Ekonomi

“Edirne Peyniri marka değerini kaybetti”

“Edirne Peyniri marka değerini kaybetti”

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
15 Mart 2024 17:46

Edirne Peynir Paneli, Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Panelde konuşma yapan Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, yanlış yapılan başvurular sebebiyle henüz coğrafi işaretini alamayan Edirne peyniri için tekrardan başvuru yaptıklarını söyleyerek süreci anlattı. Özellikle küçük mandıralara desteklerin arttırılması gerektiğini vurgulayan Irmak; “Koyun yetiştiricilere ve hayvancılara süt ve süt ürünleri ve tarım açısından, devletimizin çok büyük bir yardım sağlaması gerekmektedir. Biz marka değerimizi kaybettik. Daha çok üretim yaparak, her yerde reklamını vererek, fotoğraflar koyarak kalitesini arttırmamız lazım” dedi.

Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Edirne Peyniri düzenlenen panelde konuşuldu. Düzenlenen panelde açılış konuşmasını gerçekleştiren Ulusal Süt Konseyi Araştırma ve Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, “Çiğ süt kalitesinin artırılması gerekiyor. Avrupa Birliği, sütün litresinde 100 bin adet mikroorganizma istiyor. Bizim yaptığımız çalışmalarda 3 ila 7 milyon adet mikroorganizma görüyoruz. Süt hijyenine önem vermemiz lazım. Geçen hafta Antalya’da ‘süt eylem planı’ hazırlanması için bir toplantı oldu. Avrupa Birliğine kıyasla çiğ süt kalitesinde oldukça aşağılardayız” diyerek sorunlara değindi.

Akbey Peynircilik Gıda Sanayi ve Ticaret CEO’su Özay Burak Konar ise yaptığı konuşmada, süt üretiminde teknolojinin kullanım alanlarını ve önemini anlattı.

“ÜRÜNLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN TESCİL ALMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Türkiye genelinde 200’e yakın peynirin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hatice Şanlıdere Aloğlu Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi ise; “Bizim ülkemizde peynirin yaklaşık 200’e yakın çeşidi olduğu biliniyor. Bu çok büyük bir zenginlik. Bu zenginliği üreten nokta ise sütün çeşidi, kullanılan mayanın farklı olması, sıcaklık farklılığı gibi unsurlar. Dünya genelinde de bu gibi unsurlara bağlı çok fazla çeşidi mevcut. Coğrafi şart süreçleri çok zordur. Parmesan peynirini bilmeyen yoktur. Bu kadar küçük bir bölgeden bütün dünyaya peynirle adını duyurmak mümkün. Yine biz de aynı şekilde adımızı kendi özel peynirlerimizle duyurabiliyoruz. Ürünlerimize sahip çıkmak için tescil almak çok önemli. Kendi ürettiğimiz peynirin, değiştirilmeyerek kendi adıyla anılması çok önemlidir. Şuan da AB tescilli olarak Ezine Peynirimiz mevcut fakat daha birçok bunun gibi şuan tescil sürecinde olan ürünümüz var” ifadelerine yer verdi.

“REVİZE İŞLEMLERİ BAŞLATTIK”

