Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, asgari ücretin alım gücündeki erimeye dikkat çekerek; “Alım gücünde müthiş bir erime oldu. Mesela pandemiden önce ekmek 5 liraydı, asgari ücretli 2 bin 500 ekmek alabiliyordu. Bugün hesaplarsak asgari ücretle yaklaşık 1500 ekmek alabiliyoruz. Asgari ücrete mutlaka zam yapılmalı. Çünkü yılbaşındaki asgari ücretle bugünkü asgari ücretin erime payı, yaklaşık 3 bin lira. Yani bugün 3 bin lira eridiyse, 15 liradan 200 ekmek demektir. 200 ekmek eksik alabiliyor” dedi.
EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, Edirne'ye Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen ziyaretçilerin yanı sıra gurbetçilerin gelişiyle de başlayan kalabalık günlerin, esnafın derdine çare olmadığına dikkat çekti. Mevcut 22 bin 104 liralık asgari ücretin güncellenmesi gerektiğini de belirten Cingöz, sene başından bu yana enflasyondan dolayı asgari ücrette yaklaşık 3 bin liralık erime gerçekleştirdiğini kaydetti.
ASGARİ ÜCRETTE ‘EKMEK’ HESABI
Cingöz, esnafın yüzünün gülmemesinin temel sebebinin vatandaşın alım gücünün düşük olması olduğunu vurguladı. Cingöz; “Türkiye çok pahalı bir ülke. Yurt dışından gelen gurbetçilerle konuştuğumuzda, burada fiyatların çok yüksek olduğunu beyan ediyorlar. Türkiye’de, özellikle pandemiden sonra hemen hemen her şeyin fiyatı 8-10 kat arttı. Alım gücünde müthiş bir erime oldu. Mesela pandemiden önce ekmek 5 liraydı, asgari ücretli 2 bin 500 ekmek alabiliyordu. Bugün hesaplarsak asgari ücretle yaklaşık 1500 ekmek alabiliyoruz. Yani asgari ücretli 1000 ekmek alsa 15 bin lira eder. Kaldı ki Türkiye’de en az artan da ekmek fiyatlarıdır. Çünkü ekmek fiyatlarına müdahale var, serbest piyasadaki ürünlere herhangi bir müdahale yok. Sonuç itibariyle ekmek fiyatları için bakanlıktan da görüş aldığın için, ekmek fiyatını sürekli yüksek buluyorlar” ifadelerini kullandı.
‘EDİRNE, TEKİRDAĞ VE İSTANBUL’DAN PAHALI DEĞİL’
Edirne’nin sınır komşularından gelen vatandaşların alışveriş gücüne de değinen Cingöz; “Edirne’ye Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen vatandaşlar alabilir; çünkü Euro 45 liraya dayanmış, leva de 22 lirayı aşmış. Daha evvel, 2003 yılında mesela bunun tam tersiydi. Edirne’nin çok pahalı bir şehir olduğu yönünde bize de telkinler geliyor ama her yere gidiyoruz, öyle söylenildiği gibi de pahalı değil. Mesela Kırklareli ile Edirne’yi mukayese ederseniz, Edirne daha pahalı. Ama Tekirdağ ile karşılaştırdığınızda Tekirdağ, Edirne’den pahalı. İstanbul’da mesele 2 tost, 2 portakal suyu 710 lira. Yani Edirne’deki 1 porsiyon tava ciğerine tekabül ediyor” dedi.
‘HER ZAM ALIM GÜCÜNÜ ZAYIFLATIYOR’
Her yeni zammın esnaf için müşteri kaybına yol açtığını da belirten Cingöz; “Esnafın zam yaptığı gün, asgari ücretliye, emekliye, sabit maaşla çalışan memura zam gelmiyor. Bu kez ürünlere zam geldiği zaman vatandaşın alım gücü biraz daha zayıflamış oluyor, bir şeylerden kısmak zorunda kalıyor. Bundan dolayı yurtiçinden Edirne’ye tarihi mekanları görmek için gelen çok sayıdaki insanın esnafa çok katkısı olmuyor. Gezip görüyorlar ama kumanyayla geliyorlar. Edirne’ye çok fazla ekonomik katkısı olmuyor” ifadelerini kullandı.
‘ASGARİ ÜCRETE MUTLAKA ZAM YAPILMALI’
Asgari ücretin güncellenmesi gerektiğini savunan Cingöz, mevcut asgari ücretin yaklaşık 3 bin lira kadar eridiğini dile getirdi. Cingöz; “Bence asgari ücrete mutlaka zam yapılmalı. Çünkü yılbaşındaki asgari ücretle bugünkü asgari ücretin erime payı, yaklaşık 3 bin lira. Yani bugün 3 bin lira eridiyse, 15 liradan 200 ekmek demektir. 200 ekmek eksik alabiliyor. Asgari ücrete zam yapılması gerekiyor ama ülkeyi idare edenlerin vereceği karardır. Asgari ücrete zam geldiği zaman devlete bir yük binmiyor. Sonuçta bu ücreti işverenler veriyor. Asgari ücrete zam yapılırsa, üretici ürettiği ürüne zam yapacak. Zam yapmak önemli değil, önemli olan fiyat istikrarını sağlayabilmek. Bir ara gayet güzeldi; asgari ücrete yapılan zamlar yıllık yüzde 5-6-7 civarındaydı, ama herkes mutluydu. Bugün yüzde 50 zam yapılıyor ama herkes mutsuz. Yapılan zam, zamsız fiyatta aldığı ürün kadar ürün almıyor. Esas sıkıntı alım gücündeki düşüklükten” diye konuştu.
Cingöz ayrıca; “Bu arada tüm İslam aleminin, tüm esnaf ve sanatkarlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten ve samimi duygularımla kutluyorum. Sağlıklı, sıhhatli, huzurlu, kazasız, belasız bir bayram geçirmelerini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Adem Batuhan SEVER