VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 04 Mayıs 2022 16:12:48

0 Yorum

Kez Okundu.

EDİRNE’DE MİSAFİRLERE HAZIRLIK:2

​​​​​​​“Rekabeti kalite ile yapmamız gerekiyor”

Edirne’deki otel işletmecileri ile sektördeki sorunları ve çözümlerini masaya yatırdık. İlimiz hem kültürel turizm hem de festivaller şehri olma yolunda hızla ilerlerken, mevcut konaklama ve turizm işletmelerimizin bu duruma hazır olup olmadıklarını otelcilik ve turizm işletmecileriyle konuştuk.

Yazı dizimizin bu haftaki konuğu şehrimizde hizmet veren Adresin Hotel’in Müdürü Can Pekbaş oldu. Otelcilik ve turizm sektörünü konuştuğumuz Pekbaş, misafirlerin Edirne’de günübirlikten ziyade iki günden fazla kalmalarını sağlamak gerektiğini söyledi. Sektördeki birçok sorunu ve çözüm önerilerini konuştuğumuz Hotel Müdürü Can Pekbaş; “Gençler, Ege ve Akdeniz Bölgesindeki büyük sezonluk tesisleri fırsat ve avantaj olarak görüyorlar. Hal böyle olunca da bir an önce gideyim diyorlar ve ailenin yanından uzaklaşma merakı gençlerde çok fazla. Gençleri biraz daha burada tutmak için çaba sarf etmek lazım” dedi.

EDİRNE’DE OTELCİLİK HİZMETİ NE DURUMDA SİZCE?

-Oda sayısına ve yatak sayısına baktığımızda şuan için yeterli durumda. Daha fazlasına şu dönem için ihtiyaç yok. Festivaller şehri olma yolunda hızla ilerliyoruz ama bahsetmiş olduğumuz festivallere dışarıdan katılımın durumu ne? Ne kadar ulusal veya uluslararası bir hale getirdik, bunu incelemek lazım. Otellere ve konaklama tesislerine baktığımız zaman yaz sezonunda ve gurbetçilerin geldiği dönemde Cuma ve cumartesi akşamları oluşan bir yoğunluk var. Yılın geneline vurduğunuz zaman 90 gün otel doldurup geri kalan 270-260 gün düşük rakamlarla sürdürülebilirlik sağlanamaz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

-Önce festivallerin biraz daha uluslararası olması ve talebin yükselmesini bekliyoruz. Festivallerde başarılı sonuçlar alınıyor ama biraz daha yukarıya taşımak lazım ki bunun konaklama anlamında dönüşü olsun. Bugün Edirne’nin konaklama ortalamasına baktığımız zaman 1,6 gibi bir rakam ortaya çıkıyor. Yani Edirne’ye gelen bir misafir 1 buçuk gün kalıyor. Bunu 2 güne 2 buçuk güne çıkarabilirsek bahsetmiş olduğumuz ihtiyaç hâsıl olabilir.

“MAALESEF YÜZDE 100 KARŞILIK ALAMIYORUZ”

-Kırkpınar zamanı Edirne’de yer bulunamıyor ama bir bu kadar daha otel olsa Kırkpınar zamanı bir bu kadar daha otel dolacak ama kaç gün? Bir tane festivalde ortalamada 3, 4 günde bu doluluklar yaşandığında geri kalan günleri de hareketlendirmek lazım. Yapılan etkinlik aslında çok güzel. Çünkü yıla yayılmış bir festival takvimimiz var ve bu da aslında konaklama anlamında şu an mevcut işletmelerin yüzünü güldürür. Ama şu dönemde maalesef dediğim gibi sadece bir Kırkpınar ya da Bando Ciğer Festivali gibi gerçekleşen festivaller de maalesef bunun karşılığını %100 olarak almış değiliz.

KONGRE TOPLANTILAR GİBİ BÜYÜK ORGANİZASYONLAR İÇİN OTELİNİZ UYGUN MU?

Lalezar tesislerinde bulunan 750 m2 toplantı salonumuz var. Ring ile ulaşımı sağlayabilecek durumdayız. Maalesef pandemi araya girdiği için fiziki toplantılar henüz tam anlamıyla başlamadı. Yavaş yavaş başladı ve ilerleyen süreçte bu tarz misafirleri ağırlamaya başlayacağız. Ben buna inanıyorum. Talep gördükçe bu eğilime göre yatırımlar da gerçekleşecektir. Çünkü kongre toplantı sektörü aslında çok büyük bir sektör. Pazartesi gününden başlayıp bir sonraki pazartesiye kadar bir hafta boyunca devam eden toplantılar, konaklamalar hem mevcut işletmeye fayda sağlıyor hem de bölgeye fayda sağlıyor. Bu sektörü çekebilmek çok önemli. Bunun için altyapı aslında belli bir oranda var. Ancak bunun hareketlenebilmesi için bu pandemi sürecinin etkilerini tamamen ortadan kalkması gerekiyor diye düşünüyorum.

“ÇOK OTELE DEĞİL, KALİTELİ OTELE İHTİYAÇ VAR”

-Genelde baktığımız zaman Edirne'den bir memnuniyet söz konusu. Zaten bu memnuniyet olmasa bu kadar çok etkinlik gelmez. Yılda ortalama 4 ya da 5 tane etkinlik geliyor. Kesinlikle doğru yolda ilerliyoruz ama hani yine konunun başına dönecek olursak, çok fazla odaya çok büyük otellere ihtiyacımız var mı? Hayır, mevcudun kalitesini yükseltmeye ihtiyacımız var.

TESİSİNİZDE NASIL HİZMETLER MEVCUT?