Panele katılarak Edirne Peyniri’nin tescil ve üretim sorunlarını anlatan ETSO Başkanı Sezai Irmak; “Edirne Peynir’i odamız tarafından başlatılan uluslar arası platforma taşıdığımız, coğrafi işaret işareti sizinle paylaşmak istiyorum. Bir gün Ezine Peynir’inin AB’den coğrafi işaret aldığına dair açıklama yapıldı. Bu coğrafi işaretin alınması için Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, 10 Mayıs 2004 tarihinde müracaatını yapmış ve 23 Temmuz 2007 tarihinde coğrafi işaret tescil belgesi almıştır. O dönemde coğrafi işaret belgesinin önemi yeni gündemdeydi. Sürecin yeni başlamasından dolayı bazı dosyalarda hatalar olmuştur. Odamız tarafından o zamanda alınan tescil belgesinde, peynirimizin üretim yeri Türkiye sınırları olarak belirlenmiş. Yani örnek olarak Mardin’de üretilen bir peynirin üzerine herhangi bir satıcı ürettiği peynirin üstüne Edirne peyniri yazabilir. Bununla ilgili bir sınır konulmamıştır. Araştırmalara sonucu ise sütten çıkarılan bilgiye göre otlaklar ve yöre açısından, diğer yörelerde yapılan peynirlerden kullanılan renk ve koku gibi özellikler açısında ele alındığında Edirne bölgesine ait olduğu vurgulandı. Bu dosya Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi süt teknolojileri incelemesiyle, Trakya Üniversitesi gıda mühendisliği tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye sınırlarının ne kadar doğru olduğu ve tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bize bu farkındalığı aradan geçen yıllar kazandırmıştır. Coğrafi işaret tescil bilgisinde bir dizi eksiklikler var. Yetkili birileriyle görüşmem sonucu bu dosyayla başvurmamız sonucu AB dosyası direkt olarak reddedileceği yönündeydi. Bunun revize edilmesi gerektiği söylendi. Revize işlemleri başlattık” diyerek coğrafi işaret sürecini anlattı.

Edirne’de peynir üretiminin tarihsel sürecindeki zorluklarından da bahseden Irmak; “Almanya’da bir satıcının önünde 3 tane farklı şekilde Edirne Peyniri yazılı peynir çeşidi var. Edirne peynirinin çok eski yıllardan beri bir adı var. Ancak o günden bugüne köprünün altından çok sular aktı. Bütün köylerde eskiden mandıra vardı ve sütü uzak yerlere nakletmek pek mümkün değildi. Şuan ise bu imkân var fakat köyde hayvancılık eskiye oranla çok büyük düşüş yaşadı. Öncelikle peynir ve süt üretimi olarak hayvancılığın çok fazla desteklenmesi lazım. Süt depolarının kapasitesi gözlemlerim sonucu oranı çok düşük. Peyniri ürettikten sonra ise beklemesi ve sabrı çok önemli. 150-200 gün olarak bekleten veya o kadar bile bekletmeden alan kişiler var. Bunlar peynirin kalitesini belirliyor. Satış olarak baktığımızda ise ekonomik açıdan beklemeye gücümüz yok diyerek hiç bekletmeden peyniri satışa sürenler dahi var” diye konuştu.

“KÜÇÜK MANDIRALAR, ŞUANKİ SÜRECE DAYANAMAYARAK KAPATIYORLAR”

Özellikle küçük mandıralara verilen desteklerin biran önce arttırılması gerektiğini vurgulayan Irmak; “Küçük mandıralar, şuanki sürece dayanamayarak kapatıyorlar. Yani tescil ettiğimiz ürünün tescili önemsiz kalıyor. Örneğin birinin yüksek bir peynir satın almak istemesi sonucunda ne vereceksin? Mandıralar süreçlerden dolayı kapatıyor. Nasıl vereceksin ki? Küçük bölgedeki mandıraların 80 ton kapasitesi olmasına rağmen bizim büyük yerlerdeki kapasitemiz anca o kapasitelere çıkabiliyor. Koyun yetiştiricilere ve hayvancılara süt ve süt ürünleri ve tarım açısından, devletimizin çok büyük bir yardım sağlaması gerekmektedir. Tescilli ürün olsa da ürün az sayıda olduğundan ve mandıralar kapandığı için tescil bir şeye yaramaz” açıklamasını yaptı.

“SÜTÜ TEŞVİK EDEREK PEYNİR ÜRETİMİNİ ARTTIRMAMIZ LAZIM”

Edirne peynirinin marka değerini kaybettiğini geri kazanılması için neler yapılması gerektiğini de anlatan ETSO Başkanı Sezai Irmak; “Biz marka değerimizi kaybettik. Daha çok üretim yaparak, her yerde reklamını vererek, fotoğraflar koyarak kalitesini arttırmamız lazım. Sütü teşvik ederek peynir üretimini arttırmamız lazım ki Edirne Peyniri marka değerine kavuşsun” dedi. Damla GÖÇ AKYÜZ

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!