazlı markalar belki 1-2 ayda buradan alıp İstanbul vergi dairesine götürüyorlar. Şimdi biz evin içine para sokmaya çalışıyoruz bir yandan da para dışarı çıkıyor. Dolayısıyla bu kadar hizmet odaklı emek sarf eden bu tesislerle birazcık daha ilgilenilmesi gerektiğine inanıyorum”

“HERKESİN İSTEDİĞİ ŞEY, DİKKATE ALINMAK”

“Bir sorun yaşadıkları zaman yani mümkün olan en hızlı şekilde yerel yönetimin bunu çözümlemesi gerekiyor. Köstek olmasındansa, ceza sistemindense, daha fazla ne yapılabilir onu düşünmelidir. Ben, Türkiye Otelciler Birliği'nin aynı zamanda Edirne temsilcisi olarak bütün meslektaşlarımızla bir araya geliyoruz. Ufak tefek de olsa bazı sorunlar yaşanıyor. Ama herkesin istediği şey, dikkate alınmak. Çünkü biz buraya bir ekonomik değer katıyoruz. Turist geldiği zaman ilk bütün intibaı bize söylüyor, biz öğreniyoruz”

“Bu pandemi döneminde bizi çok üzen olayları yaşadık. Cezalar yendi, oteller kapatıldı. Bir şekilde bazı problemler oldu. Bu burada hizmet işi veren tesislerin çalışanlarının önemli bir de istihdam sağlıyoruz ve kaliteli bir istihdam sağlıyoruz. Biraz moral bozukluğuna sebep oluyor. Daha kaliteli bir hale getirelim diye uğraş veriyoruz ama yerel yönetimlerin ve diğer kamu kurumlarının da birazcık dikkate almasını istiyoruz. Daha dikkatli olmalarını istiyoruz. En azından kapıyı çalıp var mı bir isteğiniz demeli. 40-38 sene olmuş. 38 sene içerisinde beni ziyaret eden çok az insan olmuştur yani. Ne yapıyorsunuz, var mı bir sıkıntınız diye kimse yoktur. Yavaş yavaş dikkate alınmaya başlanıyor”

EDİRNE’ DEKİ OTELLERDE TOPLAM KAÇ KİŞİ AĞIRLANABİLİYOR? BU SAYI YETERLİ Mİ?

“En küçük otelden en büyük otele kadar 2500 yatak var. Bu sayı bugün için fazla ama temmuz ayı için eksik. 365 gün 52 haftayı doluluk oranlarına göre, o festivalleri dağıtmaya çalışıyoruz. Mayıs ayı içerisinde 4 tane hafta var, 4 haftasında da festival var neredeyse. Haziran ayı gene öyle temmuz ayı zaten gurbetçilerin yoğunluğu olduğu bir dönem ve Kırkpınar var. Bizim burada en belirleyici nokta otellerin doluluk oranları. Çünkü nitelikli turiste otelde konaklayan turisttir. 2500 yatak yeter mi? Uzun vadede tabii ki yetmeyecek daha da gelişecek, daha da büyüyecek, daha da yatırımlar gelecek ama yatırımları doğru yatırım doğru yerde doğru projelerle yatırımların geleceğine inanıyorum”

“EDİRNE İÇİN ÇOK ŞEY YAPMAK İSTİYORUZ”

Çok projemiz var. Edirne için çok şeyler yapmak istiyoruz. Üzüldüğüm şeyler oluyor. Şehrin dışına çıktığın zaman toplantılara gittiğim zaman, Edirne ile ilgili duyduklarım beni üzüyor. Türkiye Otelciler Birliği'nin Genel Kurulu'na gittim ve orada büyük holdinglerin sahipleri, otel yöneticileri, bütün uluslararası ve ulusal oteller vardı. Önemli bir grupla bir araya geldim. Yemek yerken yerli bir otelcilik grubunun sahibiyle görüştüğümde Edirne’yi gördükten sonra hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Çok kötü bir şehircilik anlayışı olduğunu görmüş. Bunu birçok yerde duyuyorum. Kendi otelime gelen müşterilerde de aynı şekilde duyuyorum. Her şeyimiz çok iyi gidiyor ama şehircilik anlamında maalesef dokuda bir sıkıntı var. Dönemin karar vericileri Kaleiçi’ndeki o güzelim konaklarını ve o zamanın çok güzel apartmanları yıkıp şimdiki rezalet yapılarını oraya diktiler. Ama bitmeyen bir şey var ki, 600 küsur seneden beri o cami orada hayranlıkla herkes bakıyor, görmeye geliyor. Biz bunu neden yapamadık ve yapamıyoruz. Ama geç kaldık mı? Hayır, geç kalmadık. Çok çalışmamız gerekiyor. Sadece o kadar. Röportaj: Damla GÖÇ Fotoğraf: Çağrı ENYÜREKLİ

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER