Gündem

AFAD gönüllü sertifikaları Vali Sezer’den

AFAD gönüllü sertifikaları Vali Sezer’den

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
20 Nisan 2024 12:32

‘Risk azaltmanın en önemli noktası gönüllülük’

Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Destek AFAD Gönüllülerine, bugün düzenlenen törenle sertifikalarını takdim etti. Afet riski azaltmada gönüllülüğün önemine vurgu yapan Vali Sezer; “Riski azaltma aşamasının en önemli noktası da gönüllülük sistemidir. Gönüllülük sistemi olmadan riskin azaltılması ve müdahaleye destek de azalır. 6 Şubat depreminden önce yaklaşık 500-600 bin gönüllümüz varken, şu anda yaklaşık 1 buçuk milyonu bulmuş olması lazım” dedi.

Edirne Destek AFAD Gönüllülerine, bugün Lalezar Restoran’da düzenlenen törenle sertifikaları takdim edildi. Kahvaltı programı eşliğinde düzenlenen törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Vali Yardımcısı Ali Uysal, AFAD Edirne İl Müdürü Elvan Kaya, AFAD personelleri ve AFAD Gönüllüleri katıldı. Programda 14 Destek AFAD Gönüllüsüne, Vali Sezer tarafından sertifikaları takdim edildi.

‘HİÇBİR MENFAAT BEKLEMEDEN TOPLUM YARARINA ÇALIŞAN ARKADAŞLARIMIZ VAR’

Programda konuşan AFAD Edirne İl Müdürü Elvan Kaya, hiçbir menfaat olmaksızın sadece toplum yararına çalışmak için çalışan gönüllülerin olduğunu söyleyerek; “Son zamanlarda ülkemizde ne yazık ki çok büyük afetler meydana gelmekte ve bununla ilgili de önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çalışmalarımızda gönüllü arkadaşlarımızın yanımızda olduğunu ve bizimle birlikte çalıştığını gözlemliyoruz ve bu çok önemli. Hiçbir menfaat beklemeden, hiçbir çıkar beklemeden sadece topluma hizmet etmek, insanlığa faydalı olmak gayesiyle çalışan arkadaşlarımız var. Bu gönüllü arkadaşlarımızla çok güzel işler yaptık. Son Kahramanmaraş depreminde hep beraber çalıştık. Olmayacak kadar zor işlerde beraber çalıştık ve çok güzel işler çıkardık. Özellikle destek AFAD gönüllülerimiz çok güzel şeyler çıkarıyorlar. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.

‘CANA CAN OLMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞACAĞIMIZA SÖZ VERİYORUZ’

Destek AFAD gönüllüsü Selda İnanç, afetlerde toplumun oluşturduğu gönüllü yapılanmaların önemine dikkat çekerek; “Bilindiği üzere ülkemiz deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlerin sürekli olarak yaşandığı jeolojik bir konumda yer almaktadır. Geçmiş afetlere bakıldığında ülkemizde büyük kayıplar yaşanmıştır. Acısını hala yüreklerimizde hissettiğimiz 1999 Marmara depremi ve 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve pek çok ilimizi etkileyen Kahramanmaraş depreminden sonra afetlerle baş edebilmek için toplumun oluşturduğu gönüllü yapılanmaların afet öncesi ve sonrası meydana gelen kayıpları en aza indirmek içine ne kadar önemli oldukları görülmüştür. Bu bağlamda biz gönüllüler de elimizden gelebilecek her şeyi yapabilmek adına ve faydalı olabilmek için AFAD arama kurtarma gönüllüsü olabilmek için elleri kolları sıvadık ve bu işe adım attık. Bizlere bu konuda destek olan Sayın Valimiz Yunus Sezer’e, AFAD il Müdürümüz Sayın Elvan Kaya ya, müdür yardımcılarımıza değerli eğitmenlerimize çok teşekkür ediyoruz. Bir cana can olmak, bir yaraya derman olmak için kolları sıvayıp canla başla çalışacağımıza söz veriyoruz” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE OLARAK, AFET SONRASINDADA İYİLEŞTİRME NOKTASINDA ÇOK İYİYİZ’