-Tesisimiz yeni bir tesis ve açalı 2 yıl oldu. 'Biz olsak ne isteriz' mantığı ile yola çıktık. Olabileceğin en iyisini yapmaya çalıştık ki, en iyi hizmetle de aynı şekilde devam etmeye çalışıyoruz. Değişmeyen tek şey değişimdir. Sektörde sürekli her şey değişiyor ve biz bunu sağlayabilmek adına gerekli yatırımları sürekli yapmaya çalışıyoruz. Gelen misafir burada internet alanında hiçbir sıkıntı yaşamadı bugüne kadar.  Ufak bir toplantı salonumuz var. Gelen misafirlerimizin tamamı toplantı salonlarını rahat rahat kullanabiliyorlar ve memnun kalıyorlar. Otelin her yerinde kullanışlı bir hale geldi. Toplamda 90 odamız var. Ortalama 240 misafir ağırlayabiliyoruz ve 2-3-4 ve 5 kişilik odalarımız mevcut. Oda metrekarelerimiz standartların üstüne. Ortalamada 42-43 metrekareye tekabül ediyor. Sabah kahvaltısı öğle ve akşam yemeği dahil kapalı gruplarda 3 öğün tam pansiyon diye tabir ettiğimiz şekilde hizmet verebiliyoruz ama normal standartlarda oda kahvaltısı hizmeti veriyoruz. Bir toplantı salonumuz mevcut. Küçük toplantıları yani 50-60 kişilik toplantıları toplantı salonumuzda gerçekleştirebiliyoruz. Otelimiz bu şekilde standart bir şehir oteli aslında. Ve biraz önce bahsetmiş olduğumuz kapalı grupta 10-15 günlük toplantısı olan kapalı grupları hem ağlayıp hem de toplantıları gerçekleştirilecek durumdayız. Ama dediğim gibi pandemi sürecini biraz daha azalması lazım ve fiziki toplantılara geçilmesi lazım. Çünkü şu anda çok büyük kongreler bile tıp kongreleri dahil olmak üzere işte dijital üzerinden gerçekleştiriliyor. Fiziki konumu ya da fiziki etkinliklere dönülmesi lazım onu bekliyoruz.

TURİZM VE OTELCİLİK SEKTÖRÜNÜN EN BÜYÜK SIKINTISI NEDİR?

-Edirne'de istihdam kalitesi istediğimiz standartta değil. Lisemiz var, üniversitemiz var ama maalesef eğitimli iş gücü Edirne'de kalmak istemiyor. Daha önce çalışmış olduğum işletmelerden tecrübeyle sabit. Eğitimli iş gücü Trakya bölgesinde doğup büyüdüğü şehirlerde kalmak istemiyor. Bu, Türkiye'nin her yerinde aynı durumda. Aslında burada mevcut eğitimli iş gücü, sektöründe eğitim alan insanlar, doğup büyüdükleri yerde kalsalar aslında çok daha faydalı olacaklar.

“BU İŞİ SEVMEYEN İNSAN YAPAMAZ”

-Gençler, Ege ve Akdeniz Bölgesindeki büyük sezonluk tesisleri fırsat ve avantaj olarak görüyorlar. Hal böyle olunca da bir an önce gideyim diyorlar ve ailenin yanından uzaklaşma merakı gençlerde çok fazla. 10 tane öğrenciden 7 tanesi aslında lise stajındayken turizmden vazgeçiyor. Çünkü oraya gittiği zaman o işi öğrenmiyor. Bir servis personeli oraya gittiği zaman sadece kaşık ve çatal siliyor. Bir de bizim sektörümüz maalesef emeği yoğun bir sektör olduğu için vazgeçmesi biraz daha kolay oluyor. Yani sevmeyen insan yapamaz bu işi. Diğer tarafta diyor ki memleketimde kalmayayım gideyim. Biraz da dışarıda bir şeyler göreyim istiyorum diyorlar ve belli bir süre sonra dönüyor. Döndüğünde ihtiyacı karşılayabilecek durumda olmuyorlar maalesef. O yüzden, eğitim kurumlarıyla tesislerin ortaklaşa çalışarak çocukların burada kalmaya heveslendirilmesi lazım. Keza üniversitelerde de durum aynı. Liselerde de durum aynı. Gençleri biraz daha burada tutmak için çaba sarf etmek lazım.

“REKABETİ KALİTE İLE YAPMAMIZ GEREKİYOR”

-Diğer yandan rekabetçi fiyatlandırma ile değil de rekabeti kalite ile yapmamız gerekiyor. Maalesef bunu başaramıyoruz. Yani sektörel anlamda da bunu başaramıyoruz. Genel anlamda da bunu başaramıyoruz.

“İŞLETMELERİN DE TURİZME HAZIR OLMASI LAZIM”

Şehir olarak işte bu festivallerin ya da etkinliklerin şehre bir katkısı var. Buraya gelen insanlar şehirde geziyorlar. Festival için geldikleri zaman şehirle de katkısı oluyor. Yani sadece konaklama tesislerine değil, şehirdeki tüm işletmelere katkısı oluyor. O yüzden işletmelerin de turizme hazır olması lazım. Tabii bu şu anlama gelmiyor. Nasıl olsa turist geliyor, istediğiniz fiyata istediğiniz şekilde hareket edelim değil. Kaliteli hizmeti, kaliteli fiyata verelim mantığıyla devam edersek eğer şehir olarak bence birkaç yıl içerisinde başta sormuş olduğunuz ihtiyaç var mı sorusu, ihtiyaç var haline gelecektir. Röportaj: Damla GÖÇ

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER