Gündem

Atatürk sevgisiyle dolup taşan bir yürek!

Atatürk sevgisiyle dolup taşan bir yürek!

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
09 Kasım 2024 15:41

Rus televizyonu Mukaddes teyzeyi belgesele taşıdı

Edirne’nin Atatürk sevgisiyle tanıdığı 86 yaşındaki Mukaddes Kokeralp Çırak, 1985 yılından bugüne kadar topladığı Atatürk resimleri ve objelerle evini adeta bir müzeye çevirdi. Edirne’nin Mukaddes teyzesinin bu Atatürk sevgisi, Rus televizyonunda yayınlanan ‘Türk Defteri-Ulusun Babası’ isimli programa da konu oldu.

Emekli olduğu Almanya’dan 1985 yılında memleketi Edirne’ye dönen 2 çocuk annesi 86 yaşındaki Mukaddes Kokeralp Çırak, o yıllardan buyana topladığı Atatürk fotoğrafları ve objeleriyle, kentin Çavuşbey Mahallesi’nde bulunan evini donattı. Babasından gördüğü Atatürk sevgisiyle topladığı eşyaları evinin her yerine yayan Çırak, evini adeta bir ‘Atatürk Müzesi’ne çevirdi.

Son olarak Atatürk’ün koltukta oturarak kahve içtiği heykelini yaptırarak evinin başköşene yerleştiren Çırak, evinde bulunan tüm saatler, her zaman Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği saat olan 09.05’e ayarladı. Son olarak Çırak’ın Atatürk sevgisinin duyan Rusya’nın TV1 kanalında televizyon sunuculuğu yapan Vladimir Pozner, hazırlayıp sunduğu ‘Türk Defteri-Ulusn Babası’ adlı programda yer alması için Çırak’a teklif yaptı.

Pozner ve ekibinin, nisan ayında Mukaddes Kokeralp Çırak’ın evine konuk olarak çektiği program, ekim ayında yayınlandı. Rus televizyonu tarafından gördüğü ilgi karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade ederek, kendisine tercüman aracılığıyla ulaşıldığını aktardı. Çırak; “Ben de şaşırdım aranınca. Bir kız aradı beni, 'Ben Rus kızıyım fakat İskenderun'dayım, tercümanım' dedi. Muhakkak evimi çekmek istediklerini söylediler. Türkiye'de ne varsa Atatürk'e ait olan yerleri hepsini çekmişler. Burada, evimin her yerinde çekim yaptılar. 3 saat sürdü çekimleri. Programı da izledim, beni ön plana çıkarmışlar. 2 dakikalık bir bölüm ayırmışlar bana. Kimine yarım dakikalık zaman ayırmışlar. Ben bir Almanya'da Berlin'de gördüm, bir de burada Ruslar'da gördüm bu ilgiyi. Bu nedenle çok mutlu oldum, gurur duydum" dedi.

‘BU ATATÜRK SEVGİSİNİ BABAMDAN GÖRDÜM’

Çırak, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinden 1 ay önce, Edirne’de dünyaya geldiğini ifade ederek; “Dünyaya gelir gelmez sanki kalbime benim Atatürk sevgisi verildi. Çünkü benim annem Selanik'ten geldi. Atatürk'ün eviyle bir ev varmış aralarında. Rahmetli Zübeyde Anne'ye 'komşu anne' diyorlarmış. Rahmetli Ali Rıza Amca'ya 'dayı' diyorlarmış. Annem 9 yaşında Türkiye'ye gelmiş. Bu Atatürk sevgisini babamdan gördüm. Benim babam Atatürk için canını feda ederdi. Atatürk resimleri vardı, evin her yerinde. 19 Mayıs'lar, 29 Ekim'ler olduğu zaman eskiden yolun bir başından, öbür başına çiçeklerle süslüyorduk. Atatürk'ün çerçeveli resimlerini koyardık. Yani bu sevgi bana babamdan kalma” şeklinde konuştu.

‘ATATÜRK SEVGİMİ HİÇ BIRAKMAYACAĞIM, HEP ONUN YOLUNDA GİDECEĞİM’

Almanya’ya 1965 yılında giderek, emekli olduğu 1985 yılında memleketi Edirne’ye döndüğünde Atatürk resimleri ve objeleri toplamaya başladığını söyleyen Çırak; “1985'te Türkiye'ye kesin dönüş yaptım, gittim Atatürkçü Düşünce Derneği'nden takvimler aldım. Onlardan Atatürk resimlerini kesip biriktirmeye başladım. Sahaflardan çeşitli fotoğraflar buldum ve bu şekilde devam etti. Şu anda sayıları belli değil. Bazılarını çıkardım, aşağıda duruyor. Yani diyeceğim Atatürk dendiği zaman ben dayanamıyorum. Evimde bu kadar çok eşya var, bunların müzeye kalmasını isterim. Çok müzeye bağışlanacak eşyalarım var. Kim ne derse desin, ben Atatürk sevgimi hiç bırakmayacağım, hep onun yolunda gideceğim. Bütün törenleri de hiçbir zaman bırakmayacağım. Bastonla olayım yine de gideceğim. Ben Atatürk'ümü bırakmam” diye konuştu.

‘MUKADDES TEYZEMİZ EDİRNE VE TÜRKİYE İÇİN ÇOK DEĞERLİ’

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Rus televizyonunun program çekimleri sırasında Çırak’a eşlik ederek yardımcı oldu. Mukaddes Kokeralp Çırak’ı sözel bir tarih olarak   değerlendirdiklerinin altını çizen Tanrıkulu; “Edirneliler için gerçekten çok kıymetli bir değerimiz. Biz Mukaddes teyzemizi özellikle yaşarken de ona olan saygımızı, sevgimizi her zaman gösteriyoruz. Ben bireysel olarak da Mukaddes teyzemi sık sık ararım, evine misafir olurum. Bir şeye ihtiyacı var mı diye sorarım. Edirne için çok değerli, Türkiye için çok değerli. Almanya'daki yaşamında da Berlin'de çalışırken ve yaşarken de Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü her zaman için orada gündeme getirmiştir. Onu da anılarında dinleriz ve biz onu bir sözel tarih olarak değerlendiriyoruz” açıklamasını yaptı.

‘O PROGRAMDA MUKADDES TEYZEMİN OLMASI BENİ ÇOK MUTLU ETTİ’

Tanrıkulu, Rus televizyonunda bilim insanlarının, şair ve tarihçilerin konuk olduğu bir programda Çırak’a da yer vermesinin çok değerli olduğuna vurgu yaparak; “Gerçekten çok kıymetli bilim insanlarının, sosyologların, yazar ve şairlerin olduğu bir program olmuş. En başta mesela en bilinen Zülfü Livaneli de var aynı programda, o bölümde. Ama şunu gururla söylemeliyim ki Edirne'ye girişini anlatıyor, Edirne'deki Mukaddes teyzemin Atatürk sevgisini anlatıyor, evini dolaştırıyor ve Mukaddes teyzemle bir söyleşi yapıyor. O programda da Edirneli Mukaddes Kokeralp teyzemin olması, Karaağaçlı bir teyzemin olması beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!