Edirne Valisi Yunus Sezer, afet ülkesi olan Türkiye’de, afetlerin üstesinden sadece AFAD ve benzeri kuruluşlarla gelinemeyeceğini belirterek; “Ülkemiz olası afet durumları hakkında çok çeşitli bir ülke halinde. Ülkemizin her noktası çeşitli afet durumlarıyla karşı karşıya kalma tehlikesindedir. Bunlar sel, deprem, yangın, heyelan gibi tehlikeli afet durumlarından oluşuyor. Karadeniz Bölgemiz ise heyelan ve sellerle karşı karşıya bir tehdit halinde. Bugün Edirne ilimizde de benzer yağışlar ve bunun getireceği tehlikeli taşkınlar ihtimali var. Bunları biz kendi imkânlarımızla, AFAD personellerimizle de olsa üzerinden gelme imkânımız yok. Afetlerde ilgili olarak eğitim sürecinde de öğrenilen şey, afetlerle mücadelede önemli olan şey riski azaltmaktır. Risk azaldıkça, afetlere müdahale başarısı da ters orantılı olarak artmaktadır. Riski azaltmadan afetlerde mücadelede başarıya ulaşmanın imkânı çok düşüktür. Ancak müdahalede başarılı olursunuz. Müdahale kapasitemiz ülke olarak, risk yönetimi çok fazla olmasa da kriz yönetimimiz belki de dünyada ilk sırada yer alıyor. Krizlerle ülke olarak başarılı olarak, afetlerde özellikle görüldüğü gibi başa çıkıyoruz. Belki dünya tarihinin yaşamış olduğu en büyük depremlerden birini 6 Şubat’ta, 20 ilimizi etkileyen Maraş Pazarcık merkezli depremde gördük ve bu deprem 6 ay geçmeden neredeyse barınma problemleri başta olmak üzere, birçok problemi halletmiş bir ülkeyiz. Afet sonrasında iyileştirme noktasında da çok iyiyiz” diye konuştu.

‘AFETLERDE GÖNÜLLÜLERİN EN ÖNDEN KOŞTUĞUNU GÖRDÜM’

Afet risklerini azaltma konusunda gönüllülüğün önemine vurgu yapan Vali Sezer; “Riski azaltma aşamasının en önemli noktası da gönüllülük sistemidir. Gönüllülük sistemi olmadan riskin azaltılması ve müdahaleye destek de azalır. Bizim gönüllülük sistemini, geçmişi olmamasına rağmen ülke olarak çok iyi seviyeye getirdiğimizi biliyorum. Hem Kızılay gönüllülerimiz hem de AFAD gönüllülerimiz var. 6 Şubat depreminden önce yaklaşık 500-600 bin gönüllümüz varken, şu anda yaklaşık 1 buçuk milyonu bulmuş olması lazım. Gönüllü olmak çok önemli bir konudur. Daha önceki görevimiz gereği çok fazla çeşitli afetlerde çalıştık. Kastamonu Bozkurt’a gittiğim zaman afet gönüllüsü arkadaşlarım, elbiseleri de dâhil olmak üzere tanınmaz haldeydiler. Tamamen çamur toprak içinde bir vaziyetteydiler. Yangın durumlarına gittiğimizde arkadaşlarımızın en ön safta koştuğunu gördüm. Deprem olduğu zamanlarda kiminin arama kurtarmada, kiminin psikososyalde, beslenme de gece gündüz ve aylarca çalıştığını biliyorum. Bu insanların hepsinin anne, babası ve evlatları var. Bazıları okullarına ara vererek, bazıları ise iş şartnamesine ‘Ben afet olduğunda giderim’ şeklinde madde koydurarak geldiler. Bu insanların meslekleri ise kimi bir şirketin CEO’su, kimi ev hanımı, kimi öğretmen ama herkesi bir noktada birleştiren bir amaç var” ifadelerini kullandı.

‘GÖNÜLLÜ OLAN İNSANLAR SEÇİLMİŞ KİŞİLERDİR’

Vali Sezer, gönüllülüğün amacının insanlığa hizmet etmek olduğuna vurgu yaparak; “Bu amaç, bugün bizi buraya toplayan amaçla aynı: İnsanlığa hizmet etmek. Zaten bir insan olarak amacımız bu değil mi? Kendimiz için yaşayıp ölmek mi amacımız? Amacımız, belki bugün bile dışarıda sizin yardımınızı isteyen birine yardım etmektir. Bu bir gönüllülüktür. Mesela Orman gönüllüsü olsanız bile bugün toprakla buluşması gereken bir fide, bir tohum var. Ya da Kızılay’da kan bağışı için gönüllü olursunuz. Bunların hepsi insanlığa bir hizmet içindir. Ben hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum. Dünya literatüründe gönül kelimesinin karşılığı kalp. Sadece bu topraklardaki insanlar bu kavramı bunun için kullanır. Diğer dillerde çevirisini yaptığınızda kalp çıkar karşınıza ama bu topraklarda kalbe maneviyat yüklediğimiz bir kavram oluşmuş. Hiçbir şey yapamıyorken en azından bir yardım ve destek, en azından bir derneğin veya platformun altında ‘Bende buradayım’ diyelim. Bu gönüllülük meselesi ayrı bir iştir. Gönüllü olan insanlar seçilmiş kişilerdir benim gözümde. İşinden ayrıl, belirtilen yere git ve ülkenin çeşitli yerlerinde destek sağlamak çok ayrı bir şeydir” açıklamasını yaptı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!