Kentte faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Edirne Okul Yemeği Koalisyonu, devlet okullarında eğitim gören çocukların günde en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi yönünde Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) çağrıda bulundu.
Devlet okullarında eğitim gören çocukların günde en az bir öğün ücretsiz yemeğe ulaşması için Türkiye genelinde 16 kurumun katılımıyla Okul Yemeği Koalisyonu kuruldu. Koalisyonun Edirne ayağında ise şu sivil toplum kuruluşları yer aldı: Veli-Der Edirne Şubesi, Edirne Tabip Odası, Eğitim-İş Edirne Şubesi, Eğitim-Sen Edirne Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, EKADAMER, Edirne Çocuk Hakları Derneği, Edirne Roman Derneği, TAKSAV Edirne İl Temsilciliği, Gıda Müh. Odası Edirne İl Temsilciliği, Genel Sağlık-İş İl Temsilciliği, Tarım Orman-İş İl Temsilciliği, Edirne Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu ve Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu.
Edirne Okul Yemeği Koalisyonu tarafından bugün Edirne Kent Konseyi binasında düzenlenen basın toplantısında, okullarda öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi yönünde MEB’e çağrıda bulunuldu.
‘ÇOCUKLARA EĞİTİM VE SAĞLIKLI BESLENME İMKANI, BİR ARADA SUNULMALIDIR’
Koalisyon adına açıklamayı yapan Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, çocuklara daha iyi bir hayat sunmanın iktidar, muhalefet ve tüm kurumların ortak görevi olduğunu belirterek; “Bir gıda krizi içinde olduğumuz, toplumun geniş kesimlerinin sağlıklı beslenme açısından ciddi sorunlar yaşadığı ve bu sorunun mevcut şartlar bu şekilde devam ederse daha da kötüye gideceği bilinmelidir. Gıda krizi çocukların sağlıklı büyüme ve gelişme hakkının bir ihlali olarak görülmelidir. Açlık, gizli açlık, yoksulluk, güvencesizlik çocukların eğitim görmesine engel olmamalı, Çocuklar okulda aç kalmamalıdır. Eğitim kurumları çocuklara eğitim ve sağlıklı beslenme imkânını bir arada sunmalıdır. Çocuklara iyi bir hayat sağlamak siyasal iktidar, muhalefet ve tüm toplumsal kurumlar için kamusal bir görevdir; ancak her yurttaş için de ahlaki bir sorumluluktur. Ücretsiz okul yemeği; salgın sonrasında her geçen gün artan yoksulluk ve geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketiyle birlikte ülkemizin en temel, en acil gündemlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Okul yemeği tüm öğrenciler için tartışmasız en temel hak iken ve okul yemeği uygulamasının genişleyerek süreceği açıklamalarına rağmen gerekli adımlar atılmamış; verilen sözler tutulmamıştır” dedi.
‘5 ÖĞRENCİDEN 1’İ, HAFTADA EN AZ BİR KERE PARASI OLMADIĞI İÇİN YEMEK YİYEMİYOR’
Türkiye’de her 5 çocuktan 1’inin haftada en az bir kez parası olmadığı için yemek yiyemediğine dikkat çeken Akçay; “Açıklanan her veri ve son açıklanan PISA 2022 raporu artık nitelikli eğitimi, eğitimde eşitliği dahi konuşamadığımızın açık kanıtıdır. Bu rapora göre; ülkemizde en az 5 öğrenciden biri haftada en az bir kere parası olmadığı için yemek yiyememektedir. Türkiye 37 OECD ülkesi arasında yüzde 19,2 ile 30 günde haftada en az bir kez yiyecek parası olmadığı için yemek yiyemeyen öğrenci oranının en yüksek olduğu ülkedir. MEB’in örgün eğitim verileri bile okul terklerinin ülke tarihinde görülmemiş boyutlara ulaştığını göstermektedir. Aynı zamanda TÜİK 2022 verilerine göre üç çocuktan biri (yüzde 35,3) ciddi maddi yoksulluk, yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıyadır. Okul terklerinin bu maddi yoksulluktan kaynaklandığı açıktır, diğer bir deyişle neden yoksulluk sonuç okul terkidir” şeklinde konuştu.
‘YETERSİZ BESLENME, ÇOCUKLARIN AKADEMİK BAŞARISINI VE FİZİKSEL GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR’
Akçay, yetersiz beslenmenin çocukların akademik başarısı ve okula devamını da etkilediğini ifade ederek; “Yetersiz beslenme, çocukların fiziksel gelişimini, okul için hazır bulunuşluğunu, akademik başarısını ve okula devamını da etkilemektedir. Dünyada bu sorunların çözümü için en etkili ve en yaygın şekilde kullanılan müdahale programı, okul çocuklarına ücretsiz beslenme desteği sunan kamusal okul yemeği programlarıdır. Bu programlar başta kız çocukları ve özel eğitim gereksinimi olan çocuklar olmak üzere dezavantajlı tüm öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğini ve derslere devamlı katılımını sağlayan bir işleve sahiptir. Okul yemeği programlarının uygulandığı ülkelerde, bu programın çocuk yoksulluğuna, okul terki ve devamsızlığın azaltılmasına, akademik başarının artırılmasına, cinsiyetten kaynaklı ayrımcılığın, eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına etkisi, ulusal ve uluslararası kurumların yaptığı çalışmalarla ortaya konmuştur. Dolayısıyla, ‘çocuklara ücretsiz okul yemeği’ neden sunulmalı sorusunun bilimsel ve gözlemsel verilere bakarak cevabı çok net olmasının yanı sıra, okul yemeği programlarının uygulanmaması durumunda çocuklarımızın fiziksel, psikolojik ve bilişsel yetilerinin olumsuz etkileneceği de bir o kadar net bir gerçektir” ifadelerini kullandı.
‘KAMU KAYNAKLARI, ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARI İÇİN KULLANILMALIDIR’
“Vakit kaybetmeksizin MEB tarafından okul yemeği programı uygulamaya konulmalı, 96 ülkenin katılımcı olduğu Uluslararası Okul Yemeği Koalisyonu’na imzacı olunmalıdır. Çocuklar bugünümüz ve yarınımızdır. Karar alıcılar, kamu yöneticileri bu bilinçle hareket etmeli, sorumluluğunun gereğini yapmalı, kamu kaynakları, bütçe çocukların üstün yararı için kullanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; Türkiye kendi çocuklarını doyurabilecek, sağlıklı yetiştirebilecek her türlü kaynağa sahiptir. Yanındaki arkadaşının beslenme çantasına bakmadan, cebindeki harçlığı hesaplamadan yalnızca derslerine odaklanan mutlu ve sağlıklı çocuklar için Edirne halkını Edirne Okul Yemeği Koalisyonu’na desteğe, birlikte hareket etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.
Adem Batuhan SEVER