Türkiye genelinde enflasyon ve son dönemde artan akaryakıt maliyetleri, sokak lezzetlerinin başında gelen döner sektörünü de vurdu. Sadece ham madde fiyatları değil; akaryakıt fiyatlarındaki artışın lojistik maliyetleri doğrudan etkilemesi, işletme giderlerini artırmaya devam etti. Nakliye maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte raflara ve tezgahlara yansıyan fiyatlar, hem dönerci esnafının hem de vatandaşın cebini yaktı.

ÜÇ AYDA İKİ BÜYÜK ZAM
Saraçlar Caddesi esnaflarından Emekcan Taşdelen, son dönemde yaşanan fiyat dalgalanmalarının işleyişi durma noktasına getirdiğini ifade etti. Tavuk fiyatlarına son üç ay içerisinde iki kez büyük zam geldiğini vurgulayan Taşdelen, maliyetlerin artık yönetilemez bir seviyeye ulaştığını belirtti.
"120 TL OLMASI GEREKEN DÖNERİ 100 TL’YE SATIYORUZ"
İşletme giderleri ile vatandaşın alım gücü arasında bir orta yol bulmaya çalıştıklarını söyleyen Taşdelen, piyasa gerçekleri ile uyguladıkları fiyat arasındaki makası şu sözlerle özetledi:
"Normal şartlarda maliyet hesaplaması yaptığımızda yarım ekmek dönerin fiyatının en az 120 TL olması gerekiyor. Ancak müşterilerimizin alım gücünü ve ekonomik şartları düşünerek fiyatı 100 TL seviyesinde tutmak için direniyoruz. Şu an kazançtan ziyade, günü kurtarmak ve hizmeti sürdürmek için çalışıyoruz."
“KAR MARJI ERİDİ, GİDERLER KATLANDI”
Artan tavuk fiyatlarının yanı sıra personel, enerji ve kira giderlerinin de işletme yükünü ağırlaştırdığını belirten Taşdelen, sektörün içinde bulunduğu çıkmazı, "Neredeyse kafa kafaya çalışıyoruz, yüksek bir kazancımız kalmadı" diyerek dile getirdi.
“İHRACAT YOK, FİYAT ÇOK”
Piyasadaki arz-talep dengesizliğine de dikkat çeken Taşdelen, ihracat kısıtlamalarına rağmen iç piyasadaki fiyat artışlarının nedenini anlamakta güçlük çektiklerini ifade etti. Taşdelen, "İhracat yok, fiyat çok" diyerek durumu özetlerken; hem esnafı hem de vatandaşı mağdur eden bu belirsizliğin ve akaryakıt kaynaklı lojistik zamlarının bir an önce dengelenmesini bekliyor.
Adem Batuhan SEVER