Gündem

Avrupa sınırlarında yeni dönem

Avrupa sınırlarında yeni dönem

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
17 Eylül 2025 17:16

Aydın; 'Etkilerini hissedeceğiz'

Avrupa Birliği'nin 2026’da uygulamaya koyacağı ESS sistemi, Türk vatandaşlarını doğrudan kapsamasa da biyometrik veriler ve seyahat izinleriyle sınır geçişlerinde etkilerini hissettirecek. Sistemle ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, "Bu sistem bir vize değil, sadece güvenlik amaçlı bir ön tarama. Türk vatandaşları kapsam dışı, ama etkilerini hissedeceğiz" dedi.

Avrupa Birliği (AB), sınır güvenliğini artırmak amacıyla ESS (Entry-Exit System – Giriş Çıkış Sistemi) uygulamasına hazırlanıyor. 2026 yılının son çeyreğinde devreye girmesi beklenen sistem, özellikle Schengen bölgesine vizesiz giriş hakkına sahip ülkeleri kapsayacak. Türkiye, hâlihazırda Schengen vizesi zorunluluğu nedeniyle doğrudan kapsam dışı kalacak olsa da, sınır geçişlerinde uygulanması planlanan biyometrik veri toplama (göz taraması, parmak izi) adımları dolaylı etkiler yaratacak.

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, sistemin işleyişi, sürece dair beklentiler ve seyahat acentelerine yansımaları hakkında detaylı açıklamalarda bulundu.

‘BU SİSTEM BİR VİZE DEĞİL’

Aydın, ESS sistemini Amerikan modeliyle kıyaslayarak; “Şimdi, Avrupa ülkelerine seyahat edecek kişiler açısından bakıldığında, bu sistemle birlikte bir ‘seyahat izni’ şartı gibi bir durum ortaya çıkıyor. Başlangıçta 2024 için planlanmıştı ama ertelendi. Şimdi 2026’da hayata geçmesi öngörülüyor. Bu sistem, Schengen bölgesine vizesiz seyahat eden ülkeleri kapsıyor. Türkiye için geçerli değil çünkü bizim vatandaşlarımız zaten Schengen vizesine başvurmak zorunda. Bu uygulama, daha çok vizesiz girenler için geçerli olacak. Amerika’da uzun süredir uygulanan ESTA sistemi gibi düşünebiliriz. Orada da seyahatten önce elektronik bir form dolduruluyor. Kişisel bilgiler, sabıka kaydı, daha önce bulunulan bölgeler, güvenlik soruları gibi pek çok detay giriliyor. Benzer şekilde Avrupa Birliği de seyahatten önce online bir başvuru yapılmasını istiyor. Bu başvuruda ad-soyad, pasaport bilgileri, eğitim durumu, sabıka kaydı, çatışma bölgelerinde bulunup bulunmadığı, terör örgütleriyle bağlantısı gibi bilgiler soruluyor. Başvurunun sonunda elektronik onay alınıyor. Bu sistem bir vize değil. Yani oturma izni ya da Schengen vizesi gibi değil. Sadece AB topraklarına girerken güvenlik amaçlı kullanılan bir ön tarama ve izin mekanizması" dedi.

‘SEYAHAT İZNİ ÜÇ YIL GEÇERLİ OLACAK’

Yeni sistemin maliyetine de değinen Aydın, belirsizliğin sürdüğünü belirterek, “Bu seyahat izninin maliyetinin 7 euro olacağı açıklanmıştı. Sonrasında 30 euro denildi ama şu an için netleşmiş değil. Ödeme internet üzerinden kredi kartıyla yapılabiliyor. 18 yaş altı ve 70 yaş üstü için ücret alınmıyor. Yani öncelikli hedef, riskli görülen kişilerin sistemden elenmesi. Eğer başvuru sırasında sorun çıkmazsa onay dakikalar içinde veriliyor. Şüpheli başvurular ise merkezi birimlere gönderiliyor. Onların da dört ila beş gün içerisinde manuel incelenip sonuçlandırılması bekleniyor. Eğer riskli bir durum görülürse, kişi 14 gün içinde mülakata çağrılabiliyor ve bu mülakat sonrası da en geç 30 gün içinde başvuruya yanıt veriliyor. Reddedilen başvurularda kişiye e-posta ile hem gerekçe hem de nasıl itiraz edeceğine dair bilgiler gönderiliyor. Alınan seyahat izni üç yıl geçerli oluyor. Ancak pasaportun süresi daha önce bitiyorsa, seyahat izni de pasaportla birlikte sona eriyor. Bu durumda yeniden başvuru yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.

‘BİYOMETRİK VERİLERİN ALINMASI KUVVETLE MUHTEMEL’

ESS kapsamında biyometrik veri toplamanın da gündeme geldiğini vurgulayan Aydın, “Netleşmiş olmasa da göz taraması, parmak izi gibi verilerin alınması kuvvetle muhtemel. Bu sayede bir suç işlendiğinde ya da adli bir vaka olduğunda, kişilerin kimlik tespiti kolayca yapılabilecek. Böylece güvenlik daha sağlam bir zemine oturacak. Ancak tekrar altını çizmek gerekirse, Türk vatandaşlarını şu aşamada kapsamıyor, çünkü biz zaten Schengen vizesine tabiyiz” diye konuştu.

‘ACENTELER İÇİN EKSTRA YÜK OLUŞTURMAYACAK’

Sistemin turizm sektörüne ve acentelere etkisini de değerlendiren Aydın, “ESS’nin seyahat sürelerini uzatıp uzatmayacağı da merak ediliyor. Bu sistem henüz bir tüzük tasarısı aşamasında. Yürürlüğe girdiğinde, Schengen bölgesine giriş-çıkışlarda elektronik kayıt tutulacak. Yani pasaportlara vurulan damgaların yerini elektronik kayıtlar alacak. Kim ne zaman girdi, ne kadar kaldı, çıkış yaptı mı, yasal kalış süresini aştı mı, tüm bunlar elektronik ortamda takip edilecek. Amaç iltica taleplerini, yasa dışı kalışları ve adli vakaları önlemek. Daha önce Schengen vizelerinde de parmak izi uygulaması başlamıştı. Ancak zamanla veriler elektronik sistemde saklandığı için tekrar tekrar alınmamaya başladı. Yani bu süreçte ilk başvuruda biraz zaman alabilir ama sonrasında sistem daha hızlı işleyecek. ESS de benzer şekilde çalışacak. İlk girişte biyometrik veri verildikten sonra, üç yıl boyunca yeniden işlem yapılmasına gerek kalmayacak. Dolayısıyla sınır kapılarında ciddi bir yoğunluk ya da turların aksamasına yol açacak bir gecikme beklenmiyor. Acenteler için de ekstra bir yük oluşturmayacak" ifadelerini kullandı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!