AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Edirne mitinginde dile getirdiği ‘97 bin lira yoksulluk sınırı’ söylemi üzerinden CHP’li belediyelere yüklenerek, "Madem yoksulluk sınırı 97 bin lira deniliyor, buyurun belediyelerinizden başlayın, çalışanlarınıza 97 bin liranın üzerinde maaş verin" dedi.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in Edirne mitinginde değindiği 'yoksulluk sınırının altında maaş' konusu üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Aksal, CHP'li belediyelerin 97 bin lira olduğu dile getirilen yoksulluk sınırının üzerinde maaş vermesi gerektiğini söyledi.
'MADEM YOKSULLUK SINIRI 97 BİN LİRA, CHP'Lİ BELEDİYELER ÜSTÜNÜ VERSİN'
"Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem il hem ilçe yönetimleri, CHP yönetimi asgari ücretle ilgili olarak sahada dolaşıyor. Sayın Özgür Özel de Edirne’ye mitinge geldiğinde bazı ifadeler kullandı. Dedi ki, bir yoksulluk düzeyi var, bir gelir düzeyi var ve bu rakamın 97 bin lira olduğunu söyledi. Açıkçası gerçekten 97 bin lira maaş alan kaç kişi var, ben de bilmiyorum. Miting alanında ‘97 bin liranın üzerinde maaş alanlar el kaldırsın’ dedi. Tabii çok az insan el kaldırdı. Çünkü o el kaldıranların büyük bir kısmı belediye çalışanlarıydı. Yani kendi belediyesi, CHP’li belediye, demek ki yoksulluk sınırının altında maaş veriyor kendi çalışanlarına. Biz buradan şunu söylüyoruz; inşallah belediyeler örnek olur. Madem yoksulluk sınırı 97 bin lira deniliyor, buyurun belediyelerinizden başlayın, çalışanlarınıza 97 bin liranın üzerinde maaş verin. Bakın AK Parti bu ülkede 23 yıldır iktidarda. Bu milletin teveccühüyle, bu milletin güveniyle 23 yıldır iktidarda. Seçimlerden önce, özellikle 2023 genel seçimlerinden önce inanın Meclis kürsüsüne çıkan, konuşan her muhalefet milletvekili ‘gidiyor, gitmekte olan; geliyor, gelmekte olan’ diyordu. Bunu günde belki 50 kez duyuyorduk" şeklinde konuştu.
'BUGÜN İSTANBUL'UN DURUMU; YOLSUZLUKLAR HIRSIZLIKLAR'
"Ama yine seçim geldi, bu millet AK Parti’ye güvendi. Üstelik çok büyük bir depreme rağmen. Çünkü bu millet şunu söylüyor: ‘Yine yaparsa AK Parti yapar, yine çözerse Recep Tayyip Erdoğan çözer.’ Sayın Cumhurbaşkanımıza güvenle bu desteği verdi. Buna rağmen genel seçimlerde birçok belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi aldı. Benim buradan okumam şu: Bu millet ‘ülkeyi yönetmeniz için size güvenmiyoruz ama buyurun, belediyeleri alın, bakalım ne yapacağınızı görelim’ dedi. Ben her zaman şunu söylüyorum; eğer bugün Sayın Cumhurbaşkanımız bu ülkenin Cumhurbaşkanıysa, ona bu yolu açan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’dır. Sayın Cumhurbaşkanımız o dönem Refah Partisi’nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda, bir muhalefet partisinin belediye başkanıydı. Yani ‘biz iktidar değiliz, bize destek olmuyorlar, bizi silkeliyorlar’ gibi mazeretlerin arkasına saklanmadı. Muhalefet belediye başkanı olarak İstanbul’u yönetti. Su sorununu çözdü, çöp dağlarını ortadan kaldırdı. Birçoğunuz gençsiniz, belki hatırlamıyorsunuz ama bizim yaşımızda olanlar İstanbul’daki çöp dağlarını çok iyi bilir. Ve işte bu başarılar sayesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın önce başbakan, sonra Cumhurbaşkanı olmasının yolu açıldı. Şimdi soruyorum: Bu millet belediyelerde yetkiyi CHP’ye verdi. Peki ne yaptınız? Bugün İstanbul’un durumu nedir? Yolsuzluklar, hırsızlıklar. Bunların detayına girmek istemiyorum ama yapılan işlere bakın. Millet size bu yetkiyi verdi; şehirleri en iyi şekilde yönetin, başarılı olun. Başarılı olursanız bu millet size daha fazlasını da verir" dedi.
'POPÜLİST POLİTİKA UYGULAMADIK'
Vatandaşa vaat vermenin kolay, uygulamasının ise zor olduğunu söyleyen Aksal, "Genel başkanları çıkıyor, ‘97 bin liranın üzerinde maaş alan var mı?’ diyor. Tamam, o zaman buyurun, belediye çalışanlarınıza 97 bin liranın üzerinde maaş verin. Bekleyelim. Bugünlerde herhalde belediyeler açıklama yapacak, çalışanlarına verecekleri maaşları duyuracaklar. Buyursunlar, önce kendi belediyelerinden başlayarak 97 bin liranın üzerinde ücret versinler. Bakın, vatandaşa söz vermek çok kolay. Vaatte bulunmak çok kolay. Ama sorumluluk almadan, işin mali boyutunu düşünmeden her köşeden bir şeyler dağıtmak da çok kolay. Sayın Cumhurbaşkanımız elbette ister ki herkes en yüksek maaşı alsın, herkes mutlu olsun. Ama biz hiçbir zaman popülist politika uygulamadık. Biz her zaman bu ülkenin geleceğini düşünerek, mali disiplini bozmadan, hesabını kitabını yaparak hareket ettik" ifadelerini kullandı.
'MİLLET VERDİĞİ YETKİNİN HESABINI SORAR'
Edirne Belediyesi'nin vaatlerine de değinen Aksal, "Eğer yoksulluk sınırı gerçekten 97 bin liraysa, Edirne Belediyesi ve CHP’li belediyeler çıksın, düşük ücretli çalışanlarına 97 bin lira versin. Artık vaatlere bile girmek istemiyorum. İnanın Edirne Belediyesi’nin de, diğer CHP’li belediyelerin de vaat katalogları vardı. Ben Edirne milletvekiliyim, Edirne’yi yakından takip ediyorum. Ne oldu? Suda indirim dediler, zam geldi. Ulaşım dediler, ulaşım yok. Vatandaş ulaşıma razı ama maalesef Edirne, ulaşımı olmayan ender belediyelerden biri haline geldi. Bir de yaptıkları zamlara bakın. Enflasyonun çok üzerinde zamlar yaptılar. Biz Edirne Belediyesi’nin attığı her adımı yakından takip ediyoruz. Çalışanlarına verdiği ücretleri de takip ediyoruz, vatandaşa yansıttıkları zamları da. Millet verdiği yetkinin hesabını sorar. Biz de bu hesabı sormaya, takip etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Adem Batuhan SEVER